Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa, Kudüs ve
Filistin’e yönelik saldırıların planlı bir şekilde gerçekleştiğini belirten
Kara, Filistin topraklarının 1948 yılından bu yana İsrail terör devletinin
işgali altında olduğunu söyledi.
Her Ramazan ayında olduğu gibi bu yıl da ramazan ayının
başlangıcında İsrail terör devletinin, Filistin halkına saldırmaktan geri
durmadığını ifade eden Kara, bu saldırıların son bulması adına dünya kamuoyuna
çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Nitekim Ramazan ayının son cuması olan 7
Mayıs günü Mescidi Aksa’da namaz kılmak üzere toplanan sivillere orantısız güç kullanarak
saldırmıştır. İsrail terör devleti saldırılarına Gazze’de devam etmiş ve bu
saldırılarda 41’i çocuk ve 23’ü kadın olmak üzere 145 sivil Filistinli şehit
olmuş bin 100 kişi ise yaralanmıştır. İsrail terör devleti Filistinli
kardeşlerimizin haklarını uluslararası hukuk ilkelerini çiğneyerek gasp
etmektedir ve biz bu gidişata bir dur demedikçe gasp etmeye devam edecektir.
Hukukçular olarak bu hak gaspına ve hukuksuz saldırılara karşı üzerimize düşen
görevi yerine getirmeye hazırız. Bu nedenle tam şu anda İstanbul, Kudüs,
Cenevre, Londra ve New York başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki
şehirlerde bulunan hukukçular olarak tüm insanlığın vicdanı adına Filistin
halkının sesini duymak ve duyurmak için toplanmış bulunmaktayız. Bizler
Hukukçular Derneği ve vicdan sahibi hukukçular olarak, İsrail terör devletinin
saldırılarını lanetliyor ulusal ve uluslararası kurum, kuruluş ve yargı
mercilerine başvuruda bulunarak taleplerimizin yerine getirilmesi için sürecin
takipçi olacağımızı taahhüt ediyoruz.”
İSRAİL TERÖRÜNE SON VERİN
Vicdan sahibi Hristiyan ve Yahudileri bu katliama sessiz
kalmamaya çağıran Kara, “Bizler hakkın ve adaletin savunucusu avukatlar olarak
tüm uluslararası örgütleri ve vicdan sahibi Hristiyan ve Yahudileri aşağıda
sıraladığımız çağrılarımızın gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.” Dedi.
Kara, o maddeleri şu şekilde sıraladı:
1-İsrail terör devleti hukuksuz ve insanlık dışı
saldırılarına derhal son vermelidir.
2-İsrail terör devletinin Şeyh Cerrah bölgesi başta olmak
üzere Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin mülkiyet haklarına
karşı gerçekleştirmiş olduğu haksız ve hukuksuz saldırıları ve işgali sona
erdirilmelidir.
3-İsrail terör devleti Gazze’ye uyguladığı hukuksuz ablukayı
derhal kaldırmalıdır.
4-Filistin halkına karşı savaş, soykırım ve insanlığa karşı
suç işlemekte olan İsrailli yetkililer uluslararası ceza mahkemesinde
yargılanmalıdır.
5-Bu suçlar yeryüzünde işlenmiş en ciddi ve ağır suçlardan
olup dünya barış ve güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle BM güvenlik konseyi
İsrail terör devlerine karşı yaptırım uygulamalıdır.
6-İsrail terör devletinin 2010 yılında abluka altındaki
Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisindeki 10 Türk vatandaşının
şehit olmasıyla sonuçlanan saldırısı nedeniyle İsrailli yetkililer hakkında
ülkemizde başlatılmış olan ceza yargılamasına devam edilmelidir.
7-Dünya üzerinde sayısı bir buçuk milyarı aşan tüm Müslüman
halkları üzerindeki ölü toprağını atmalı, Filistin meselesi hakkında kayıtsız
şartsız tek vücut tek ses olmalıdır.















