Pınar, bir süre ayran renginde aktıktan sonra yeniden bir kayanın içerisine girip kaybolmaktadır. Yöre halkı Ayran Pınarı’nı kutsal kabul etmektedir. İnanışa göre Ayran Pınarı, Göksu deresine, Göksu deresi de Fırat Nehri’ne karışmaktadır. Fırat Nehri ise Kerbela’da susuz kalan Hz. Hüseyin’e ulaşmaktadır. Hz. Hüseyin susuzluğunu Fırat suyuna karışan Ayran Pınarı suyundan içerek gidermektedir. Saniyede 150 lt. akan su ile banyo yapılması halinde birçok hastalıktan korunulacağı inan-cı hâkimdir. Sıtma hastalığına da iyi geldiği düşünülen pınarın fayda sağlaması için güneş doğmadan önce yıkanılması gerektiği belirtilmektedir. Ayran Pınarı’nın 20 m. gü-neybatısındaki ağaçlar da ziyaret edilmektedir. Birkaç asırlık olduğu düşünülen iki adet ardıç ağacının etrafı taş duvarla çevrilidir. Çevrili alanın genişliği ise 25 m. kare kadardır. Yayla yolu üzerinde olan Ayran Pınar’ı ve ağaçlar Türkmen aşiretlerinin kurban kesmeden geçmedikleri bir yer konumundadır. Buraya ulaşıldığında her aşiret kurban kesmekte ve aile fertleri içerisinde ağaçların olduğu alanın kapı girişinde bulunan taşları öpmektedirler. Ayrıca mayıs ve haziran ayları içerisinde burası yeniden topluca ziyaret edilmektedir. Bu esnada aşağı yukarı her ev bir kurban kesip yemekler yapmakta lokmalar dağıtmaktadır. Mahsullerin bol ve bereketli olması, sürülerinin sağlıklı olması için Allah’a dua ve niyazda bulunulmaktadır. Ziyarette cuma akşamları yeşil ışık yandığı ifade edilmektedir. Ayranpınarı’nda kimi zaman da uzun boylu, elinde asasıyla derviş tipli bir kişinin görüldüğü söylenmektedir. Bunun ziyaret yerinin ya-kınlarında mezarı olan bir şehit veya bir veli olduğu inancı hâkimdir. Bazı akşamlar burada duyulan seslerin ise “Kırkların Cem Sesi” olduğu kabul edilmektedir. Ağaçlar, işlerin rast gitmesi, gelecek kaza ve belaların defedilmesi, günahlardan arınma, hastalıklardan kurtulma gibi amaçlar için ziyaret edilmektedir. Dileklerinin gerçekleşmesi için dallarına çaput bağlanmaktadır. Ağaçların kökleri arasından alınan toprak ise bir bez torbaya konularak eve asılmaktadırKaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 03 Ekim 2018 - 15:43
AYRAN PINARI NEREDEDİR?
Çağlayancerit-Küçükcerit köyü Engizek Dağı’nda kendi adı ile anılan mevkidedir. Su, kaynağından çıktığında ayran gibi beyaz renkte aktığı için yöre insanı onu “Ayran Pınarı” diye isimlendirmiştir.
Kültür-Sanat
03 Ekim 2018 - 15:43
İlginizi Çekebilir















