Maraş'ta dünyaya gelmiştir. Babası Kahveci Kamil Efendi, annesi ise Emine Hanım'dır. Askerliğini çavuş rütbesiyle tamamladığı için Ali Çavuş olarak tanınmaktadır. Ayrıca ziraatle ilgilendiği ve bahçe yaptığı için Bahçeci Ali Çavuş olarak da anılmaktadır. Kuytul (Kurtuluş Mahallesi) bölgesinde bulunan evleri, Ermeni evleriyle bitişik durumdadır. Yıllarca Ermenilerle aynı sokakta komşu olarak yaşarken, aralarında akrabalık ilişkileri de bulunmaktaydı; ancak bir anda birbirlerine düşman hale gelirler. 1920 yılının ilk günlerinde şehir içindeki çatışmalar başladığında, babası Kahveci Kamil Efendi sokakta Ermeniler tarafından şehit edilir. Evleriyle bitişik olan Eytamhane binası, Ermenilerin karargâhı haline geldiği için oradan atılan kurşunlar nedeniyle kimse sokağa çıkamaz hale gelir. Babasının intikamını almak isteyen Ali Çavuş, kendi evini ateşe vererek Eytamhane'nin de yanmasını sağlar. Alevler içinde kalan Eytamhane'deki Ermeni askerleri dışarı çıkmak zorunda kalır.
Düşmanın ağır top saldırısı karşısında tüm şehir evlerinin ateş alması ve kurşun yağmu-runun aralıksız devam etmesi dolayısıyla evlerinden dışarı çıkamayan halk duvarları yı-karak şehrin bir ucundan diğer ucuna ulaşımı sağlar.Destansı bir mücadelenin ardından şehir düşman işgalin-den kurtulur. Ali Çavuş bu kez Antep savunması için yollara düşer. Dülük Baba mevkiinde düşmanla uzun bir süre müca-dele eder. Taraflar arasında ant-laşma sağlanması ile Maraş’a döner.Antlaşma gereğince bir süre daha şehirde kalan Ermeni komşularından biri ona şu iti-rafta bulunur:-Ali Çavuş, aslında biz her şeyi hesap etmiştik. Birkaç gün içinde sizi yok etmek üzere ter-tibatımızı almıştık. Ama hesap edemediğimiz şey sizin kendi evlerinizi yakmanız oldu. O da bizim sonumuzu getirdi, der.Savaş bitmiştir ama Ali Ça-vuş’un oturacak bir evi yok-tur. Babası şehit olmuş, evleri içindekilerle birlikte yanmış, annesi ve kardeşleri orta yerde kalmıştır. Gerçi tüm şehir aynı kaderi yaşamaktadır. Kimsede yiyecek içecek kalmamıştır.
Fırınların açıldığını gören Ali Çavuş, ekmek almak için fırına gider, ancak cebinde parası yoktur. Fırıncı onu tanıdığı için, "Kalsın Çavuş, kalsın. Sonra ödersin," diyerek istediği kadar ekmeği verir. Ali Çavuş, hayatı boyunca bu olayı unutmaz. Savaşın yaraları sarılırken, yaşam da devam etmektedir. Ali Çavuş, 1924 yılında Mehri Hanım ile evlenir ve bu evlilikten 6 erkek, 3 kız olmak üzere toplam 9 çocuğu olur. Bahçesinde yetiştirdiği sebzeleri satarak geçimini sağlar. Soyadı Kanunu ile "Kurtul" soyadını alır ve Bahçeci Ali Çavuş (Kurtul) olarak tanınır. Yaşlılık dönemlerinde Ulu Cami'de itikafa girerek kendisini ibadete adar.
Hanımı Mehri Hatun’un vefatından bir yıl sonra 29 Ma-yıs 1978’de vefat eder.











