Zaten meslek ehli de büyük ölçüde bıçakçılardan oluşmaktadır. Maraş’ta vaktiyle kullanılmış bir adı da “zağcılık” olan ve “çarkçılık” olarak da bilinen bileyicilik, başta bıçak olmak üzere kesici aletlerin ağızlarını keskin hâle getirme işi olarak tanımlanabilir. Tarihini, bıçakçılıkla birlikte ele almak doğru olur. Şu hâlde insanoğlunun bıçak kullanımıyla başladığı söylenebilir.Bileyicilik temelde iki tipte yapılır. Bunlardan biri bildik bıçakçı mekânlarında, diğeri de seyyar şekilde. Bileyici mekânları olarak şehir merkezi ve Hartlap’taki bıçakçı mekânları ifade edilebilir. Günümüze gelene kadar çeşitli araç gereç kullanılmıştır. Hâlihazırda bileği taşı, çaprazlama tezgâhı, çekiç, diş açma tezgâhı, el bileği makinesi, eye, küsüre, mengene, ocak (körük), örs, zeytinyağı gibi araç ve malzemenin kullanıldığını söyleyebiliriz. Bileme, temelde “zımpara taşı” ve “bileği (yağ) taşı” denen iki döner taş ile yapılır. Bunlar ağaçtan yapılan küçük bir tezgâhın üstünde olur. Seyyar olanlarının tezgâhı taşınabilmesi için daha hafif olur. Bıçak vb. aletler makineye bağlı zımpara taşı ve bileği taşı üzerine sürtülerek keskinleştirme işlemi yapılır. Bu aletler önce zımpara taşıyla zımparalanır. Zımparalanan aletler daha sonra bileği taşında keskinleştirir. Taşların bağlı olduğu makinenin eski ve yeni olmak üzere iki tipi vardır. Hâlâ varlığını sürdüren eski makine ayakla döndürülen basit bir mekanizmadır. Bileyici bir ayağını kullanarak çarkın ve taşın dönmesini sağlarken iki eliyle de körelmiş olan aletleri zımpara taşına tutup taşlama işini yapar. Yeni tip makineninse elektrikli bir motoru vardır. Bu makine dikkat gerektirir. Ayakla döndürülen eski makinenin aksine bu makinenin devri yüksektir. Bu sebeple aleti keskinleştireyim derken bütünüyle işe yaramaz hâle getirmek gibi bir tehlike de söz konusudur. Ustalık gerektirir. Bileği taşı düşmeyecek şekilde tezgâha tutturulmuştur. Tezgâhın yanında bir de yağ (eskiden zeytinyağı) şişesi vardır. Şişenin içinde ucunda bir bez parçası bulunan bir tel olur. Şişedeki yağın içinde bulunan bu bezli tel ile yağ taşı yağlanır. Bilenecek alet yağ taşının üzerinde ileri geri hareket ettirilerek keskinleştirilir. Bu işin ustaları aletin keskinliğini ellerinin üzerindeki kılları dilleri ile ıslatıp keserek test eder. Keskinliği tam kıvama ulaşmışsa bileme tamamlanmış olur. Maraş’ta öteden beri bileyicilik yapılmaktadır. Bileyiciliği büyük ölçüde bıçakçılar yapar. Bununla beraber yalnızca bu işi yapan seyyar bileyiciler de vardır. Normal zamanda sınırlı sayıda olan bu tür bileyiciler, Kurban Bayramı arefesinde ve bayramda artış gösterir. Diğer taraftan demirci, berber gibi bazı meslek ehlinin araçlarını kendilerinin bilediklerini de belirtelim. Genelde her bıçakçının yaptığı bir iş olduğu bilinse de Kahramanmaraş merkezde adı geçen bileyiciler olarak Abid Kurtkaçıran, Ali Usta, Durdu Usta, Ejder Biber, Ejder Usta, Hasan Tandoğan, İsmail Usta, Mehmet Çavuş, Mehmet Çokparlamış, Mehmet Kalınkütük, Mustafa Bükrücü, Ökkeş Tandoğan, Ömer Tepebağ, Seyidhan Özkorkmaz, Süleyman Biber, Süleyman Tandoğan, Yaşar Tandoğan gibi isimleri anabiliriz. Bileyiciler başta bıçaklar olmak üzere birçok kesici aracın körelmiş olan ağzını keskin hâle getirirler. Bunları her türde bıçak, döner bıçağı, et satırı, oyma ve yemenici kalemi, kama, nacak, tahra, orak, testere, terzi ve berber makası, keski, testere ve bıçkı ağzı, keser, marangoz malzemeleri, matkap ucu, köşker bizi, el palanyası bıçağı olarak sayabiliriz.Kaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 05 Ekim 2018 - 11:32
BİLEYİCİLİK (ZAĞCILIK, ÇARKÇILIK) NEDİR?
Kahramanmaraş’ta bulunan geleneksel zanaatlardan birisi de bileyiciliktir. Bıçakçılık sanatının bir parçası olarak da değerlendirilebilir.
Kültür-Sanat
05 Ekim 2018 - 11:32















