Kış etkisini göstermekle beraber çocukların rahatlıkla
hastalığa yakalanma dönemine girdik. Bu hastalıklar en kötü ülkede rastlanmakta
en gelişmiş ülkede de. En gelişmiş ülkelerde bile 5 yaşın altındaki çocuklar 1
yılda ortalama 6-8 kez görülmektedir.
Özellikle kreşe ve okula başlayan çocukların ilk senelerde
daha sık hastalanması doğal bir durumdur. Ancak bunların haricinde çok
daha ciddi hastalıklar vardır.
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu, bu hastalıkları açıkladı.
Zatürre
Hastalanan çocukta; ateş, titreme, üşüme, terleme, öksürük,
balgam, göğüs/sırt ağrısı, hızlı nefes alıp verme, göğüs duvarında içe
çekilmeler, kusma, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, bebekte
emmeyi reddetme gibi belirtiler görülür. Akciğerde bulunan hava kesecikleri
iltihaplı olduğundan, oksijen alışverişi düşer, bu yüzden hastanın genel durumu
daha kolay bozulur. Zatürre, kronik hastalığı olanlarda, küçük çocuklarda ve
yaşlılarda daha ağır bir şekilde geçirilir. Virüsler ve bakteriler, hastalığa
sebep olabilir. Ateş 39’un üzerinde seyreder. Öksürük ve balgam en önemli
bulgularıdır. Bakterilerin yol açtığı zatürre tiplerinde tedavi antibiyotikle
yapılır. Ayrıca bol sıvı alımını sağlamak iyileşmeye, balgamın atılmasına
yardımcı olur. Önlemek için; bebekleri ilk altı ay anne sütü ile beslemek,
çocukların el ve yüzlerini sabunla yıkamak, evleri düzenli olarak
havalandırarak tozdan arındırılmasını sağlamak ve çocukları dengeli besleyerek
vücut direncini sağlam tutmak gerekir. Ayrıca bu hastalığı engellemek için
‘Konjuge Pnömokok’ aşısı rutin aşılama takvimi içinde uygulanmaktadır.
Bronşit
Büyük havayollarının iltihabıdır. Akut ve kronik olmak üzere
ikiye ayrılır. Akut bronşit özellikle; soğuk algınlığı sonrasında başlar,
hastalananlar genellikle 2 yaşından büyük çocuklardır. Yoğun balgam, hırıltılı
solunum, öksürük nöbetleri, balgamlı kusma belirtiler arasında yer alır, etken
sıklıkla virüslerdir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlar, pasif sigara içiciliği
ve mide içeriğinin akciğerlere kaçması denilen reflü de akut bronşite neden
olabilir. Tedavide bol sıvı alınması, istirahat edilmesi ve sigara dumanından
uzak durulması gerekir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise antibiyotik
başlanabilir. Yakınmaların 4 haftadan uzun sürmesi halinde kronik bronşit
düşünülür. Ancak bu durumda mutlaka altta yatan bir hastalık vardır. Bu
genellikle, astımdır.
Bronşiyolit
Solunum yollarının en küçük dalları olan bronşçukların
enfeksiyon nedeni ile daralması sonucu oluşur. Akut bronşiyolit; 2 yaşın
altındaki çocukta, basit üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen hışıltı
ve öksürük ile giden hastalık olarak tanımlanabilir. Bronşiyolit, ülkemizde kış
aylarında çok yaygındır ve alerjik bebeklerde daha sık görülür. Sıklıkla viral
etkenler bazen de bakteriyel enfeksiyonlar bronşiyolite yol açar. İlk bulgular
burun akıntısı, öksürük ve hafif ateş gibi üst solunum yolu enfeksiyonu
şeklindedir. Bir-iki gün içerisinde bunu solunum sayısında artış ve hışıltılı
solunum izler. Huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve kusma gözlenebilir. Farenjit
gibi bazı hastalarda eşlik edebilir. Morarma ve nefes durmasına kadar
ilerleyebilir. Tedavide bol sıvı alımı, buruna serum fizyolojik damlatılması,
ortamın nemlendirilmesi önemli rol oynar, ilaçlı buharlar verilir.
