Bayazıtoğulları’ndan Hacı Abdullah Bey’in oğlu İskender Bey tarafından XVII. yüzyılın ortalarında inşa edilmiştir. Bu cami ve medreseden oluşan külliyenin orijinal yapısı, ahşap kirişlemeli ve düz toprak damlıdır. Ancak cami harabe hale gelince, Mahkeme-i Şer’iyye’de müsteşarlık yapan Hacı İbrahim Evliya Efendi tarafından Mimar M. Ali Kapıkaya’ya 1912-1914 yılları arasında yeniden yaptırılmıştır.
Cami, çeşitli dönemlerde tadilat görmüş olup 1963 ve 1987 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Günümüzde cami, tek kubbeli yapılar arasında yer alır. Yapı dıştan 13.90 x 13.90 m boyutlarında bir harime ve kuzey tarafında 3.90 x 13.90 m ölçülerinde üç kubbeli bir son cemaat yerine sahiptir. Ayrıca, kuzeydoğu köşesinde tek şerefeli bir minare bulunmaktadır. Cami inşasında sarımtırak renkte kesme taş malzeme kullanılmış ve su basmanı üzerine inşa edilerek yapı fevkânî bir görünüme kavuşturulmuştur.
Caminin iç mekânına, kuzey duvarının ortasında yer alan yuvarlak kemerli kapıdan girilir. İç ölçüleri 13.75 x 13.75 m olan harim, köşelerden tromplarla geçilen bir kubbe ile örtülüdür. Bu kubbe, sekizgen kasnak üzerine oturur ve kasnak profilli silmeli sekiz payanda ile desteklenir. Harim, toplam otuz üç pencere ile aydınlatılmaktadır. Kıble duvarının ortasında yer alan kesme taş mihrap, kapının eksenine yerleştirilmiştir. Mihrabın batı tarafında sekiz basamaklı ahşap minber bulunmaktadır. Harimin kuzeyinde, cümle kapısının üst kısmında ahşap müezzin mahfili yer almaktadır.
Cami, eklektik üslubu yansıtan zengin süslemelere sahiptir. Cephe duvarları, örtü sistemi, cümle kapısı, mihrap ve minarede çeşitli geometrik motiflerle süslemeler yapılmıştır. Ayrıca, harimin kubbesinin eteği ve göbek kısmı kalem işi tekniğinde bezenmiştir. Caminin mihrap, cümle kapısı ve avlu kapısında inşâ ve âyet kitabeleri bulunmaktadır.
Kaynaklarda yapı, “Hacı İskender Cami-i Şerifi” ve “Acemli Cami-i Şerif-i” olarak anılmaktadır.















