Yapı, Onikişubat ilçesinin Yörük Selim Mahallesi'nde, Gazi Mustafa Kuşcu Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Günümüze ulaşmayan ilk caminin inşa kitabesi mevcut değildir. Ancak, Bayazıtoğulları'ndan Hacı Abdullah Bey tarafından düzenlenen 1027 Zilhicce (Kasım 1618) tarihli vakfiye ve diğer kaynaklar, bu caminin Hacı Abdullah Bey tarafından 1618 civarında inşa edildiğini göstermektedir.
Şer’iye Sicilleri ve Vakıfların Şahsiyet Kayıt Defteri'nde bu yapının adı "Bayazıd Camii" ve "Bayazıtlı Abdullah Bey Camii" olarak geçmektedir. Yavuz Sultan Selim (1512-1520), Bayazıtoğulları ailesini Çaldıran Savaşı'ndan (1514) sonra Doğubayazıt'tan alarak Maraş'a yerleştirmiş ve ailenin lideri İskender Bey'e "çavuşbaşılık" rütbesi vermiştir. Bu nedenle, Bayazıtlı ailesinin şehrin batısında yerleştiği mahalleye "Çavuşlu Mahallesi" adı verilmiştir. İskender Bey'in vefatından sonra ailenin liderliği oğlu Hacı Abdullah Bey'e geçmiştir. Caminin kurucusu Hacı Abdullah Bey, çalışkan ve namuslu bir kişi olarak tanınmış ve Maraş'ta mütesellimlik yapmıştır. Hacı Abdullah Bey'in vefatının ardından, Bayazıtlı Camii'nin güneyindeki hazireye defnedilmiştir. Ancak, 1950'li yıllarda yol genişletme çalışmaları sırasında hazire ortadan kaldırılmış ve mezarı da tahrip olmuştur. Hacı Abdullah Bey tarafından inşa edilen ilk cami tamamen yıkılmış ve 1960-1965 yılları arasında hayırsever semt sakinleri tarafından yeniden yaptırılmıştır.
Önceki yapıdan günümüze yalnızca tek şerefeli kesme taş minare ulaşmıştır. Hacı Abdullah Bey, 1618 yılına ait vakfiyesinde cami, medrese ve mektepten oluşan bir külliye inşa ettiğini ifade etmektedir. Cami, bu külliyenin bir parçasını teşkil etmektedir. Ancak külliyenin diğer unsurları olan medrese ve mektep günümüze ulaşmamıştır. Mevcut cami inşa edilirken avlunun kuzey kısmına bir şadırvan ile cami görevlileri için tek katlı bir bina, doğu tarafına ise tuvalet yapılmıştır.
Kahramanmaraş Müzesi'nin 08.09.1959 tarihli raporuna göre, önceki caminin enine dikdörtgen planlı harim ile kuzeybatı köşesine yerleştirilmiş tek şerefeli bir minareden oluştuğu anlaşılmaktadır. İç mekâna, kuzey duvarının ortasında bulunan basık kemerli kapıdan girilmektedir. Harim, ahşap kirişlerle desteklenmiş düz toprak dam ile örtülmüştür. Cümle kapısı, mihrap ve minarede ince yonu taş kullanılırken, duvarlarda kaba yonu ve mozaik taş tercih edilmiştir. Örtü sisteminde ise ahşap malzeme kullanılmıştır.
Caminin minaresi ile cümle kapısının üst kısmında yer alan tamir kitabelerine göre, yapı H.1220/M.1805, H.1247/M.1831 ve H.1257/M.1841 yıllarında onarımlar geçirmiştir. Daha önce belirttiğimiz gibi, günümüzdeki cami, 1960-1965 yılları arasında eski yapının yerine inşa edilmiştir. Yeni yapı, yıkılan caminin yaklaşık 5.00 m. doğusuna kaydırılarak, daha büyük boyutlarda tasarlanmıştır. Caminin örtü sisteminde beton kullanılırken, diğer kısımlarında sarımtırak renkte ince yonu kefeki taş malzeme tercih edilmiştir.
Cami, harim, kuzey tarafında bulunan son cemaat yeri ve kuzeybatıda yer alan tek şerefeli minareden oluşmaktadır. 4.10 x 14.30 m boyutlarındaki son cemaat yeri beş gözlüdür ve ön kısmında sivri kemerler, kaval yivli altı sütuna dayanmaktadır. Bu alan, beş küçük beton kubbe ile kaplanmıştır. İç mekâna, kuzey duvarının ortasında yer alan dikdörtgen kesitli kapıdan girilmektedir. Harim kısmı içten yaklaşık 13.00 x 15.90 m boyutlarındadır; yanlar düz beton dam ile, orta kısım ise yaklaşık 10.00 m çapında bir beton kubbe ile örtülmüştür. Mihrap önü bölümü, güney cepheden 3.00 m kadar öne çıkmaktadır. Harim, doğu, batı ve kuzey taraflarından “U” biçiminde bir mahfil ile çevrelenmiştir. Mahfil, yanlarda duvarlara ve önde toplam on (10) adet kaval yivli taş sütuna dayanmaktadır. İç mekân, duvarlarda ve kubbe kasnağında bulunan çok sayıda pencere ile aydınlatılmıştır.
Kıble duvarının ortasında bulunan mihrap, 3.20 x 4.20 m boyutlarındadır. Mihrap nişi, yarım daire şeklinde ve yuvarlak kemerlidir. Demir doğrama minber, mihrabın batı tarafında konumlandırılmıştır. Önceki yapıdan günümüze ulaşan tek orijinal unsur, caminin kuzeybatısında yer alan minaredir. Minarenin kapısının üst kısmındaki kitabe, Bayazıtoğulları'ndan Kalender Paşa tarafından H. 1220/M. 1805 yılında onarıldığını belirtmektedir. Bu onarımda, kaide dışındaki diğer bölümler yeniden inşa edilmiştir. Kare kesitli kaidenin köşeleri pahlanarak sekizgen planlı pabuçluk kısmına, buradan da gövdeye geçiş sağlanmıştır.
Çuhadarzâde Ahmet Ağa, 2 Rebîu’l-evvel 1341/23 Ekim 1922 tarihinde düzenlediği vakfiyesinde, Maraş Çarşısı'ndaki hanının yıllık kira gelirinden 3 kuruşunun Bayazıtlı Camii imamına, 2 kuruşunun ise caminin çerağına verilmesini talep etmiştir. Hacı Abdullah Bey tarafından Evâsıt-ı Zilhicce 1027/Kasım 1618 tarihinde kurulan vakıf, günümüzde "İskenderoğlu Hacı Bayazıt Vakfı" adıyla faaliyet göstermeye devam etmektedir. Şu anda vakfın mülkiyetinde 3187 dükkân ve 2 arsa bulunmaktadır.















