Abbasi Devleti’nde muktedir olan diğer birçok komutan gibi o da Samarra’da yetişmiştir. Afşin Bey’in Maraş’la ilgisi Mutasım zamanında düzenlenen Anadolu seferlerinde Elbistan ve Efsus (Afşin) taraflarına gelmiş olmasıdır. 838 yılına denk gelen bir sefer sırasında Mutasım ve Afşin, Elbistan ovasına kadar gelmişlerdir. Hatta Halife bir şehir kurmak istese de daha sonra bundan vaz geçmiştir. Günümüzde Afşin ilçesinin Tel-Afşin (Höyüklü) köyünün adının Afşin Bey’den geldiği ileri sürülmektedir.Afşin Bey’in askeri faaliyetlerde kumandan olarak yer alması halife Me’mun’un son yıllarında Mısır’daki isyanları bastırması girişimleriyle başlar. Daha sonra Me’mun’un H.218/M. 833’teki Bizans sefe-rinde de görev almıştır. Halife Mem’un’un ölümünden sonra Mutasım’ın halifeliği devral-masında etkin rol oynayan Afşin Bey, döneminde de Bizans’a yönelik Anadolu seferlerine ka-tılmaya devam etmiştir. H. 201/M. 816-817 yıllarında İran’da ortaya çıkan ve Azerbaycan tarafına doğru yayılan Babek İsyanı zamanla oldukça etkili hale gelmişti. Bu tehlikeyi bertaraf için afşin bey görevlendirilmiştir. Azerbaycan’a vali tayin edilen Afşin Bey, H. 220/M. 835 yılında Halife Mutasım tarafından Babek el-Hür-remî ile savaşmak üzere büyük bir orduyla Berzent’e gönderil-miştir. Afşin Bey’e seferlerinde diğer Türk asıllı komutan olan Büyük Boğa da destek vermiş-tir. Mutasım tarafından Afşin Bey’in ordusu aynı zamanda para ve mühimmat yönünden büyük destek almıştır. Yapılan savaşta Afşin Bey Babek’in adamlarından 100 binden fazlasını öldürmüştür. Babek, Afşin Bey’e karşı yenilerek memleketine kaçmıştır. Afşin Bey H. 221/M. 836 senesinde de zor kış şartları altında da olsa Babek ile mücadelesini sürdürdü. Ertesi yıl yani H. 222 / M. 837 sene-sinde Mutasım, Afşin’i yeniden Babek’in üzerine gönderdi. Bu seferde kullanması için halife ona 30 milyon dirhem para da gönderdi. Afşin 24 Ağustos Cuma günü Babek’in önemli merkezlerinden biri olan Bezz’i büyük bir kuşatmanın ardından feth etti. Kalenin ele geçirilmesinin ardından Babek, çevredeki çiftçilerin yardımıyla bir aldatmaca tertip edilerek Afşin tarafından yakalanmıştır. 4 Ocak 838’de Afşin, Babek’i, Samarraya Mutasım’ın yanına götürmüş daha sonra Mutasım, ibret teşkil etmesi için Babek’i öldürtmüştür. Babek’in öldürülmesinin ardından Mutasım, Afşin’e 2000 dirhem verip taç giydirmiş, mücevherlerle tezyin edilmiş iki kemer takmış ve onu Sind valiliğine tayin etmiştir. Bununla da yetinmeyen Mutasım İslamiyet’e fayda sağlayacak faaliyetlerde bulunduğu düşüncesiyle şairleri onun yaptıklarından ötürü övecekleri şiirler yazması için görevlendirmiştir. Abbasi orduları Babek isyanını bastırmakla meşgul olduğu sıralarda Bizans İmparatoru Theoplios bunu fırsat bilerek 837’de Zibatra (Doğanşehir) şehrine saldırılarda bulunmuş ve burayı tahrip etmişti. 