Genellikle sultanların emir ve fermanlarından oluşan bu metinler, belirli bir konuya odaklanabileceği gibi, bütün imparatorluk, belirli bir bölge veya sosyal gruplara da yönelik olabilir. Devlet teşkilatına ilişkin kânûnnâmeler, fermânlar, nişanlar ve berâtlar bu alandaki diğer örneklerdir. İslam hukuku, padişaha devlet yönetimini ilgilendiren suçların cezalarını belirleme ve kamu hukuku düzenlemesinde geniş takdir yetkisi tanır. Bu tür düzenlemeler, örfî hukuk olarak bilinir ve tarih boyunca vergi, ceza ve idare hukuku alanlarında sıkça uygulanmıştır.
Türk devletleri tarihinde, hükümdarlar bu yetkiyi geniş bir şekilde kullanmış; örfî hukuk alanında Cengiz Yasası, Uzun Hasan Kanunları ve Alâüddevle Bey Kanunları öne çıkmıştır. Alâüddevle Bozkurt Bey, son Dulkadirli beyliklerinden biri olarak tarihe geçerken, günümüze ulaşan ve dönemin hukuki düzenlemelerini, kurallarını ve yasaklarını anlamamıza yardımcı olan meşhur kanunnâmesi ile tanınır. Bu eser, toplam 58 maddeden oluşmaktadır ve had ve ta’zir cezaları, yol kesme, haramilik, hırsızlık, zina, darp, katl, kısas ve diyet cezaları, ticaret, ihtisâb, narh ve hayvancılıkla ilgili düzenlemeleri kapsamaktadır.
Kanunnâme metni, kamu düzeninin sağlanması, halkın güvenliğinin temini ve devlet yönetiminin disiplinini sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır. Metnin giriş bölümünde, kanunnâmenin vilâyet yöneticilerine ve yerel mahkemelere uygulanması, sipahi ve raiyyet için bağlayıcı olması vurgulanır. Padişah tarafından onaylanan bu kanunnâme, yasaların uygulanmasını garanti altına almış ve kamu düzeninin korunmasına katkı sağlamıştır.
Kanunnâmenin cezai hükümleri ayrıntılıdır. Yol kesme ve haramilik yapanlar siyâsetle cezalandırılır. Hırsızlık, hayvan çalma ve benzeri suçlar altın ve akçe cezalarıyla düzenlenmiştir. Örneğin at veya katır çalan kişi için on sekiz altın, sığır çalan için on dört altın ceza öngörülmüştür. Çalınan eşyaların müteselsil olarak paylaşılması halinde, her bir suçludan tam ceza alınacağı belirtilir. Koyun ve keçi çalınması durumunda beş altın ceza uygulanır. Ev veya kapı kırılması halinde yirmi ve on beş altın cezalar belirlenmiştir.
Zina, nişanlıya girme, rızaya dayalı veya zorla yapılan öpme ve temas gibi durumlar da kanunnâmede açıkça düzenlenmiştir. Bu suçlarda altın cezaları öngörülmüş, bazı durumlarda şer‘î hükümler uygulanmıştır. Kanunnâme, ayrıca çocuklar ve ergenlerin işlediği suçlarda farklı düzenlemeler içerir ve cinsel suçlarda hem erkek hem de kız tarafının sorumluluklarını ayrıntılı biçimde belirler.
Darp, yaralama ve öldürme gibi fiillerde kısas ve diyet hükümleri uygulanmıştır. Parmak kesme, baş yarma, göz çıkarma gibi fiillerin cezası detaylı olarak belirlenmiş ve hatayla işlenen fiillerde daha hafif cezalar öngörülmüştür. Ev basma, hırsızlık, hayvan ve ürün çalma, kapı veya bacadan bakma gibi olaylar da açıkça cezalandırılmıştır. Kanunnâme, suçluların tazminat yükümlülüklerini, hatalı ve kasıtlı eylemleri ayırt ederek düzenler.
Ticaret ve ihtisâb alanında da kapsamlı düzenlemeler yer almaktadır. Fırıncılar, dükkan sahipleri, pazarda satış yapanlar ve üreticilerden alınacak vergi ve harçlar belirlenmiş, narh günlerinde ürün fiyatlarının kontrolü sağlanmıştır. Bu maddeler, ekonomik düzenin korunması ve haksız kazancın önlenmesini hedeflemiştir.
Kanunnâmenin uygulanmasına uymayanlar suçlu sayılmış ve cezalandırılmıştır. Yasalara karşı gelenlerin itâba, yani kamu cezasına tabi tutulması öngörülmüştür. Kanunnâme, hukuki ve toplumsal düzeni sağlamak amacıyla titizlikle hazırlanmış ve dönemin devlet anlayışını yansıtmaktadır.
Alâüddevle Bey Kanunnâmesi, sadece Dulkadirli beyliğinin hukuk düzenini anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda Osmanlı öncesi Anadolu Beylikleri’nin örfî hukuk ve adalet anlayışını gözler önüne serer. Kanunnâme, hem ceza hukuku hem de ticaret, vergi ve idare hukuku alanlarında ayrıntılı düzenlemeleriyle dönemin toplum yapısını ve devlet işleyişini anlamak için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.
Sonuç olarak, Alâüddevle Bey Kanunnâmesi, Türk hukuki tarihinin önemli bir parçası olarak, devlet yönetimi, kamu düzeni ve adalet mekanizmaları hakkında günümüze ışık tutmaktadır. Hem ceza hem de ekonomik düzenlemeleriyle bu kanunnâme, döneminin sosyal, ekonomik ve hukukî hayatını düzenleyen kapsamlı bir metin olarak tarih sahnesinde yerini almıştır.














