Baba İshak Babaîlik ayaklanmasının önde gelen isimlirindendir.
Hüseyin Hüsamed-din’e göre onun asıl adı İzak idi ve Trabzon’daki Komnenos
hanedanına mensup bir Rum dönmesiydi. Asıl hedefi de Amasya’da bir Rum imparatorluğu
kurmaktı. Bunun için Müslüman gibi görünüp
Hristiyanlık ve Müslümanlık
3inançlarını bir araya getirerek kendi doktrinini geliştirmişti.
Ancak bu bilginin güvenilirliği tartışmalıdır.
Zira Hüsamed-din Hüseyin, böyle bir izahatta bulunurken herhangi bir kaynak
göstermediği gibi başka kaynaklarla da bu bilgi teyit edilememektedir. Öte yandan Ahmet Yaşar Ocak’ın dikkat çektiği
üzere Hüsameddin Hüseyin, Fuat Köprülü, Osman Turan, Baba Resul veya Babailer isyanının
lideri olarak Baba İlyas’ı değil Baba İshak’ı göstermişlerdir. Nitekim Babailik
tarikatının kurucusu olarak Baba İlyas’ın ismi zikredilmesine rağmen o, isyan
faaliyetlerinin dışında tutularak ayaklanmayı asıl çıkaran kişi Baba Resul’ün
bizzat Baba İshak olduğu ifade edilmiştir. Böyle bir izahın yapılmasının sebebi
ise kaynak olarak kullanılan İbni Bibi’nin eserinde Baba Resul’ün adı olarak Baba
İshak’ın isminin geçmesidir. Ancak Baba İlyas-ı Horasanı’nın torunlarından
mutasavvıf şair Elvan Çelebi’nin Menâkıbu’l Kudsiyye adlı eserinde yaptığı
açıklama, isyanı planlayan kişinin Baba İshak değil Baba İlyas olduğu-nu ortaya
koymaktadır. İsyan sırasında Malatya’da bulunan Süryani tarihçi Abu’l Farac da
bu hususu teyit edecek nitelik-te bilgi vermiştir. Abu’l-Farac, Amasya
yakınlarında yaşayan bir Türkmen şeyhinin kendisini “peygamber” ilan ederek
müridi İshak namındaki kişiyi de Türkmenleri kendi tarafına çekecek propaganda
faaliyetlerini yürütmesi için Hısn-ı Mansur’da görevlendirdiğini söylemiştir. Baba
İshak’ın Babaî isyanı sırasındaki faaliyetleri dışında, hayatına dair bir bilgi
mevcut değildir. O karakteri ve kabiliyeti
ile Baba İlyas-ı Hora-sanı ’nın dikkatini çekmeyi başarmıştır. Kısa süre içinde
Baba İlyas’ın güvenini kazanan Baba İshak, isyanın planlanması ve propaganda faaliyetlerinin
yürütülmesinde de başlıca rolü üstlenmiştir. Nitekim Baba İl-yas, Baba İshak’a
bizzat kendi sarığını vererek onu ayaklanma faaliyetlerini teşkilatlandırma
hususunda tam yetkili kılmıştı. Babaîler isyanı çağdaş kaynaklara göre Baba
İshak tara-fından Maraş ve Elbistan dolay-larında başlatılmıştı. Selçuklu,
Hârizmli ve Eyyûbilerin askerî faaliyetlerinin yoğun olarak görüldüğü bu
bölgede Türk-men nüfusu da oldukça kala-balıktı. Bu sahada Müslüman ve Hristiyan inançlarına
bağlı halklar, müfrit Şiiler, Mani ve Hristiyan akidelerine bağlı
Pavlakilere ait inançlar birbirine karışmıştı. Bölgeye gelen Türkmenler ise her
ne kadar İslam dinini kabul etmiş olsa-lar da yarı Şamani inanca olan
bağlılıklarını sürdürmüşler ve yabancı geleneklerin etkisinde kalmaktan uzak
duramamışlar-dı. İşte bu mevcut durum Baba İshak tarafından bir avantaj olarak
görülmüştü. Nitekim o zamanlar Biladü’ş Şam denilen bölgede yani Adıyaman (Hısn-ı
Mansûr) yakınlarındaki Kefersud’da
yaşayan Baba İshak, kendini acındıran mütevazı ve dindar bir duruş sergileyerek
bölgedeki Türkmenleri yanına çekmeyi başardı ve onları silahlandırıp harekete
geçti. Baba İshak’a bağlı kişiler kısa sürede Kefersud’dan başlamak üzere
Adıyaman, Kâhta, Maraş, Ger-ger ve Sumeysat taraflarını yağma ve tahrip
ettiler. Kendileri-ne karşı gelenleri Müslüman, Hristiyan demeden öldürdüler.
