Lena Erdil, Red Bull sporcularının 2018 yılı değerlendirme
toplantısı için bir araya geldiği Antalya Belek Turizm Merkezi'nde AA
muhabirine yaptığı açıklamada, sörf yapmaya 10 yaşında başladığını söyledi.
Anne ve babasının da sörf yaptığını ifade eden Erdil, 2 yaşındayken İzmir'den
Almanya'ya taşındıklarını söyledi. 22 yaşına kadar denizden uzak soğuk
ülkelerde hayatını sürdürdüğün dile getiren Erdil, sörfü sadece yaz aylarında
Türkiye tatilinde yapabildiğini vurguladı.
Üniversite eğitimini 22 yaşında tamamladıktan sonra tam
anlamıyla profesyonel olarak rüzgar sörfüne yöneldiğini anlatan Lena Erdil,
şöyle konuştu:
"İlk yılımda dünya dördüncüsü olmayı başardım. Bu da bana
büyük ümit verdi. Çalışınca bir şeyleri başarabileceğimi anladım. Yaz kış sörf
çalışmaya başladım. Türkiye rüzgar sörfü açısından çok uygun bir ülke. Kendini
iyi geliştirebileceğin hava şartları ülkemizde var. Güney Afrika, Kanarya Adaları'na
gidip kendimi geliştirdim ve büyük dalgalarla sörf yapmaya başladım. Bu
antrenmanlar sonucunda kendimi dünyada ilk 3'de yer alır hale getirdim. 5
yıldır dünya kupası kürsüsünden inmiyorum. En büyük gururum bu. Başarımın
istikrarlı olması beni mutlu ediyor. Profesyonel rüzgar sörfü dünya
sıralamasında şu an dünya ikincisiyim. En büyük hayalim ve hedefim birinci
olmak."
Temmuz ayında ciddi bir sakatlık yaşadığını ve ayağının
kırıldığını aktaran Erdil, "Ayağıma 3 çivi takıldı. 4,5 ay İstanbul'da
tedavi gördüm. Fizik tedavisi gördüm. Şimdi hedefim sakatlıktan daha güçlü bir
şekilde dönmek ve hayallerim için çalışmaya devam etmek." dedi.
Bodrum'da rüzgar sörfü okulu kurduğunu da belirten Erdil,
Türkiye'ye yeni sporcular yetiştirmek istediğini vurguladı. Erdil, sosyal medya
hesaplarından da eğitici videolar paylaştığını ve sporun yaygınlaşması için
çaba gösterdiğini dile getirdi.
Rüzgar sörfünün Türkiye'de hala çok az bilindiğine dikkati çeken
Erdil, "Bilenler de rüzgar sörfü ile dalga sörfü arasındaki farkı
bilmiyor. Rüzgarın gücüyle gidiyoruz. Harika bir spor. Sadece doğa güçleri
kullanarak inanılmaz yüksek hızlara ulaşıyoruz. Doğayla mücadele ediyoruz,
doğayla birlikte hareket ediyoruz. Rüzgar sörfündeki özgürlük, huzur ve
adrenalin duygularını aynı anda yaşıyorsunuz." ifadelerini
kullandı.
Dünya kupasının bir ayağının 8 yıl Türkiye'de yapıldığını
anımsatan Erdil, "Darbe girişiminin olduğu yıl yapılamadı. O zamandan bu
yana da Türkiye'de organizasyon yapılmadı. Organizasyon bu yıl tekrar
Türkiye'ye dönecek. Dünya kupasında yarışan tüm sporcular Türkiye'ye gelmek
için can atıyorlar. Burada suyun ve havanın sıcaklığını seviyorlar. Türk
yemekleri ve tesislerin güzelliği de onları etkiliyor." değerlendirmesinde
bulundu.















