TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim
Bakanlığı arılar için bir araya gelerek Arılar Varsa Yarınlar Var projesini
duyurdu. Proje kapsamında ilkokullarda verilecek eğitimlerle, çocuklara
arıların doğa ve insan için öneminin, ekosisteme katkılarının anlatılması ve bu
konuda farkındalık yaratılması hedefleniyor.
TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı “Arılar
Varsa Yarınlar Var” projesini hayata geçiriyor. Proje ile arıların, ekosistemin
çeşitliliğine ve yaşamın sürdürülebilirliğine katkıları konusunda kamuoyunda
farkındalık yaratılması hedefleniyor. Bu kapsamda, belirlenen 30 ildeki
ilkokullarda eğitim programı uygulanacak. Eğitimlerde, çocuklara dünyadaki
bitkilerin yüzde 80'inin polenini doğaya dağıtarak, yaşamın çeşitliliğinde
büyük bir görev üstlenen arıların yarınlarımız için önemi anlatılacak. 20 Mayıs
Dünya Arı Günü’nde ise İstanbul’da düzenlenecek bisiklet turuyla arıların
izinde pedallar çevrilecek.
Ayrıca isteyen herkes proje kapsamında hazırlanan arilarvarsa.org internet
sitesini ziyaret ederek arılarla ilgili merak ettikleri bilgilere ulaşabilecek.
Üç yıl sürmesi planlanan proje kapsamında toplam 70 bin kişiye ulaşılması
hedefleniyor.
”Arılar Varsa Yarınlar Var” projesinin duyurusu 14 Mayıs
2019’da Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen bir toplantıyla yapıldı. TEMA Vakfı
Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen
Altıparmak, Balparmak Pazarlama Direktörü Dr. Pınar Nokay ev sahipliğinde
düzenlenen toplantıda projenin detayları anlatıldı.
“Yarınlar için arılar olmazsa olmaz”
“Balın, arıların ve arıcıların yarınlarını korumak bizim
en büyük sorumluluğumuz” diyen Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen
Altıparmak, arı denildiğinde akla ilk olarak bal gelse de arıların yalnızca bal
için değil, çevrenin korunması ve tarımsal sürdürülebilirlik için de çok
değerli ve vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Altıparmak, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Arılar aslında minicik kanatlarıyla bu dünyayı yarına taşıyan
muhteşem varlıklar! Bu muhteşem varlığın yarınımızı koruması için bizim de
arıların yarınını korumamız gerekiyor. Biliyoruz ki yarınlar için arılar
olmazsa olmaz! Bu yüzden biz, var gücümüzle arının varlığının korunup
sürdürülmesi için çaba harcıyoruz. Bunun için sürdürülebilirlik ve sosyal
sorumluluk projeleri oluşturuyor, hayata geçiriyoruz. Geçen yıl TEMA Vakfı ile
birlikte Dünya Arı Günü’nde “Arıyı Unutma” demiştik. Bu yıl ise TEMA Vakfı ile
gerçekleştirdiğimiz iş birliğimizi “arılar varsa yarınlar var” diyerek bambaşka
bir boyuta taşıyoruz. Hedefimiz önce çocuklarımızdan başlayarak daha çok kişiye
ulaşarak, arıların doğa ve insan için önemi, ekosisteme katkıları konusunda
farkındalık yaratmak…”
50 ilde 70 bin kişiye ulaşılacak
Arıların yaşamın devamlılığı için önemine değinen TEMA
Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç “TEMA Vakfı olarak 27 yıldır
yaşanabilir bir dünya için başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkları
korumak için çalışıyoruz. Bu kapsamda arıları korumak ve onların yaşamlarını
sürdürmelerini sağlamak için bu anlamlı projeyi başlatıyoruz. Doğanın sunduğu
büyüleyici biyolojik çeşitliliğin ve sürekliliğin mimarlarından biri olan
arılar, 100 milyon yıldır varlığını sürdürüyor. Ömürleri boyunca bir çay
kaşığının ucu kadar bal üretmek uğruna 30 bin çiçek gezip, 240 km uçan arılar;
kutuplar dışında Dünya’nın her yerinde yüz binlerce polen taşıyarak bitkilerin
üremesini ve doğanın sürekliliğini sağlıyor. Gıdalarımızın en az üçte biri,
arıların tozlaşma işlemi sayesinde elde ediliyor. Çiçekli bitkilerin ve
ağaçların %80’i arıların taşıdığı polenler sayesinde çoğalıyor” dedi.