Böylece çok geçmeden bölgeye hâkim oldular ki,
halkın ciddi bir kısmı ya korkuyla ya da gönüllü olarak Babaîler hareketine
katıldılar. Baba İshak’ın emrindekiler Malatya’ya kadar ilerlediler. Malatya Subaşısı Ali Şiroğlu Muzafferü’d-dîn,
Babaîlere karşı mücadele ettiyse de başarılı olamadı. Daha sonra kuvvetlerini
yeniden toplayan Alişiroğlu, Babaîlere karşı ikin-ci bir hamle yaptı, fakat
yine istediği neticeyi elde edemedi. Bu durum Babaî hareketine yeni katılımlar
olmasına sebep oldu. Öte yandan Mübâ-rizü’d-dîn Hacı Armağanşah, Babaîlere
karşı yapılan müca-deleyi yürütmek adına Amasya sübaşılığı görevine getirildi.
Baba İlyas-ı Horasanî de bu sırada Amasya Kalesinde bulunuyordu. Baba İshak’a
haber göndererek ondan Amasya’ya gelmek yerine Canik taraflarına doğru
ilerlemesini istedi. Baba İlyas’ın bundan amacı ise, büyük bir olasılıkla, Selçuklu birliklerinin Baba İshak’ın peşinden
gitmelerini sağlayarak Amasya üzerindeki baskıyı azaltmak istemesiydi. Lâkin Baba İshak, Amasya’ya gitmek yönünde
ısrarcı davrandı ve BABA İSHAK
4KahramanmaraşAnsiklopedisiderhal harekete geçti. Bu ara-da
Babaîlerin öncü kuvvetleri Sivas tarafına yöneldiler. Sivas halkı direnmeye
çalıştıysa da onları durduramadılar. Şehrin İğdişbaşısı Hurremşah ve ileri
gelenlerinin bir kısmı öldürüldüler. Ellerine pek çok ganimet geçen Babaîlere
yeni katılanlar da oldu. Sayıları her geçen gün artan Babaîler, Amasya’ya doğru
ilerlerken beklemedikleri bir olay yaşandı. Selçuklu kuvvetlerinin başında yer
alan Armağan şah, Baba İlyas-ı Horasani ’ye karşı hücuma geçti ve onu öldürttü.
Ancak Babai taraftarları şeyhlerinin öldüğü-ne bir türlü ikna olmadılar ve onun
gökyüzüne çıktığını iddia ederek Selçuklu askerlerine karşı direnmeye devam
ettiler. Armağan şah da bu çarpışmalardan birinde şehit oldu. Şeyhinin öldürülmesine
oldukça öfkelenen Baba İshak, intikam duygusuyla Konya’ya hücum etmeye karar
verdi. Bütün bu yaşananlar karşısında Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddîn Keyhüsrev
ise gerekli tedbirleri almaya çalıştı.
Erzurum’da Moğollara karşı sınırı korumakla görevli askerî birlikleri
yardıma çağırdı. Altı gün içinde Erzurum’dan Sivas’a ge-len Selçuklu askerleri
gerekli teçhizatlarını tamamladıktan sonra Kayseri’ye geldiler. Babailer de bu esnada kadınlar, çocuklar ve
sürüleriyle beraber Kırşehir tarafına ulaşmışlardı. Nihayetinde iki taraf da
Kırşehir’in Malya Ovası’nda karşı karşıya geldiler. Selçuklu ordu komutanı Emir
Necmü’d-dîn; Behramşah Candar’ı, Gürcü
asıllı Zahîreddin Şîr’i ve ücret-li Frankların komutanını öncü olarak gönderdi.
Bundan kısa bir süre sonra da iki taraf Mal-ya Ovası’nda çarpışmaya
başla-dılar. Oldukça çetin ve şiddetli geçen bu mücadele sırasında Baba İshak öldürüldü. Kadın ve çocukların haricinde Babai lerin
birçoğu kılıçtan geçirildiler.















