Zaviyenin ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı hakkında da bir bilgiye ulaşılmamıştır. Zaviyenin adını nereden veya kimden aldığı hususunda kaynaklarda açıklayıcı bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak Refet Yinanç, yine aynı adı taşıyan “Bağdadiye Medresesi” isminin menşei için Bağdatlu cemaatinden gelmiş olabileceğini ifade etmektedir.Bağdadiye-i Suğra Zaviyesi’nin ihtiyaçlarının ve burada çalışan görevlilerin ücretlerinin karşılanması amacıyla bir vakıf kurulmuştur. 1689, 1694 ve 1695 tarihli evkaf kayıt defterlerindeki bilgilere göre, zaviyenin günlük 4 akçe, altı aylık 720 akçelik personel gideri vardı. Vakfın amacına uygun olarak buraya zaviyedâr atamaları ya-pılmıştır. Nitekim Vakıflar Ge-nel Müdürlüğü arşivindeki Hurufât Defterleri kayıtlarına göre: Bağdadiye-i Suğra Zaviyesi’nin yarısına mutasarrıf olan Abdullah’ın görevden alınmasıyla yerine Mustafa adlı biri Maraş naibinin arzı üzerine H. Rebiyülahir 1130/ M. Mart-Nisan 1718 tarihli beratla tayin edilmiştir. Başka bir arşiv kaydına göre de: bir yolunu bularak hilaf-ı inha zaviyenin nısıf hissesiyle zaviyedârlığını ele geçiren Mustafa Halife, bu görevden alınarak yerine Seyyid Mustafa atanmıştır. Seyyid Mustafa, dışarıdan bazı kimselerin kendisini rahatsız etmeleri üzerine İstanbul’a gönderdiği arzuhâliyle eski kaydının ve beratının yenilenmesini Padişah’tan talep etmiştir. Padişah da kaydının Anadolu Muhasebesi Kaleminden araştırılması ve beratının yenilenmesini yetkililere emretmiştir. Seyyid Mustafa, iddiasının doğru olduğunun tespit edilmesi üzerine merkez tarafından gönderilen H. 24 Rebiyülevvel 1140 / M. 9 Kasım 1727’de yenilenmiş beratı ile görevine devam etmiştir. Bu tür bir haksızlık, 1740’lı yıllarda aynı zaviyede görev yapan, âlim ve dindar bir kişi olan Şeyh Ali’nin de başına gelmişti. Şöyle ki: Bağdadiye-i Suğra Zaviyesi vakfının yarım hisse zaviyedârı Şeyh Ali, halktan bazı kimselerin sebepsiz ve haksız olarak kendi görevine karışmasını İstanbul’a şikâyet etmiştir. Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda adı geçen kişiler cezalandırılmış ve Şeyh Ali’nin bu göreve tekrar devam etmesi için Maraş naibi Hasan’ın arzı üzerine merkez tarafından H. Şevval 1156 / M. Kasım-Aralık 1743’te berat verilmiştirKaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 03 Ekim 2018 - 16:35
BAĞDADİYE-İ SUĞRA ZAVİYESİ NEDİR?
17. yüzyıl arşiv kayıtlarından Maraş merkezinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Hangi mahallede veya mevkide bulunduğu tespit edilemeyen Bağdadiye-i Suğra Zaviyesi, Dulkadir Beyliği hükümdarı Alauddevle Bey tarafından Ulu Camii’nin kuzey tarafına yaptırdığı Bağdadiye-i Kebir Medresesi ile ilişkili ise muhtemelen Ulu Camii’nin bulun-duğu Kuytul Mahallesi’ndeydi.
Kültür-Sanat
03 Ekim 2018 - 16:35
İlginizi Çekebilir















