Toy bir üniversite öğrencisiyken bir milletvekilinden yurt bulmasını istedi. Aldığı cevap: “Ben kredi yurtlar kurumu müdürü müyüm” oldu. İşte o gün siyaset yapmaya karar verdi ve tüm Kahramanmaraşlılara yardım etmeye söz verdi.On parmağında olmada da 9 parmağında 9 marifet olan bir isim. 2015 yılında Kahramanmaraş siyasetine girmesiyle Kahramanmaraş’ta en çok konuşulan siyasetçilerden birisi oldu. Kahramanmaraş’ın sorunlarını defalarca Türkiye’nin gündemine taşıdı. Çok değil 3 yıl içinde Kahramanmaraş’ta en fanatik partililerin bile gönlünü kazanmayı başardı. Peki, bu kadar tanınan ve sevilen birinin geçmişi nasıldı? Siyasete nasıl girdi? Onun cevabını da kendisi şöyle veriyor: “Bana o zaman devlet yurdu çıkmamıştı. Ailem de yurtta kalmamı istiyordu. O vekilden ricacı oldum. Ben Kredi Yurtlar Kurumu müdürü müyüm demişti bana. İşim olmamıştı. O gün kendi kendime siyaset yapacağım ve kim olursa olsun her hemşerime elimden geldiğince yardımcı olacağım diye söz verdim.” CHP’nin 2 dönem aradan sonra Kahramanmaraş’ta çıkardığı Milletvekili ali Öztunç Maraş Ana Haber’e konuştu.2015’te yapılan 1 Kasım seçimlerinin hemen ardından Ali Öztunç ismi Kahramanmaraş’ta bir marka haline geldi. O dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday adayları konuşulurken; Ali Öztunç’un ismi bile konuşulmuyordu. Ancak adayların açıklanmasına kısa bir süre kala CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu Ali Öztunç’u 1. sıradan Kahramanmaraş Milletvekili Adayı göstereceği söylentisi şehirde hızla yayıldı. Ve Kahramanmaraş siyasetine hızlı bir giriş yaptınız. 1 Kasım 2015 seçimlerinden önce Ali Öztunç ne yapıyordu? Nerede yaşıyordu? 1 Kasım 2015 seçimleri öncesi en son RTÜK üyesiydim. Uzun yıllar gazetecilik yaptım. Türkiye’nin çeşitli önemli gazete ve televizyonlarında muhabirlik ve yöneticilik yaptım. Ankara’da yaşıyordum. Ama tabi ki memleket ile ilişkim vardı. Sürekli gelirdim, özellikle de Elbistan’a. Gerek gazeteci gerekse bürokrat olarak elimden gelen hizmeti yapıyordum.Siyasete merakınız nasıl başladı? Sizi siyasete yönelten şey ne oldu?Siyaset merakım çocukluğumda başladı. Babam, o dönem SHP vardı. SHP’nin ilçe yöneticisiydi. Babamla birlikte seçim çalışmalarına giderdim. Televizyonda o dönem siyasilerin tartışmaları olurdu. Tartışma programlarında karşılıklı çıkar projelerini anlatır tartışırlardı. Onları izlerdim. En büyük keyfim ise bütçe görüşmelerinde liderlerin karşılıklı atışmasıydı. O günden beri siyasete hep meraklı oldum. En son 1993 yılında üniversite için Ankara’ya geldiğimde siyaset yapma karar verdim. Bir yakınımız aracılığıyla dönemin vekillerinden birine gitmiştim. Bana o zaman devlet yurdu çıkmamıştı. Ailem de yurtta kalmamı istiyordu. O vekilden ricacı oldum. Ben Kredi Yurtlar Kurumu müdürü müyüm demişti bana. İşim olmamıştı. O gün kendi kendime siyaset yapacağım ve kim olursa olsun her hemşerime elimden geldiğince yardımcı olacağım diye söz verdim. O günden beri de siyaset yapıyorum diyebilirim.1 Kasım 2015 seçimlerinde yurtdışından gelen oylar sonrası az bir farkla seçimi kaybettiniz. O zaman siyaseti bırakmayı düşündünüz mü?Hayır düşünmedim. Çünkü siyaset uzun bir maratondur. O gün kaybedersiniz bir başka zaman kazanırsınız. Siyasette kaybetmek de var kazanmak da! Sayın Cumhurbaşkanı da Beyoğlu Belediye Başkan Adayı iken seçimi kaybetmişti. Ama sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu ve bugün Cumhurbaşkanı. Ben inatçı ve kararlı bir insanım. Kararlılığım ile siyaset yapmaya devam ettim.Siyasi hayatınızda size en büyük desteği kim verdi?Tabi ki ailem, partili arkadaşlarım ve en önemlisi hemşerilerim.Gazeteci kökenli bir milletvekilisiniz. Türkiye’de gazeteciliği nasıl buluyorsunuz? Gazeteciler, hak ettikleri yaşam standartlarına sahip mi? Sizce Gazetecilik mesleği Türkiye’de saygı duyulan bir meslek mi?Gazetecilik dünyanın en güzel mesleklerinden biridir. Toplumun gözü kulağı oluyorsunuz. Toplumun