“Arılar Varsa Yarınlar Var” projesinin detaylarını
aktaran Deniz Ataç, “Proje ile arıların doğa ve insan için önemi, ekosisteme
katkıları ve arıları korumak için neler yapılabileceği konusunda farkındalık
yaratmayı amaçlıyoruz. Proje çocuklara ve yetişkinlere yönelik eğitim, etkinlik
ve bilgilendirici bir web sitesinden oluşuyor. Bu çerçevede 2., 3. ve 4. sınıf
öğrencilerini iki ders saatini kapsayan eğitimlerle buluşturarak onlara bir arı
farkındalık kiti veriyoruz. Yetişkinlere ise 30 ilde farkındalık stantları, 10
ilde Arıların İzinde Bisiklet Turları ve bilgilendirici web sitesi ile
ulaşıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız proje boyunca 50 ilde 46 bin 500’ü
çocuk olmak üzere toplamda 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu değerli
projede emeği geçen başta Millî Eğitim Bakanlığı ve Balparmak olmak üzere
herkese doğa adına teşekkürlerimizi sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
TEMA Vakfı hakkında:
TEMA Vakfı iki toprak sevdalısı, Toprak Dede Hayrettin
Karaca ve Yaprak Dede A. Nihat Gökyiğit tarafından 1992 yılında kuruldu.
Topraklarımızı tehdit eden erozyon ve çölleşme ile mücadelede toplumsal
duyarlılığı ve farkındalığı arttırmak, toprağa sahip çıkmak, koruyucu çözümler
üretmek, doğal varlıkları korumak ve bu mücadelenin devlet politikası haline
gelmesine katkı sağlamak amacıyla çalışan gönüllü bir kuruluştur. Ülke
genelinde yaklaşık 800 bin gönüllüsü bulunuyor. TEMA Vakfı bugüne kadar Mera ve
Toprak yasalarının kanunlaşmasına destek sağladı. Doğal varlıkları korumak için
açtığı/müdahil olduğu 250 davanın 131’ini kazandı. 45 dava devam ediyor. 18 bin
futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 15 milyondan fazla fidanı toprakla
buluşturdu. 22 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 700 milyon meşe
palamudu ekti. 250 kırsal kalkınma, koruma ve ağaçlandırma projesi yürüttü. 3
milyondan fazla öğrenciye doğa eğitimleri ve farkındalık çalışmaları ile
ulaştı. 50 binden fazla öğretmene ve 35 bini aşkın kamu görevlisine çevre
seminerleri verildi. 90'dan fazla kitap yayımladı ve kamuoyuna sundu. 2012
yılında Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sekretaryası önderliğinde
dünyada ilk kez verilen Yaşam İçin Toprak | Land for Life ödülünü ilk kazanan
oldu.
Balparmak hakkında:
Kurulduğu 1980 yılından bu yana bal sektörünün gelişimine
öncülük eden ve uzun yıllardır sektörün lideri olan şirket, 300’ün üzerinde
çalışanı ve bugün bünyesinde bulundurduğu Balparmak, Balkovan, Apitera ve
BallıMix markalarıyla sağlığı, doğallığı, lezzeti her gün sofralara taşıyor.
Tüketicisine sunduğu kalite standardı ile farklılaşan Balparmak, bu anlamda
sektörün öncülüğünü üstleniyor. Gıda güvenliği konusunda uluslararası
standartlara göre çalışan Balparmak, gıda güvenliği sistemi FSSC 22000 ile
global gıda standardı BRC (British Retail Consortium) gibi sertifikalara da
sahip.
Türkiye’nin bal ve diğer arı ürünleri alanındaki ilk ve
tek, gıda alanında 8’inci Ar-Ge Merkezi’ne sahip olan Balparmak; Bal ve Diğer
Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarı sayesinde, tüketicilerine
sunduğu ürünleri 92’den fazla parametre doğrultusunda analiz ediyor.















