Ocağın ardında yanar mı kütük
Akşama öğünün aş mıdır çoban
Çıkında dürülü ekmeğe katık
Yoğurt mu peynir mi keş midir çoban
Bir bakışın edasıyla şaşıran
Deli edip şu dağları aşıran
Iğırcıkta seni yola düşüren
Akşamki gördüğün düş müdür çoban
Davara kurt daldı sarpa siniyor
Karabaşın sol omuzu kanıyor
Bak havada karaltılar dönüyor
Yoksa bir alıcı kuş mudur çoban
Zeytin Aceri'ni vur ha beline
Belki kurt küreni çıkar yoluna
İsm'azam duasın dola diline
Yollar kar mı hava kış mıdır çoban
Karabaş koç gibi gardaşın mıdır
Şu ulu ağaçlar yoldaşın mıdır
Ses vermez kayalar sırdaşın mıdır
Yaralı yüreğin boş mudur çoban
Düşman uyumuyor Ömer'im uyan
Yok mudur obada sesini duyan
Pusuyu kurup da canına kıyan
Bir midir iki mi beş midir çoban
Her gün gezer gelir yadı yabanı
Dağlarda eskitti kara tabanı
Yaz gelende görün bizim çobanı
Zirveler başına eş midir çoban
Gece dağlar uyur çoban ayakta
Sürü rahatlasın bir ateş yak da
Kaç koyun kaptırdın karşı koyakta
Kurtlar ile aran hoş mudur çoban
Azıkta sarılı bir dürüm ekmek
Kolay mı dağların kahrını çekmek
Gün burnuna dağdan obaya bakmak
Sefa mı seyran mı çoş mudur çoban
Bu dağları aşar aşka gelince
Çobanda bir sevda hallı halınca
Benli Döne toprağa gelin olunca
Hüseyin'in aşkı iş midir çoban
Sürü ağanınsa dağlar çobanın
Dağlarsa göğsünü dağlar çobanın
İçinde ırmaklar ağlar çobanın
Gözünden boşalan cuş mudur çoban
Çoban seni yoran dağ mı davar mı
Benim gibi yürek yangının var mı
Şu karşı koyaktan akan sular mı
Yoksa gözündeki yaş mıdır çoban
Sen de bilirsin ya bu dünya yalan
Dağlar tekin değil sürüyü dolan
Aşık edip aklını başından alan
Bir ela göz kara kaş mıdır çoban
Yürekteki yangın kimin eseri
İflah olman çoban sen bundan geri
Bakmaz mı yüzüne o güzel peri
Vefasızın kalbi taş mıdır çoban