sorunlarını dile getiriyor, onların çözümünü sağlamaya çalışıyorsunuz. İnsanları haberdar ediyorsunuz. Ama maalesef son yıllarda gazetecilik sıkıntı içerisinde. Siyasi iktidarlar ne zamanki gazeteciliğe müdahale eder orda meslek biter. Bu tüm dünyada geçerlidir. Bizde de böyle oldu. Artık gerçek bağımsız ve özgür habercilik yapılmıyor. Yalana dayalı haberler yapılıyor. Artık gazeteci çok yok, arzuhalci var.Geçmişinizde Savaş muhabirliğinden tutun da parlamento muhabirliğine kadar birçok alanda başarılı çalışmalarınız var. Hatta 1999 yılında “Yılın Gazetecisi” ödülü aldınız. Bu başarınızın sırrı nedir? Kahramanmaraşlı gazetecilere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz? Çok çalışmak. Ben çalışkan bir yapıya sahibim. Gazeteci önce haberci olacak sonra da çalışacak. Bende gazetecilik özelliği var. Çalışınca da başarılı oluyorsunuz. Yooksa kimse kara kaşımız için bize iş vermedi. Elbistan’dan çıktım Ankara’da Türkiye’nin sayılı gazetecilerinden oldum. Kimsem yoktu, elimden tutan yoktu. Sadece inancım ve çalışkanlığım vardı. Düşünün savaş oluyor ve siz ordasınız. Tüm dünyaya olup biteni anlatıyorsunuz. Afganistan Savaşı’nda, Amerikan askerlerinin Afgan topraklarına girişini dünyaya duyuran gazeteci bendim. Tüm dünya benim haberlerim ile haberdar oluyordu.Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyeliği yaptığınız dönemde karşılaştığınız en ilginç durum nedir?RTÜK üyeliğim de bayağı gürültülü geçti. Aktif görev aldım. Yahu ben RTÜK üyesiyim keyfime bakayım, yatayım demedim. Hem piyasanın sorunları ile ilgilendim. Hem de izleyicinin. Çok olayla karşılaştık tabi ama en ilginci, ülkemizin kurtarıcısı Atatürk ile ilgili olandı. Özel bir televizyonda Atatürk’ün annesi için ağıza alınmayacak küfürler edilmişti. Biz de buraya ceza istedik. Ama istenen ceza çıkmadı. Bunun üzerine ben açıklama yaptım ve konuyu kamuoyuna mal ettim. Aynı günlerde RTÜK personellerinden birisi odamı basarak bana saldırdı. Tabi sonra gerekli cezayı aldı; ama Atatürk’e düşmanlığını da bağıra bağıra ifade etti. Çok sonra o saldırganın birileri tarafından kurgulanarak yollandığını öğrendim. Düşünün hayatı savaşlarda geçmiş, memleket, kurtarmış ve devleti kurtarmış bir lidere, ailesine ağır küfür ve hakaretler ediliyor ve bu insanlar ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. O zaman buna çok üzülmüştüm.CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, bugün Kahramanmaraş’ın geniş bir kesimince tanınan ve başarılı bulunan bir siyasetçi. Hani derler ya; “Her başarılı erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır” diye! Sizde de durum öyle mi? Tabi ki öyledir. Siyasetçi, eşi olmak çok zordur. Günlerce olmuyorsunuz. Telefonunuz hiç susmuyor ve fedakârlık yapıyorsunuz. Her kadın çekemez. Allah onlara sabır versin.Sizin için milletvekilliğinden istifa edip Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ne aday olacağınız söyleniyor. Böyle bir durum söz konusu mu?Beni Kahramanmaraş halkı milletvekilliği yapayım diye seçti. Şimdi böyle bir girişim olmaz. Yanlıştır. Bana gösterilen ilgiden memnunum. Halkımız benim Belediye Başkanı olmamı onlara daha çok hizmet etmemi istiyor farkındayım. Ama ben milletvekili olarak bunu gerçekleştireceğim. Ama yine de halkımızın bu teveccühü için teşekkür ederim. Kahramanmaraş’ta eksik çok. İyi bir Belediye Başkanı memleketi uçurur. Turizm kenti haline getirir. Memleketin ekonomik gelirinin çok artmasını sağlar. Ama ufkunun geniş olması lazım. Ve gerçekten memleket sevdalısı olmalı.
Siyaset
Yayınlanma: 18 Ağustos 2018 - 16:37
BAŞARILARLA DOLU BİR HAYAT HİKÂYESİ: ALİ ÖZTUNÇ!
Toy bir üniversite öğrencisiyken bir milletvekilinden yurt bulmasını istedi. Aldığı cevap: “Ben Kredi Yurtlar Kurumu müdürü müyüm” oldu. İşte o gün siyaset yapmaya karar verdi ve tüm Kahramanmaraşlılara yardım etmeye söz verdi.
Siyaset
18 Ağustos 2018 - 16:37
















Başarılı olacağınıza güveniyoruz .iyi bayramlar