Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi
tarafından cumhuriyet’in ilanının 95. yıl dönümü münasebetiyle “Cumhuriyetin
İlk Yıllarında Türkiye’nin Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Varlığı” başlıklı panel
düzenlendi.
Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan
Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde Dr. Rifat Uçarol, Prof. Dr. İhsan Güneş
ve Prof. Dr. Vahdettin Engin, Cumhuriyet’in ilan edildiği yıllardan bugüne
kadar geçirdiği süreç siyasi, ekonomik ve toplumsal açılardan değerlendirildi.
Dünden bugüne Cumhuriyet
Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hadiye
Yılmaz Odabaşı, moderatörlüğünü yaptığı panelde bugünkü Türkiye ile eski
Türkiye’yi karşılaştıracaklarını belirterek “Misafirlerimiz Türkiye’de dünya
tarihi denildiğinde ilk akla gelen isim Dr. Rifat Uçarol.Cumhuriyet tarihi
literatürüne sayısız çalışmalarıyla katkı yapmış, bilhassa Cumhuriyet
hükümetlerini kendisinden öğrendiğimiz Prof. Dr. İhsan Güneş. İkinci Abdülhamit
ve devrim çalışmalarıyla tanıdığımız artık çalışmalarına Cumhuriyeti de yansıtmış
bir hocamız; Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdettin Ergin. Hep
birlikte 80-90 sene evveline gideceğiz. O zamanki genel manzarayı
hatırlayacağız” dedi.
Cumhuriyet sanayileşmeye önem vermiştir
Türkiye Cumhuriyeti’nin zorlu şartlarda kurulmasına rağmen
eğitimden sağlığa, iktisadi kalkınmadan kadın erkek eşitliğine kadar pek çok
alanda önemli atılımlar yaptığını belirten Prof. Dr. İhsan Güneş, “Cumhuriyet
sanayileşmeye önem vermiştir. İzlediği devletçi politikayla bugün gururla
benimsediğimiz müessese ve tesisler kurmuştur, oluşturmuştur. Sağlık bakımından
baktığımızda son derece önemli sıkıntılar vardır. Doğru düzgün hastaneleriniz
yoktur, aşınız doktorunuz yoktur. Cumhuriyet bunları aşarak Türkiye’yi çağdaş
uygarlığın bir parçası haline getirmiştir. Eksiklikler olmamış mı? Elbette var,
dün de vardı, bugün de var. Gelecekte de olacak. Gelişmiş ülkelerin
eksiklikleri yok mu? Elbette var. Bu eksiklikleri gidermek bize düşen bir
görevdir. Cumhuriyeti korumak sözle olmuyor, Cumhuriyet’in ilkelerine sahip
çıkarak geliştirmek, güçlendirmek gerekiyor. ” dedi.
Atatürk, ülkeyi büyütecek arayışlar içerisinde oldu
Prof. Dr. Vahdettin Ergin, Cumhuriyet’in ilk yıllarında zor
bir dönem yaşandığını ama sonrasında coşkulu bir atılım olduğunu belirterek
“Türkiye Cumhuriyeti, öncesinde bir imparatorluktur; Osmanlı devleti, son
dönemlerinde zafiyet gösterse de Mustafa Kemal Atatürk bir imparatorluğun
mirasçısı bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyetini de o konuma yükseltecek
tarzda politikalar üretmeyi tercih etmiştir. Dış politikada özellikle öncelikle
bölgesel güç haline gelmek, ondan sonra da eski güçlü ünlerine kavuşmuş bir
Türkiye hayal ediyor ve bunu yapmaya çalışıyor. Bunu neden önemsiyor? Çünkü
Türkler’in hakim olduğu bir dünyada adalet ve barış oluyor. O nedenle ülkeyi
büyütecek arayışlar içerisinde olmuş” dedi.
Atatürk uçak fabrikası yaptı
Cumhuriyetin ilk yıllarında birtakım hedefler olduğunu
belirten Ergin, “Bunlar aşama aşama gerçekleştirilmesi gereken hedefler.
Dolayısıyla dış politika anlamında saygın bir ülke. İktisaden baktığınızda ise
müthiş bir demiryolu havzası var. Hem daha önceki demiryollarını devletleştirme,
yeni hatlar yapma şeklinde. Atatürk uçak fabrikası yaptı 1926’da, bizim uçak
fabrikamız var. Eğer devam etseydi bugün Türkiye kendi yolcu uçaklarını
yapabilen bir ülke olacaktı. 1947’deki Marshall yardımları ve birtakım
gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin önü kesilmiştir. Nuri Demirağ diye çok
değerli bir insan var. Hem demiryolu yapma anlamında hem de uçak fabrikası
yapıyor. Yaptığı yolcu uçağıyla Çekoslovakya’ya ve Atina’ya gitti fakat Türk
Hava Kurumu ısmarlamış olduğu uçakları satın almadı. Çünkü şöyle bir argüman
ortaya koyuyor; ABD bana bedava verirken ben bunları parayla almayı izah
edemem. Ama netice itibarıyla Atatürk’ün başlatmış olduğu hamleler iktisaden de
son derece güçlüydü, çok sayıda fabrika yapıldı.” diye konuştu. Prof. Dr.
Ergin, tüm bu atılımların önemsenmesi gerektiğine ve sahip çıkılması
gerektiğine dikkat çekti.
Cumhuriyet ne kazandırdı?
Cumhuriyet’in birçok şey kazandırdığını belirten Dr. Rifat
Uçarol da “Cumhuriyet, Türkiye’yi ikinci dünya savaşına sokmamıştır. Bundan
daha önemli bir kazanç olamaz. Milyonlarca insanımız belki ölecekti. Türkiye
bugüne kadar gelebilmişse Atatürk’ün deyimiyle Cumhuriyet’in erdemi ve Türk
halkına yakışan en güzel rejimin Cumhuriyet olmasından dolayıdır. Başta Atatürk
olmak üzere onun kuşağı ve emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyorum” dedi.
Dr. Uçarol, Cumhuriyet döneminin en önemli özelliklerinden birinin de bilim ve
sanat insanlarını en üst makamlara getirmesi olduğunu ifade ederek örnek olarak
Yahya Kemal Beyatlı’nın Polonya ve sonrasında İspanya Büyükelçisi olduğunu
söyledi.













