“Kafanıza esince Merkez Bankası başkanı değiştirmeyin, esnafın
yanına gidin”
“Gecenin bir yarısında karar alıp, Resmî Gazete’de
yayınlamış. ‘Aldığı kararın nedenini kendisi açıklar’ diyorlar. Pervasızca bunu
çok normal bir şeymiş gibi söylüyorlar. Kafanıza esti diye Merkez Bankası
başkanını değiştiremezsiniz, kriz çıkar. Kafanıza esince halkın arasına
karışın, çarşıya pazara inin, vatandaşın halini hatırını sorun. Özellikle
esnafa dönüp ‘Destekten ne haber? Bu desteği alabildiniz mi?’ diye sorun
bakalım ne cevap verecekler.”
“Bu milletin alın teri olan dövizi tüket, sonra milletten
döviz iste”
“Devletin 130 milyar dolarlık döviz rezervini erittiler, bir
yandan da döviz borçlandılar. Merkez Bankası’nın kendisinin sahip olduğu döviz
tükendi, kasasında borçlandığı döviz duruyor. Bugün çıkmış diyor ki, ‘yastık
altında döviz, altın varsa getirin’ diyor. Sen bu milletin alın teri olan
dövizi tüket, ondan sonra milletten döviz, altın iste. Pandemi çıktığında da bütün
dünya vatandaşına doğrudan destek verirken, IBAN numarası vermişlerdi. Bu
millet yanlışlarınızın bedelini ödemek zoruna değil.”
“Taraflı cumhurbaşkanını savunacağınıza genç bir uzman
yardımcısından doğrusunu öğrenin”
“Biz Merkez Bankası’nın eritilen 130 milyar dolarlık
rezervini gündeme getirdikten sonra, işin ehli herkes aynı soruyu sordu. Bu
konuyu sağa sola çekmek isteyenler, saçma sapan argümanlarla taraflı
cumhurbaşkanını veya akraba bakanı savunmaya çalışanlar beyhude bir çaba
içerisinde. Önce Merkez Bankası’nın internet sitesinden hangi sayfaya ve
verilere bakılacağını öğrenmeliler. Önce şu brüt rezerv ile net döviz pozisyonu
arasındaki farkı öğrenin. Bilmiyorsanız, arayın Merkez Bankası’nı, 25 yaşındaki
genç bir uzman yardımcısını göndersinler. 5 dakikada anlatırlar. Öğrenmenin
yolunu da gösteriyoruz.”
“Merkez Bankası’nın rezervleri örtülü ve dolambaçlı yollarla
harcandı”
“Önce sessiz kalıp, duymuyor numarası yaptılar. Sonra
dayanamayıp, ‘Döviz satıldı ama piyasa ve hukuk kurallarına uygun satıldı’
dediler. Şimdi de ‘Öyle bir rezerv yok ki nasıl satalım?’ diyerek inkâr moduna
giriyorlar. Bir başka vahim hata daha yapıyorlar. Bu dövizlerin TL karşılığı
satıldığını söyleyerek sanki masum bir işmiş gibi anlatmaya çalışıyorlar. Yok,
ne yapacaksın? Bedava mı dağıtacaksın? Tabii ki TL karşılığında satacaksın. Bu
rezervler; Merkez Bankası’nın ilan ettiği serbest kur rejimine aykırı bir
şekilde eritilmiştir. Şeffaf olmayan bir biçimde, örtülü ve dolambaçlı yollarla
harcanmıştır. Rezervlerin ne zaman, kimlere, hangi kurdan, hangi yöntemlerle
aktarıldığını hâlâ açıklamıyorlar. Neden korkuyorsunuz? Yaptığınız iş doğruysa
çıkın savunun.”
“Kadın hakları tabii ki hukukla korunur”
“Sayın Erdoğan, ‘Kadın hakları kağıtlarla değil, vicdanla
korunur’ diyor. Kâğıtlar dediği de hukuk! Siz hukuka kâğıt parçası gözüyle
bakarsanız o ülkede hukuk devleti olmaz. Kadını şiddete karşı tabii ki hukukla
koruyacağız. Şiddete cüret edenin eli yanacak. Kadın haklarını katillerin
insafına mı bırakacağız?”
“Bu kâbustan uyandığımızda derin bir nefes alacağız”
“Sanki bir kâbusun içindeyiz. Bu kâbusta yüksek enflasyon,
yüksek faiz, yüksek kur, yüksek borç var. Gençler ‘ev genci’ olmuş. 42 milyon
kadını şiddetten korumayı amaçlayan bir insan hakları belgesi yakılıyor. Bu
milletin alın teriyle biriktirilen, bu devletin bankasına konulan 130 milyar
dolar döviz rezervi eritiliyor. Ama bu sadece kötü bir kâbus. Sandık gününün
ertesi sabahına uyandığımızda tüm bunlar geçecek. Derin bir nefes alacağız. Bu
yangını DEVA Partisi’nin damlaları söndürecek. Uyandığımızda yatırım, üretim,
istihdam göreceğiz. Gençleri meslekleriyle buluşturacağız. Anne babaların
başını huzurla yastığa koyduğu bir Türkiye’ye uyanacağız.”















