Günlük hayatın
koşuşturmasında çoğu zaman beslenmemize gereken özeni göstermiyor, öğünleri
geçiştirip sağlıksız yiyecekler tüketebiliyoruz.
Ancak sağlıklı beslenmek sağlıklı bir vücudun olmazsa
olmazını oluşturuyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Roksi
Menase “Vücudumuz her daim bir yenilenme döngüsü içerisindedir. Bu döngüyü
'hücre bölünmesi' denen kimyasal tepkimeler zinciri oluşturur. Hücre bölünmesi
hayati bir tepkime olup; kısacası hücrelerimizin çoğalmasını, büyümesini ve
yenilenmesini sağlar. Saç, cilt, kan hücrelerimiz ve iç organlarımız bu süreçte
yenilenir. Bazı durumlarda ise bu döngü anormal bir seyirde ilerleyip
hücrelerin fazla bölünmesi sonucu tümör oluşumu gibi ciddi hastalıklara sebep
olabilir. Her adımın düzgün ilerleyebilmesi için vücudumuz bir takım enerji
kaynaklarına, vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Bu besin ögelerine önem
verdiğimiz sürece hastalık riskimizi minimuma düşürür, vücudumuzun yenilenme
sürecine destek oluruz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Roksi Menase, vücudu
yenileyen 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Havuç
A vitamini veya diğer adıyla retinol özellikle yaşlanmış
dokuların yenilenmesinde rol oynuyor.Retinolü, besinlere turuncu-kırmızı
pigmentini veren beta karotenin bulunduğu kaynaklar sağlıyor. Havuç zengin beta
karoten içeriğiyle özellikle göz, cilt ve saç sağlığını güçlendiren besinlerden
biri. Günlük beslenmenizde havucu salatalarınıza çiğ olarak doğrayabilir ya da
sebze yemeklerinizin içerisine ekleyebilirsiniz.
Yumurta
Yumurta kaliteli protein, demir, B12, D, ve A vitamini
kaynağı. Kasların gelişmesini, saç, tırnak ve cildin onarılmasını sağlıyor.
Vücutta meydana gelen hayati tepkimelerde ihtiyaç duyulan birçok besin ögesinin
önemli bir kaynağı olan yumurtanın önemli bileşenlerinden B12 vitamininin,
toplumda çok fazla eksikliği görülüyor. Eksikliğinde; unutkanlık, halsizlik,
saç dökülmesi, cilt kuruluğu ve kalp çarpıntısı gibi belirtiler veriyor. Her
sabah yediğiniz 1 adet yumurta ve 1 dilim beyaz peynir günlük B12 vitamini
ihtiyacının yarısını karşılıyor.
Turp
Kış mevsiminin vazgeçilmezlerinden olan lahanagil ailesi;
brokoli, karnabahar, lahana, brüksel lahanası ve turp gibi birçok faydalı
besinden oluşuyor. Farklı renk ve şekle sahip olmaları her birinin içeriğinde farklı
vitamin, mineral olduğunun göstergesi. Bu ailenin bir üyesi olan turp, folik
asit, K vitamini ve antioksidan yönünden oldukça zengin. İçerdiği güçlü
vitaminler ve antioksidanlar sayesinde vücuttaki inflamasyonu azaltıyor ve
kanser oluşum riskini düşürüyor. Hücre yenilenmesinde rol oynuyor ve vücutta
oluşan serbest radikallerle savaşarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Pırasa
Pırasa değerli bir antioksidan olan karotenoid ailesinden
‘lutein’ içeriyor. Lutein, göz, cilt ve kardiyovasküler rahatsızlıklarda
belirli organlardaki serbest radikallerin sayısını azaltarak hastalık süresinin
azalmasına ve bu dokuların hızla onarılmasına yardımcı oluyor. Bu antioksidan
en yoğun pazı, pırasa ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor.
Az kalori ve bol vitamin içeren pırasa, kilo vermeye yardımcı olduğu gibi
kabızlığa iyi geliyor, vücudun direncini artırıyor.