838 yılının Haziran ayında Halife Mutasım, Afşin’le birlikte Bizans’a karşı sefer düzenle-miştir. Babek isyanından da kurtulan Mutasım bu sefer için büyük bir ordu teşkil ettirmiş ve Bizans üzerine iki koldan saldırmayı planlamıştır. Bunun için Afşin’i Suruç civarına gönderirken kendisi de Tarsus yakınlarına ilerlemiştir. Bizans İmparatoru da Mutasım’ın top-raklarına giren ordularına karşı bir harekât düzenlemek istese de hangi tarafa yöneleceğini şaşırmıştı. Nihayet Temmuz ayında İmparator ile Afşin Kazova’da karşı karşıya geldiler. Burada Afşin karşısında ağır bir yenilgi alan İmparator, İstanbul’a kadar geri çekilmek zorunda kalmıştır. Afşin’in bu başarısı üzerine Ankara’ya ka-dar ilerleyen Mutasım daha ileri bir harekât planlayıp içinde Afşin’in de olduğu ordusunu Ammuriye’ye(Amorion) yönlendirmiştir. Sıkı bir kuşatmanın ardından Ammuriye 12 Ağustos 838’de ele geçirilmiş ve Müslümanlar buradan yüklü miktarda ganimet elde etmiş-lerdir. Afşin Bey, Abbasi hilafeti nezdinde başarılı askeri kimliği dolayısıyla itibar kazanmıştı. Bu durum devletin bazı kade-melerindeki görevliler tarafından kıskançlığa sebep oluyordu. Her fırsatta bazı devlet ricali onun halife karşısındaki itiba-rını sarsmaya çalışıyordu. Bu kişilerin iddialarına göre Afşin, Horasan valisini Mazyar isimli birisinin isyan etmesini teşvik ederek zayıflatmak ve böylelikle Horasan’ı ele geçirmek istiyordu. Mazyar’ın yakalanarak isyana Afşin’in sebep olduğunu açığa vurması ve daha sonra Afşin’in yakınlarından Mengü-cür el-Eşrosenî’nin Azerbaycan’da isyan ederek halifeyi tanımadığını söylemesi halifelik açısından onun itibarının sarsılmasına sebep oldu. Mutasım H. 225/M. 840 senesinde Afşin’i etrafına asker toplayarak isyan edebilir bahanesiyle yakalatmış ve sadece kendisinin sığacağı minare benzeri bir yere kapatmıştır. Acele olarak Afşin’i cezalandırmak için ve-zir, Kadılkudat ve Bağdat valisinden müteşekkil bir meclis terkip ettirmiş ve bu mecliste Afşin putperestliğe, Mecusiliğe temayülü olduğu, yanında mücevherlerle tezyin edilmiş “Kelile ve Dimne“ kitabı taşıdığı, Acemlerle (Sasani Devleti) yaptığı mektuplaşmalarda onları kutsadığı gibi iddialarla suçlu bulunarak zindana atılmış ve yakınları Samarraya sürülmüştür. Hapis hayatına 1 yıl daya-nabilen Afşin, H. 226/M. 841 (Haziran ayı) yılında zindanda aç bırakılmasından dolayı hayatını kaybetmiştir. Önceleri İslamiyet’e hizmetleri dolayısıyla adına şiirler yazdıran Mutasım, Afşin öldükten sonra onu yaktırmış ve küllerini Dicle nehrine döktürmüştür.Kaynak : kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 26 Eylül 2018 - 17:53
AFŞİN BEY(HAYDAR B. KÂVÛS) KİMDİR?
Abbasi HizmetindeTürk Komutan Afşin Bey, asıl adı Haydar b. Kâvûs olup Abbasiler za-manında Türk asıllı komutanlardan biridir. Abbasilerin hizmetine ne zaman girdiği kesin olmayan Afşin Bey memluk (köle) olarak İslam devletinde görev almış, fakat zamanla yükselerek halifeler nezdinde büyük itibar kazanmıştır.
Kültür-Sanat
26 Eylül 2018 - 17:53















