Bölgenin bilinen tarihi Asur ve Hititlere kadar uzanır. Yapılan arkeolojik kazılar, yazılı kaynaklar ve araştırmalar, Andırın’ın Asur koloni döneminden Hititler, Romalılar, Bizans, Haçlılar, Müslüman Araplar, Memluklular, Selçuklular, Dulkadirliler ve Osmanlılar dönemlerine kadar farklı kültür ve uygarlıklara ev sahipliği yaptığını ortaya koymaktadır. Tarih boyunca Andırın, Ermenilerin de yerleşim gösterdiği bölgeler arasında olmuştur.
İlçe, 1515 yılına kadar Dulkadirli Beyliği’nin yönetiminde kalmıştır. 1515 yılında başlayan ve Dulkadirli Beyliği’nin sonunu getiren savaş, Göksun’da başlamış ve Andırın’daki Turna Dağı’nda sona ermiştir. Turna Dağı, bugün hâlâ bu tarihi olayın hatıralarıyla anılmaktadır. Savaş sırasında Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ile Dulkadirli Beyliği’nin son hükümdarı Alâüddevle Bozkurt Bey karşı karşıya gelmiş ve Dulkadirliler yenilmiştir. Yavuz Sultan Selim, Alâüddevle Bozkurt Bey’in kesik başını Memluk Sultanı Kansu Gavri’ye fetih nâmeyle göndermiştir. Kansu Gavri, gönderilen başları görünce elçiye, “Bu başları bana niye göndermiş, bunlar Frenk başları mı ki muvaffakiyet eseri olarak bana gönderiliyor?” sözleriyle tepki göstermiştir.
Alâüddevle Bozkurt Bey’in başsız cesedinin Andırın’ın Çuhadarlı köyü üst taraflarında, Kalekısığı olarak bilinen bölgede gömülü olduğu tahmin edilmektedir. “Padişah Mezarı” olarak anılan bu mezar, üzerinde herhangi bir yazı veya türbe bulunmamasına rağmen çevresine konulan taşlarla korunmaktadır.