Kulak İltihabı
Akut orta kulak iltihabı tekrarlayan bir hastalıktır ve 7
yaşına kadar tüm çocukların 3’te birinden fazlası en az 5 akut orta kulak
iltihabı atağı geçirmektedir. Boğazla kulak arasında uzanan östaki tüpünün
geniz bölgesine açılan ucunun boğazdaki iltihabi olaylarla tıkanması
neticesinde, oluşumu kolaylaşır. Geçirilmekte olan veya yakında geçirilmiş üst
solunum yolu enfeksiyonu hikayesi ile birlikte; kulak ağrısı, kulak akıntısı,
baş ağrısı,ateş, huzursuzluk (yenidoğanlarda) ve iştahsızlık orta kulak iltihabının
belirtilerindendir. Bebeklerin düz yatırılarak beslenmesi de, östaki tüpünün
boğazdaki ucunun tıkanmasıyla kulak iltihabına neden olabilir.
Krup
Hastalanan çocuklarda önce, üst solunum yolu enfeksiyonu
belirtileri görülür. Giderek hastalığın gırtlağa inmesiyle ses kısıklığı, kaba
sesle öksürük, solunum sıkıntısı ve ateş gibi belirtiler eklenir. Bu belirtiler
geceleri ağlamakla, ortamın fazla sıcak olmasıyla artar. 3-5 yaş arası
çocuklarda daha sık görülür. Öksürük nöbeti sırasında şunların yapılması önerilir.
Ağlayıp heyecanlanınca solunum sıkıntısı artacağı için çocuk ağlatılmamalı, bol
sıvı alımı sağlanmalı, dik pozisyonda oturtulmalı, nemli hava ve ilaçlı buhar
verilmelidir. Eğer evde buhar makinası yok ise buzdolabının dondurucu kısmının
kapağı açılarak soğuk buhar günde 3-4 defa 1-2 dakika süreyle çocuğa
solutturulmalıdır.
Akut Farenjit
Farenjit geçiren çocukta boğaz ağrısı, öksürük, ateş,
iştahsızlık ve halsizlik görülür. Boyundaki lenf bezleri şişer, bademcikler
irileşir ve üzerinde beyaz-sarı iltihap odakları belirir. Zamanında ve doğru
tedavi edilmezse bademciğe bağlı orta kulak iltihabına yol açabilir. Beta
mikrobuna bağlı bir enfeksiyon ise kalp ve eklem romatizmasına, böbrek
iltihabına yol açabilir, tedavide antibiyotik kullanılması gerekir.
Gastrointestinal Sistem Enfeksiyonları
Gastroenterit: Bulantı, kusma, ishal ve karında rahatsızlık
oluşur. İshal veya dizanteri (karın ağrısı, kramp, kanlı mukuslu ishal)
şeklinde olabilir
Rotavirus: Eylül-Nisan ayları arasında çocuk ve
yaşlılarda görülür. Ülkemizde kış aylarında sıklaşır. Ateş, kusma, bulantı ve
sıvı kaybı ile hastaneye yatış olabilir. Rota virüs çok bulaşıcıdır, suyun
klorlanmasıyla da ölmez. Mikrop bulaşmış su veya gıdayla, mikrobu taşıyan eller
yoluyla vücuda alınır. Yuva gibi kalabalık ortamlarda, özellikle çocuklar
tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini yıkamayı unuttuklarında kolayca
yayılır. O kadar bulaşıcıdır ki, genel hijyen koşulları ne kadar iyi de olsa,
hemen her çocuk 5 yaşını doldurmadan rota virüs ishali geçirmiş olmaktadır.
Özellikle 2 yaş altı küçük çocuklar etkilenir. Erişkinde ise, daha hafif
seyreder. Bebeklere 3. ve 5. aylarında ağızdan damlatılarak kolayca uygulanan
aşının yapılması, büyük oranda koruyucudur.















