Denizli'nin Çivril ilçesine bağlı Yeniköy Köyü'nde
yaşayan Dudu Ece Aktaş, 1,5 yaşındayken babasını trafik kazası sonucu
kaybetti.
Karın ağrısı şikayetiyle götürüldüğü hastanede 2
yaşındayken kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulan Ece'ye, annesi Selma Aktaş
(43), 11 yıl periton diyalizi yaptı. Bir yandan da diğer iki kızını okutmaya
çalışan ev hanımı Selma Aktaş, kızı Ece'nin hastalığı ilerlediği için
Denizli'de hastaneye yakın bir eve taşındı.
Bazen kucağında bazen de tekerlekli sandalyeyle okula götürdüğü
Ece'nin hayata tutunması için mücadele eden Aktaş, teneffüslerde de okulda
bekleyerek, kızının tüm ihtiyaçlarını giderdi.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi'ne başvuran
Ece'ye böbrek nakli yapılmasına karar verildi. Ailede dokular uymadığı için
Sağlık Bakanlığının organ ve doku nakil listesine alınan Ece'nin hayatı, bir
gece çalan telefonla değişti.
Denizli'den ailesiyle Antalya'ya gelen bedensel engelli Ece'ye,
Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı başkanlığındaki ekip
tarafından, 17 yaşında vefat eden bir kişinin bağışlanan böbreği nakledildi.
Nakil böbrekle hayata tutunan ve okula döneceği günün hayalini
kuran 8'inci sınıf öğrencisi Ece, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nakil olana
kadar çok zor zamanlar geçirdiğini anlattı.
Öğretmenlerini, arkadaşlarını çok sevdiğini belirten Ece,
"Hep hastaydım. Okulumu çok seviyorum. İleride doktor olup, hastalara şifa
olmak istiyorum. Bütün hastalar şifa bulsun. Ben de artık bu hastalıktan
kurtulmak istiyorum." dedi.
- "Her zaman güçlü durmaya çalıştım"
Kızının organ nakli olmasıyla yüzü gülen anne Aktaş da eşini
2004 yılında, çocukları 1,5, 3 ve 7 yaşındayken trafik kazası sonucu
kaybettiğini belirtti.
Ece'ye 2 yaşında kronik böbrek yetmezliği teşhisi
konulduğunu aktaran Aktaş, zorlu bir süreç yaşadıklarını kaydetti.
Kızının hastalığına çok üzüldüğünü ve her zaman güçlü durmaya
çalıştığını ifade eden Aktaş, "Geri kalmasın diye her gün okuluna
götürdüm. O dersteyken işim varsa gidip yapıp, teneffüste tekrar geliyorum.
Belki ihtiyacı olur diye sürekli okulda bekliyorum." dedi.
-"Keşke daha fazla bağış olsa, şifa bekleyen çok hasta
var"
Çocuklarına hem anne hem baba olan Aktaş, kızının birinin
lisede, diğerinin üniversitede okuduğunu, Ece'nin de doktor olma hayalleri
kurduğunu dile getirdi.
"Ece'nin yürüyebilmesi için mücadele ediyoruz. Sık sık
fizik tedaviye götürüyordum, ancak böbrek hastalığı kısıtlıyordu." diyen
Aktaş, uygun böbrek bulunduğuna dair hastaneden gelen telefonla
heyecanlandıklarını söyledi.
Aktaş, şöyle devam etti:
"Denizli'deki doktorumuz, 'Bünyesi nakil için henüz uygun
değil' demişti. O akşam saat 21.15'te telefon çaldı. Ece yanımdaydı. Böbrek
çıkmış deyince, 'Anneciğim hemen gidelim' dedi. 2007'den bu yana listedeydi.
Burada nakil oldu. Ameliyat başarılı geçti. Ameliyattan sonra ilk sözü 'Annemi
istiyorum' oldu. Keşke daha fazla bağış olsa, şifa bekleyen çok hasta var.
Bağışlanan organ sayesinde kızımın hayatı değişti. O kadar sevinçliyiz ki kızım
inşallah sağlığına kavuşacak. Artık yürüyebilmesi için mücadele edeceğim."
Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Nilgün Bilal ise bağışlanan
organlar sayesinde hastaların şifa bulduğunu belirterek, organ bağışının
önemine işaret etti.













