Türk Dil Kurumu’na göre antolojinin karşılığı “seçki”dir. Türk edebiyatına 1930’lu yıllarda giren antoloji kavramı, başlangıçta mec-mua, cönk, güldeste, gülşen, gülzâr, nümûne, demet, buket, seçme gibi terimlerle karşılık bulmuştur.
İlk dönem antolojilerinin hazırlanmasında “seçme, saklama ve biriktirme” niyeti ön plandayken, modern antolojilerde dönemin veya sanatçının edebî yönünü yansıtma; sanatçının en iyi eserlerini okuyucuya sunma amacı etkili olmuştur. Türk edebiyatının bilinen ilk antolojisi, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı eseridir. 1072–1074 yılları arasında tamamlanan bu eser, sadece bir sözlük değil, Türk dili, kültürü ve edebiyatına dair seçilmiş örnekleri içermesiyle de ilk antolojik niteliğe sahiptir.
İlerleyen yüzyıllarda divan şairlerinin eserlerinden derlenen tezkireler, nazire mecmuaları ve halk edebiyatı ürünlerinin toplandığı cönkler, antolojik özellik göstermeleri açısından önem kazanmıştır. Klasik edebiyatta antoloji yerine kullanılan “güldeste”, kelimenin kökensel anlamına uygun olarak seçki veya antoloji terimlerine alternatif olarak günümüzde de kullanılmaktadır.
Türk edebiyatında Batılı anlamdaki antolojiler 19. yüzyılda görülmeye başlanmıştır. Ziya Paşa’nın Harâbât (1874) eseri modern anlamdaki ilk antoloji örneği olarak kabul edilir. Cumhuriyet döneminde antoloji çalışmaları hızla artmış, Mustafa Kurt’un “Şiir Antolojileri” çalışması 1874–2000 yılları arasında yayımlanan 399 antolojiyi bir araya getirerek önemli bir kaynak oluşturmuştur.
Kahramanmaraş’ta antoloji çalışmaları, 1960 yılında Şeref Turhan’ın yayımladığı Maraşlı Şairler Antolojisi ile başlamıştır. 39 şairin eserlerini içeren bu çalışma, ilk yerel antoloji niteliği taşır. Bunu 1967’de M. Ali Küçükpınar’ın Maraş İçin Şiirler adlı tematik antolojisi izlemiştir. 1980 ve 1990’lı yıllarda yerel antoloji çalışmaları artmış; Afşin Belediyesi’nin Afşinli Şairler Antolojisi (1992), Celalettin Kurt’un Elbistanlı Şairler Antolojisi (1993, genişletilmiş 1995) gibi eserler öne çıkmıştır.
1997 yılında Hüseyin Burak Us’un yayımladığı Antoloji, Kahramanmaraşlı şair ve yazarların şiir, öykü, roman ve denemelerini bir araya getirerek dikkat çekici bir seçki sunmuştur. Bahaettin Karakoç’un Dolunay Şiir Güldestesi (1996) ve Ramazan Avcı ile Mine Tuygun’un Dolunay Sevda Şiirleri (1997) adlı çalışmaları ise Türkiye’nin farklı coğrafyalarından şairleri bir araya getirerek çok boyutlu bir antoloji yaklaşımı ortaya koymuştur.
2000’li yıllarda antoloji çalışmaları daha da kapsamlı hale gelmiş, Ramazan Avcı’nın Kahramanmaraşlı Şairler Antolojisi (2009) ve Karacaoğlan’dan Günümüze Kahramanmaraşlı Şairler (2015) çalışmaları bu dönemin önemli örnekleri olmuştur. Afşin Kaymakamlığı, Yaşar Alparslan ve Serdar Yakar gibi isimlerin hazırladığı eserler, halk şairlerini ve kadın şairleri bir araya getirerek yerel antoloji çalışmalarını zenginleştirmiştir.
Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve yerel yayınevleri tarafından yayımlanan Şiir Seçkisi, Şairlerin Dilinden Kahramanmaraş ve Şiirli Şehir Kahramanmaraş gibi tematik antolojiler, şehrin tarihî, kültürel ve sosyal dokusunu yansıtan şiirleri gün yüzüne çıkarmıştır.
Kahramanmaraş’ta yayımlanan antolojiler; yerel, tematik, seçene göre derlenen ve anma gecelerinden derlenen antolojiler olmak üzere çeşitli kategorilerde sınıflandırılmaktadır. Bu eserler, şehrin edebî hafızasını koruma ve gelecek kuşaklara aktarma açısından büyük öneme sahiptir.













