Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Özkan, zamanında müdahale edilmesi halinde hastalığın ilerlemesinin durdurulabileceğini belirtiyor. Özkan, diyabet, hipertansiyon ve kolesterol gibi risk faktörlerine sahip kişilerin göz kararması, baş dönmesi, el-kol uyuşması gibi belirtiler yaşadıklarında vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini vurguluyor.
Sinsi İlerleyen Bir Tehlike
Şah damarı tıkanıklığı, genellikle belirti vermeden yavaş ilerliyor ve hastalar fark etmeden ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Öyle ki bazen bir beyin damarı tamamen tıkanmış olsa bile kişi hiçbir semptom göstermeyebiliyor. Ancak felç aniden gelişebiliyor. Damar tıkanıklığı belirti verdiğinde ise göz kararması, yürüme bozukluğu ve konuşma güçlüğü gibi semptomlarla kendini belli ediyor.
Her Tıkanıklık Ameliyat Gerektirmiyor
Şah damarındaki tıkanıklık yüzde 50’nin altındaysa ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri genellikle yeterli olabiliyor. Ancak tıkanıklık ciddi boyutlara ulaştığında ameliyat kaçınılmaz hale geliyor. Prof. Dr. Özkan, son 6 ayda geçici felç geçiren ve damar darlığı yüzde 50’nin üzerinde olan hastalarda cerrahi müdahalenin gerekli olduğunu ifade ediyor. Özellikle yüzde 70’in üzerinde bir tıkanıklık saptandığında, ameliyat felç riskini önemli ölçüde azaltıyor.
Cerrahi Müdahale ile Tıkanıklık Gideriliyor
Şah damarı tıkanıklığında uygulanan cerrahi yöntem, damarı orijinal haline getirmeyi amaçlıyor. "Endarterektomi" adı verilen bu işlem sırasında, damar içindeki tıkanmaya yol açan plaklar tamamen çıkarılıyor. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen ameliyat sırasında hasta uyanık tutuluyor ve bu sayede nörolojik durum yakından takip ediliyor. Yaklaşık bir saat süren ameliyat sonrası hasta genellikle 1-2 gün içinde taburcu ediliyor.
Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ameliyat sonrası hastalar hızlıca günlük hayatlarına dönebiliyorlar, ancak 1-2 hafta boyunca ağır işlerden uzak durmaları ve araç kullanmamaları öneriliyor. Prof. Dr. Özkan, ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerinin de hayati önem taşıdığını vurguluyor. Kolesterol kontrolü, kilo yönetimi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme, damarların yeniden tıkanma riskini azaltıyor. Stent tedavisi ise yalnızca ameliyat yapılamayan ya da daha önce stent takılmış hastalarda tercih ediliyor.















