Maraş’ta muhtelif medreselerde okuyan Mehmet Emin küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiştir. Arapça, Farsça ve Fransızca bilmektedir. Bilinen hocalarından biri Nuh zade Ahmet Efendi’dir. Ahmet Efen-di, kendisine hocalığı mahallesi olan Delialili Hacı Hasan Mes-cidi’ndeki medresede yapmıştır. Hocası, bu eğitimine istinaden bir şahadetname vermiştir (R. 327/H. 329/ M. 1911). Bu şahadetnameyi Müftü Vekili Ahmet Tevfik tasdik etmiştir (R. 1327/M. 1911). Mehmet Emin Efendi mevcut belgelerden anlaşılacağı üzere iki icazetname almıştır. H. 1328/M. 1910 tarihli birinci icazetini âlim olan baba ikinci icazetini ise Osman İbn Hacı Hasan Bin Mehmet El Maraşî’den almıştır (H. 1330/M. 1911). Bu icazetlerdeki silsileyi incelediğimizde Yusuf Efendi’ye icazet veren Kanadıkırık Mustafa Efendi ve Mehmet Emin Efendi’ye icazet veren Osman İbn Hacı Hasan Bin Mehmet El Maraşî’nin icazetlerini Kayserili Hacı Torun Efendi’den aldıklarını görmekteyiz. Maraş’taki eğitimi ile yetinmeyen Mehmet Emin Efendi ilmini ve görgüsünü artırmak için önce Şam’a sonra da İstanbul’a gitmiştir. İstanbul’da askerlik vazifesindeyken Atik Medâris-i İlmiyesine kabul edilmesi sebe-biyle meslek-i aslisine devam etmek şartıyla 21 Şubat 1337 (M. 1921) tarihli kanunun altıncı maddesi mucibince fî-6 Eylül sene 1338 tarihinde askerlikten terhis edilmiştir (M. 1922). Mehmet Emin Efendi İstan-bul’da vaizlik görevinde de bulunmuştur. Bu görevi sırasında “sefer haricinde sebepsiz yere oruç yiyen askerlerle ilgili sert ifadeler” kullandığı için devrin Şeyhülislamı Mustafa Hayri Ürgüplü’ye şikâyet edilmiş ve bunun üzerine huzura çağrılarak uyarılmak istenmişse de, konuştuğunu kaynakları ile ispat ett iğinde omuzu sıvazlanarak vaizlerinde serbest olduğu kendisine söylenmiştir. İstanbul’a beraber gidip okuduğu arkadaşlarından birisi daha önce Şam’a da birlikte gitt iği Hafız Ali Efendi’dir. Onun için de sağ oldukları müddetçe her ikisi de birbirini saymıştır. Hafız Ali Efendi onun Delialili semtinde fetva vermesine müftü olarak ses çıkarmamış zaman zaman ziyaretine gelmiş, fetva için o semtt en gelenlere: “Niçin oradan bana geldin, orada Hoca Mehmet Emin Efendi var” demiştir. Mehmet Emin Efendi elimizdeki belgelere göre Efsus (Afşın) Nahiyesi nâib vekilliği (fî-1 Zilhicce sene 330), Hartlap Karyesi İptidâî Muallimliği (fî-22 Kânunuevvel sene 329), Önsen Hopuru Mekteb-i İpti-dâîsi muallim muavinliği (fî-29 Kânunuevvel sene 333), Evkaf-ı Hümâyun tarafından Maraş’ın Deli Alili Mahallesi Camii imam vekilliği (fî-4 Mayıs sene 337), aynı câminin müezzinliği (fî-18 Haziran sene 337) görev-lerinde bulunmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra ise 14.10.1939 tarihli belgeye göre “Her gün ay namazına müteakip, Cumhuriyet rejimine ve önderlerine mugayir idare-i kelam etmemek, dini, ahlaki, içtimai, sınai, zirai şeylerden bahsetmek üzere” vaiz izni ve-rilmiştir. Maraş İmam-Hatip Mektebi açıldığında dışarıdan derslere de giren Mehmet Emin Efendi daha sonraki yıllarda mahallesinde çocuk okutarak, insan yetiştirerek hayatını sürdürmüştür. Bölgesinde bir çeşit kanaat önderidir ve herhangi bir konuda danışılacak ilk kişilerden biridir. Hafız da yetiştirmiştir. Talebelerinden merhum Salih Hoca ve bugün sağ olan ve kendisi gibi Arapça’ya vakıf Bekir Sıddık Akben Hoca (d.1934) gibi hafız ve imam olanlar da vardır. Ömrünün son zamanlarında görme sıkıntısı çektiği için, ziyaretine gelenler tarafından kitaplarının büyük bir kısmı talan edilmiştir. Kalanlardan el yazması ve matbu birkaç kitabı elimizde mevcutturKaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 27 Eylül 2018 - 10:37
Güncelleme: 14 Mayıs 2022 - 18:39
AĞABEYZÂDE (AKBEN) MEHMET EMİNEFENDİ(DURAN HOCA) KİMDİR?
MuallimYusuf oğlu Mehmet Emin Ağabey zadenin esas doğum tarihi kendi ifadesine göre H. 1299/M.1881’dir. Maraş’ın Delialili Mahallesinde doğan Mehmet Emin Efendi, çevresinde Akıllı Molla Duran Hoca Efen-di olarak bilinmektedir.
Kültür-Sanat
27 Eylül 2018 - 10:37
Güncelleme: 14 Mayıs 2022 - 18:39















