Medline Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Alihan Derincek,
Skolyoz şekil bozukluğuna sebep olmakla beraber kalp ve
akciğer üzerinde olumsuz etkilere
de neden olabiliyor. Bu sebeple skolyoz, ciddiye alınarak
mutlaka tedavi edilmesi gereken
önemli bir hastalıktır; diyerek önemli bilgiler verdi.
Hayati riskler yaratabiliyor
Omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülebilen, yana
doğru eğrilik olarak adlandırılan
skolyoz hastalığında, omurlar sadece yana doğru yer
değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda
kendi eksenleri etrafında da dönerek ciddi sağlık
problemlerine de yol açıyor. Skolyoz,
doğuştan oluşan omurga hataları nedeniyle oluşabildiği gibi
hızlı büyüme, genetik faktörler
veya sinir ve kas sisteminde gelişen rahatsızlıklarla da
ortaya çıkabiliyor. Dünyada her 100
çocuktan 3’ ünde görülen skolyoz, tedavi edilmediği taktirde
hayati risklere bile neden
olabiliyor.
2. Çocuklarda daha sık rastlanıyor
Prof. Dr. Derincek, skolyozun yeni doğan bir bebekten, 70-80
yaşlarındaki bir kişiye kadar
her yaşta görülebildiğini belirterek ;Ancak bizim sıklıkla
gördüğümüz skolyoz, ergenlerde
rastladığımız, sebebi bilinmeyen skolyoz tipidir. Ergen tipi
skolyoz, daha çok kız çocuklarında
görülüyor. Genetik birtakım yatkınlıklar olduğu düşünülüyor
ancak tam sebebi henüz
bilinmiyor. Bu nedenle ailelere çocuklarını özellikle 9-16
yaşları arasında her 6 ayda bir
skolyoz açısından düzenli olarak kontrol etmelerini
öneriyoruz” diyor.
Mutlaka tedavi edilmeli
Skolyozun bir omurga deformitesi olarak görüldüğünü ve ciddi
sağlık problemlerine yol
açabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Derincek, Skolyoz şekil
bozukluğuna sebep olmakla
beraber ilerlediğinde akciğer ve kalp üzerinde de olumsuz
etkilere neden olabiliyor. Özellikle
göğüs kafesinin daralmasına bağlı olarak solunum yetmezliği
ortaya çıkabiliyor” diyerek bu
sebeple skolyozun ciddiye alınarak mutlaka uygun tedavisi
yapılması gereken bir hastalık
olduğunu söylüyor.
Tedavi alternatifleri değişiyor
Skolyozun güncel tedavi yöntemlerinin 3 şekilde
yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Derincek,
bu yöntemleri ve süreçleri şu şekilde anlatıyor:
Skolyozun erken döneminde yani derecelerin küçük olduğu
evrelerde hastalık takip altına
alınır. Çünkü her eğrilik ilerlemez, bazıları yerinde
sayabilir. İlerleyecek olan eğrilikler 20
derecenin altındaysa fizik tedaviye alıyoruz. Eğer eğrilik
40 dereceyi geçtiyse skolyozu
cerrahi manevralarla düzeltme gereği doğuyor. Cerrahi
tedavide klasik yöntem, omurga
kemiğine yerleştirilen vidalarla düzeltme manevralarıdır.
Son yıllarda erken başlangıçlı
skolyozlarda yani 10 yaşından küçük hastalarda kullandığımız
yöntem, omurgayı
dondurmadan hastanın büyümesine müsaade eden, manyetik
uzayan çubuklardır.
Ameliyatla uyguladığımız bu manyetik çubukları, belirli
aralıklarla, polikliniklerde özel bir
cihaz sayesinde uzatarak çocuğun büyümesine de imkân
tanıyoruz. Başka bir yöntem de
yine son yıllarda popülaritesi artan gergi bandı yöntemi. Bu
yöntemle polyester malzemeden
yapılmış özel bir bant yardımıyla füzyon ameliyatı yapmadan
yani dondurmadan belli
derecelere kadar olan skolyozları düzeltip tedavi
edebiliyoruz.















