Kahramanmaraş’ta balıkçılığın gelişmesi için yoğun gayret gösteren Başkan İbrahim Sarı, şehirdeki balıkçılık serüvenini kitap haline getirdi.
Kitabında, Kahramanmaraş’ta balıkçılığın ihracat rekorları kıran bir sektöre dönüşümü için yaptıkları çalışmaları anlatan Sarı, “Hayal dahi edilemeyen Türk somonu ve alabalık üretimini Kahramanmaraş'ta gerçekleştirdik. Bugün bu ürünlerin dünyaya ihraç edildiğini görmek en büyük gurur kaynağımızdır. Biz sadece balık satmaya değil, bu şehre bir balık kültürü inşa etmeye niyet ettik” dedi.

“ŞEHRİMİZİN SULARINI ÜRETİM MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜRDÜK”
Başkan Sarı, şöyle konuştu: "İnsanın mayası nerede yoğrulursa, gönlü de oraya akar. Benim gönlümün yönü, doğup büyüdüğüm Kahramanmaraş İli Tekir beldesinin soğuk sularında, daha çocuk yaşlarda şekillenmişti. O yıllarda kısıtlı imkânlarla başlayan balıkçılık merakım, zamanla sınır tanımayan bir tutkuya dönüştü. 1994 yılında bu sevdayı bir adım öteye taşıyarak Kahramanmaraş ‘Eski Hal’ içerisindeki balık pazarına ilk adımımızı attık. Herkesin; ‘Denizi olmayan şehre deniz balığı nasıl gelecek?’ dediği o günlerde; biz sadece balık satmaya değil, bu şehre bir balık kültürü inşa etmeye niyet ettik. 90'lı yılların ortasında barajlarımızın yapılmasıyla ‘Baraj Balıkçılığı’ canlanmaya başladı. Biz de bu potansiyeli değerlendirerek şehrimizin sularını üretim merkezlerine dönüştürdük. O dönem hayal dahi edilemeyen Türk somonu ve alabalık üretimini Kahramanmaraş'ta gerçekleştirdik. Bugün bu ürünlerin dünyaya ihraç edildiğini görmek en büyük gurur kaynağımızdır. Yenilikçi ruhumuzla Yayın ve Mersin Balığı denemelerine kadar uzanan bir yolculuğa çıktık. 2000'li yıllara geldiğimizde ise en taze deniz ürünlerini Kahramanmaraşlı hemşerilerimizin ayağına getirerek sözümüzü tuttuk.”

“KAHRAMANMARAŞ BALIKÇILAR DERNEĞİ'YLE BÜYÜK BİR AİLE OLDUK”
Balıkçılık alanındaki bireysel çalışma ve başarılarını kurumsal bir kimlikle taçlandırmak amacıyla 2010 yılında Kahramanmaraş Balıkçılar Derneği'ni kurduklarını ifade eden Sarı, şunları kaydetti: “Kahramanmaraş Balıkçılar Derneği çatısı altında gücümüzü birleştirerek büyük bir aile olduk. Denizi Olmayan Şehir’de Balıkçılık Serüveni kitabımız, sadece teknik bir metin değil; 1992'nin heyecanını, 1994'ün cesaretini ve bir bozkır şehrinin sularına âşık olanların ortak hafızasını barındırmaktadır. Bu yolculukta yanımızda olan herkese teşekkürlerimi sunuyor; gelecek nesillerin bu potansiyeli daha da yukarılara taşıyacağına yürekten inanıyorum.”













