Modern şehir hayatının yorucu temposu, trafikte geçirilen
uzun saatler, bilgisayar başında oturarak çalışmak ve fazla kilolar doğal
olarak ortopedik sorunları beraberinde getiriyor. Hareketsiz yaşam tarzı,
omurganın ve eklemlerin fizyolojik açılarının azalmasına ya da kısıtlanmasına
bu durumda bel, boyun ve sırt ağrılarının oluşmasına neden oluyor. Günlük
hayatı kısıtlayan ve sağlığı bozan bu ağrılar manuel terapiyle iyileşebiliyor.
Memorial Wellness Manuel Tıp Bölümü’nden Dr. Metin Mutlu, manuel terapi ile
tedavi edilebilen kas ve iskelet sistemi hastalıkları hakkında bilgi verdi.
Hareketsiz yaşam aslında çocukluk çağında başlayan bir
problemdir. Spor ve egzersiz yapma alışkanlığının olmaması, omurga ve eklem
rahatsızlıklarının sık görülmesine neden olmaktadır. Servis kullanan öğrenciler
ve çalışanlar, özellikle trafikte kalınca çok fazla hareketsiz kalmaktadır.
Çocuklar küçük yaştan itibaren bilgisayar, tablet ve telefonla çok fazla zaman
geçirmektedir. Ayrıca ağır okul çantaları da çocukların ve gençlerin sırtında
kamburlaşmaya neden olmaktadır. Banka çalışanları, diş doktorları, cerrahlar
gibi hep oturan ya da ayakta eğilerek çalışan kişiler bel, boyun ve sırt
ağrılarını sık yaşamaktadır.
Eklemlere hareket kabiliyeti geri kazandırılıyor
Manuel terapi, en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Manuel
terapide omurga ya da eklemlerde, çeşitli nedenlerle oluşmuş blokajlara elle manipülasyon ve mobilizasyon teknikleri uygulanarak omurgaya ve eklemlere
hareket kabiliyetleri geri kazandırılmaktadır. Yani bu eklemler fonksiyonel
açılarına geri getirilmektedir. Belin, boynun, omuzların bir hareket kabiliyeti
vardır. Manuel terapide elle bu açılardaki kısıtlanmaların ne ölçüde olduğu
belirlenir. Bu aşamada sorunun tam olarak ne olduğunu anlamak için radyolojik
görüntüleme tekniklerinden de yararlanılmaktadır.
Bütün ana eklemlere uygulanabilir
Manuel terapi tedavisinde elle burma, çekme gibi çeşitli
manevralar yapılarak, ekleme hareket kabiliyeti, anotomik ve fizyolojik açıları
geri kazandırılmaktadır. Bütün ana eklemlerde manuel terapi çok aktif bir
biçimde kullanılabilmektedir. Omurga, omuz, kalça, diz, ayak bileği, dirsek ve
el ağrılarında bu yöntem uygulanabilmektedir. En fazla omurga yani bel, boyun
ve sırt ağrılarında manuel terapi kullanılmaktadır. Tedavinin süresi kişinin
fiziksel ve psikolojik durumuna göre de farklılık göstermektedir. Bel, boyun
ağrıları, düzleşmeleri, ilerlememiş fıtıklarda manuel terapiyle 3-4 haftaya
içinde yapılan 8 seansta sonuç alınabilmektedir.
Manuel terapi ile tedavi edilen hastalıklar;
Omurga problemleri ve ağrıları,
Boyun bel fıtığı, duruş problemleri, omurgada hareket
kısıtlılıkları
Yumuşak doku problemleri ve ağrıları (Kas ve tendon
yırtıkları, dokularda sertleşme ya da gerginlikler)
Baş ağrısı (Stres sonrası oluşan baş ağrıları, boyun
problemlerine eşlik eden ağrılar)
Aşırı stres ile gelen ağrılarda
Yaş ilerlemesi ile diz, omuz ve ayak bileğinde meydana gelen
eklem sorunlarında
Ameliyat sonrası rehabilitasyon
Spor yaralanmaları (Doku zedelenmesi, kas yırtılması ve
çıkıklar)
Eklem açıklığı çok olanlar dikkat etmeli
Eklem açıklığı çok olan insanlara manuel terapi çok dikkatli
uygulanmalıdır. Omurga sütunları fazla esnek olan kişilerde manuel terapi için
iyi bir tanı yapılması gerekmektedir. Hastanın MR’ı mutlaka görülmeli, eklem
açıklığının ne derecede olduğunun bilinmelidir.
Omurga bir bütün olarak ele alınır
Genelde boyun ağrısı ile doktora giden kişide sadece ağrının
olduğu yere yoğunlaşılmaktadır. Oysa omurganın içinde birçok bağlantı noktası
bulunmaktadır ve bu noktalar zincirleme şeklinde birbirleri ile bağlanmıştır. Kalça
ekleminin düzgün çalışmaması bile boynu etkileyerek hareket kısıtlanmasına
neden olabilmektedir. Kişinin sağ tarafında bir bel ya da kalça ağrısı gibi bir
sıkıntısı varsa, sol tarafındaki boyun sırt geçişinde de bir hareket
kısıtlılığı mutlaka görülmektedir. Manuel terapi de omurga bir bütün olarak ele
alınmaktadır. Her bir omurganın hareket kabiliyetine teker teker bakılarak
sorun tespit edilerek ona göre bir tedavi uygulanmaktadır. Manuel terapi özel
bir uzmanlık alanıdır, tıp eğitimi almış bir hekim tarafından yapılması
gerekmektedir.















