Tabiat unsur ve hadiselerini, canlı ve cansız varlıkları, soyut kavram ve motifleri birtakım ilgiler kurarak kapalı bir şekilde insanın dikkatine sunarak bulması istenen kalıplaşmış sözler şeklindedir.Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bilmece karşılığı metel, masal, matal, tapmaca, bulmaca, hikâye, söz, dele, fıcık, genelleme, tanımaca, bilmeli gibi sözler de kullanılır. Bilmecelerin çoğu manzum olmakla birlikte mensur bilmeceler de vardır. Manzum olanları genel olarak “mâni düzeni” diye adlandırılan “aaxa” biçiminde kafiyelenir. Çoğunlukla iki veya dört mısradan meydana gelir. Üç, beş, altı ve daha fazla mısradan oluşanları da vardır.Esas bilmece demek olan anonim halk bilmeceleri dışında da bilmeceler vardır. Belli şairlerin kaleminden çıkmış edebî bilmeceler, halk şairlerinin imtihan edilmesi, halk hikâyelerinde hikâye kahramanı olan âşıkların kudretli şahıslar tarafından cevabı imkânsız görünen sorularla denenmesi, âşıkların çözmeleri için âşık kahvelerine asılan muammalar, eski çağlarda statüsü yüksek kişilerin birbirlerine meydan okumak maksadıyla sordukları güç sorular, masal varlıkların insanları imtihan maksadıyla birtakım sualleri çözmeye davet etmeleri gibi uygulamalar da bilmece çeşidinden şeylerdir.Gelenekte bilmece sormanın bir usulü vardır. Sorulduktan sonra muhataba biraz düşünme payı bırakılır. Muhatap cevabı bulamamışsa bazı ipuçları ister. Bunu, “Canlı mı, cansız mı?”, “Yenir mi, yenmez mi?” gibi sorularla yapar. Soran kişi bu sorulara ipucu niteliğinde cevaplar verir. Bilmece hâlâ çözülmemişse taraflar arasında pazarlık başlar. Soran kişi diğerinden şehir, ülke (İstanbul, Türkiye, Hindistan...) ister. O da pazarlık gereği biraz gönülsüz de olsa isteneni vererek ce-vabı alır. Sonra bilmece sorma sırası karşı tarafa geçer. Sonuçta kim daha fazla yer almışsa kazanmış olur.Bilmece çözmek her şeyden önce bilgi ve zekâ gerektirir. Bilmece sorulan kişiler birtakım benzerlik veya tezatlardan yola çıkarak sonuca varmaya çalışır. Bilmece çözmek için anlam, duygu, şekil, madde, renk, ses, harf, kelime, kafiye gibi unsurlardan oluşan bazı ipuçlarına ihtiyaç vardır. Bu ipuçları bir bakıma çözüm için anahtarlar görevi yapar. Bilmeceler dünden bugüne her yörede olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da var olagelmiştir. Yörede öncelikle çocuklar için bir “oyun” çeşidi olarak belirdiğini gördüğümüz bilmecenin “eğitim” işlevi de göz ardı edilemez.Kahramanmaraş’ta bu tür ürünler için “bilmece” sözü yanında özellikle “metel” kelimesinin de kullanıldığını belirtmeliyiz. Bilmeceyle ilgili yukarıda ifade ettiğimiz geleneksel uygulamalar Kahramanmaraş için de söz konusudur. Kahramanmaraş bilmeceleri konusunda yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır. Bu konuda rahmetli Ömer Kaya’nın “Elbistan Bilmeceleri”nin yayınlanmış yegâne kitap olduğunu belirtmeliyiz.Bunun ötesinde henüz yayınlamamakla beraber yıllardır sözlü kaynaklara dayalı olarak yürüttüğümüz yöre kültürüyle ilgili çalışmalar arasında bilmecelerin de oldukça önemli bir hacme ulaştığını söyleyebiliriz.Arşivimizde bulunan yöre bilmecelerinden