Nar
Beslenme ve Diyet Uzmanı roksi menase “Nar, bazı inançlarda
sonsuz yaşamın sembolü olarak yer alır. İçeriğinde yüksek lif, C vitamini, K
vitamini ve antioksidanlar barındırır. Bir porsiyon nar, günlük alınması
gereken K vitamininin neredeyse yarısını içerir. K vitamini; kanın
pıhtılaşmasını sağlayarak yaraların onarılmasında yardımcıdır. Ayrıca, K
vitamininden zengin olan nar, kalsiyum vitamininin kemikler tarafından daha iyi
emilmesini sağlayarak kemikleri de güçlendirir” diyor.
Kefir
Besinlerden aldığımız vitamin ve mineralleri
bağırsaklarımızın sağlıklı bir şekilde emebilmesi ve vücut dolaşımımıza
aktarabilmesi için bağırsak floramızın sağlığı çok önemli. Çeşitli çevresel ve
diyet faktörleri bağırsak geçirgenliğini etkiliyor. Probiyotik özelliğiyle
kefir, bağırsak floramızın bütünlüğünün korunması ve onarımında büyük rol
oynuyor. Bunun yanı sıra, en güçlü kaynağı güneş olan D vitaminini kefirde bol
miktarda bulabilirsiniz. Her gün uykudan önce 1 bardak kefir tüketmeyi
alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Yağlı tohumlar
Ceviz, fındık, badem üçlüsü ve keten tohumu gibi yağlı
tohumlar, içerdikleri çoklu doymamış yağ asidi olan Omega 3 sayesinde hem
vücudu hem beyni yenilemeye yardımcı oluyor. Kötü huylu kolesterolün azalmasına
fayda sağlayan bu besinler aynı zamanda bağırsak hareketliliğini sağlayarak
kabızlık sorununa da iyi gelebiliyor. Ancak yüksek kaloriye sahip olduklarından
dolayı günde toplam bir avuç içini geçmemek gerekiyor.
Zerdeçal
Zerdeçal uzun yıllar Hindistan’da tıbbi amaçlarda
kullanılmış bir baharat. İçerisinde ‘curcuminoid’ adı verilen güçlü antioksidan
bileşenler bulunuyor. Anti inflamatuar etkisiyle vücudun onarımına katkı
sağlarken, vücutta detoks etkisi de yaratarak cilt sağlığını koruyor. Ayrıca
zerdeçalın antikanserojen olduğu yönünde bilimsel çalışmalar var. Yemeklerinize
günde bir çay kaşığı zerdeçal ekleyebilirsiniz. Buna karşın safra kesesi
hastalığı olanların ve kan sulandırıcı ilaç kullananların tüketmemesi
gerekiyor.
Hamsi
Beslenme ve Diyet Uzmanı Roksi Menase “Hamsi omega 3 çoklu
yağ asitleri yönünden en zengin balık çeşitlerinden biri. Mevsime uygun tercih
edilebilecek bir balık çeşidi olup pişirme yöntemi olarak kızartma yerine
ızgara ya da buğulama tercih edilmelidir. İçerdiği değerli yağ asitleri beyin
sağlığını olumlu etkileyerek konsantrasyonu ve hafızayı güçlendirirken,
damarlardaki endotel hücrelerin yapısını koruyarak kalp rahatsızlıklarını
önlemeye yardımcı oluyor” diyor.
Ispanak
İçerdiği yüksek C vitamini sayesinde kolajen üretimini artırarak cildi sağlıklı bir görünüme kavuşturan ıspanak, yüksek lif, potasyum ve K vitamini içermesiyle hem hücre yenilenmesine katılıyor, hem de kalp, damar ve bağırsak sağlığını koruyor. Kasları güçlendiren, zihinsel ve bedensel yorgunluğu önleyen ıspanağı çiğ haliyle salata olarak tüketebilir veya pişirerek sebze yemeği yapabilirsiniz.