bir grubu cevaplarına göre gruplandırılarak aşağıda verilmiştir:a. Tabiat Bir kuşum var, elsiz ayaksız kuyu kazar. (Yağmur Damlası)Buradan vurdum kılıcıHalep’ten çıktı ucu. (Yıldırım-Şimşek) Metel metel metlediOn iki cihanı atladı. (Güneş)BİLMECEBenim ak saçlı ebem, gece gündüz yufka açar. (Deniz)Benim bir oğlum var, damda davul çalar. (Rüzgâr)Ortaya bir gümüş yüzük koydum, ay geldi alamadı, güneş geldi aldı. (Buz)b. Hayvan-Arşın ayaklı / Burma bıyıklı (Tavşan)Uzaktan baktım bir taş Yanına vardım dört ayak, bir baş. (Kaplumbağa)Dam ardından göç gidiyor. (Karınca)Metel metel meliki / Oğlu kızı on iki /Topuğunda tozu var /Kendi kazanır, ele bağışlar. (Arı)Meselce meselce / Ötmesi güzelce (Keklik)Salınır sarkar / Düşmeye korkar. (Örümcek)Sürmelice gözü var (Keklik)Uyurken hırhırık / Konuşurken mırmırık. (Kedi)Yer altında yağlı kayış. (Yılan)c. Uzuvlar Altı mermer, üstü mermer / İçinde bir hanım terler. (Dil)Bir çitil yoğurdum var; bir yanı beyaz, bir yanı kara (Göz)Bir küçücük fal taşı / Dolanır dağı taşı (Göz)Başa yapışık / İki sapsız kaşık (Kulak)Yedi delikli tokmak / Bunu bilmeyen ahmak (Baş)d. Yiyecek İçecek Kat katıdır kat katı / Allah’ın bir hikmeti (Lahana)Alçacık tepe / Çıngıraklı küpe. (Nohut) Allah yapar yapısını / Demir açar kapısını (Karpuz)Arabadan atladı / Pantolonu patladı. (Karpuz) Beyaz saray içinde sarı sultan oturur. (Yumurta sarısı)Dam ardında teke bağlı / Kuyrucağı köke bağlı (Patlıcan)Fini fini fincan / İçi dolu mercan (Nar)Kazık başında karga / Vurdum düşürdüm arka (Havuç)İçi kütük / Dışı katık (Zeytin)-Yer altında sakallı dede (Soğan)e. Kullanım EşyasıAtladım geçtim dereyi / Oturdum saydım parayı (Tespih)Ben giderim o gider / Yanımda tık tık eder. (Baston)Benim bir kızım var; dört ayaklı, bir kulaklı (Ekmek tahtası)-Beş kardeş bir kuyuya taş atar. (Çorap)Bir acayip nesne gördüm bir karışçık boyu var / Kendi kendin yer tüketir böyle bir pis huyu var. (Mum)-Bir çubuğum var şapkalı. (Çivi)Gelenin gedenin elini öper. (Havlu)Karadır gözü / Uzundur sözü. (Kalem)O onun içinde / O da onun içinde (Ayna)Parmağı var canı yok / Damarı var kanı yok. (Eldiven)f. Yapı Ağzı açık alamet / İçi kızıl kıyamet (Fırın)İçi taş / Dışı taş / Ha dolaş / Ha dolaş (Minare)g. Zaman Attım beyaz yumağı, / Tuttum siyah yumağı. (Gündüz-Gece)Bir salkım üzümüm var / Yarısı beyaz yarısı kara. (Gündüz-Gece)On iki oğlu, dört kızı var. (Yıl)h. Soyut Varlık Bende de var, sende de var / Bir kuru ağaçta da var. (GölgeUzun ok, / Gölgesi yok. (Ses)Bugün bize bir adam geldi Bir elmayı kırk kişiye pay etti (Selam)ı. Maraş Kültürü İçki değil sarhoş eder / Gittiğin her yere gider / Kendine has evi var / Meclisi berbat eder. (Ağız otu) Senede bir günü var / Dağlar kadar ünü var / Orada bir tarih yatar / Birkaç adım yeri var. (Sütçü İmam Abidesi)Kaynak : kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 05 Ekim 2018 - 12:02
BİLMECE NEDİR?
Bilmece bir sözlü halk edebiyatı türüdür. Bilerek karmaşık hâle getirilmiş, çözümünde dikkat ve zekâ gerektiren şiirsel sözlerle kurulu oyun fonksiyonunda soru olarak tanımlanabilir.
Kültür-Sanat
05 Ekim 2018 - 12:02















