Cumhuriyet dönemi eseri olan bu cami, hayırseverlerin katkılarıyla 1993-2010 yılları arasında inşa edilerek ibadete açılmıştır. Mimar H. Mehmet Güneri’nin mimari projesi ve Aslan Genç’in statik projeleriyle şekillenen cami, şehrin en büyük ibadethanesi olarak öne çıkmaktadır.

Mimari Özellikler
Abdülhamit Han Camii, 20 bin metrekarelik bir arsa üzerine inşa edilmiştir ve klasik Osmanlı mimarisinin izlerini taşır. Caminin mihrap, minber ve müezzin mahfili gibi mermer işleri Nihat Kartal; vitray işleri Abdulkadir Aydın; hüsn-ü hat yazıları Arif Yücel; kalem işi süslemeleri ise Erkan, Emre ve Emin Büyükçapar kardeşler tarafından yapılmıştır. Ahşap oyma işleri ise Ali Gülaçtı'nın eseridir. Cami, dört yarım kubbeyle desteklenen ve 22 metre çapında, 46 metre yüksekliğinde merkezi bir kubbeye sahiptir. Bu kubbe, sekizgen bir kasnak üzerinde yükselmektedir ve klasik Osmanlı mimarisine özgü piramidalleşme özelliklerini sergiler.

Ek Yapılar ve Hizmetler
Abdülhamit Han Camii, sadece bir ibadethane olmanın ötesinde, bir külliye olarak tasarlanmıştır. Külliye bünyesinde Kur’an kursu, kütüphane, internet salonu, taziye evi, morg, gasilhane, şadırvan, abdest muslukları, kapalı otopark, sergi salonu, sağlık ocağı, mağazalar ve botanik bahçesi bulunmaktadır. Ayrıca, cami çevresinde seyir terası da yer alır.

Benzersiz Özellikler
Caminin dört köşesinde yer alan üçer şerefeli dört minare, 88.33 metre yüksekliğindedir ve kuzeydoğu köşedeki minarede asansör bulunmaktadır. Yapının iç mekânında toplam 185 pencere, doğal ışığın içeri girmesini sağlar. Caminin iç dekorasyonunda zengin kalem işi, taş, mermer, çini, vitray ve ahşap süslemeler kullanılmıştır. Bu süslemelerde, Kuran-ı Kerim’den alınmış ayetler, Kelime-i Tevhid ve Esma’ül Hüsna da yer alır.

Tarihsel ve Kültürel Bağlam
Abdülhamit Han Camii’nin plan şeması, Mimar Sinan’ın “Çıraklık” dönemi eseri olan İstanbul Şehzade Camii’nden (1544-1548) esinlenmiştir. Ancak, eksedraların kullanılmaması gibi bazı farklılıklar bulunur. Ayrıca, caminin harim kısmında kullanılan üçer şerefeli dört minare, Mimar Sinan’ın “Ustalık” dönemi eseri olan Edirne Selimiye Camii’nden (1569-1575) etkilenmiştir. Caminin merkezî kubbe yüksekliği ve harim ölçülerinde Kahramanmaraş’ın trafik kodu olan 46 rakamına atıfta bulunulmuştur.

Abdülhamit Han Camii, Kahramanmaraş’ın kültürel ve dini hayatında önemli bir yere sahiptir. Klasik Osmanlı mimarisi ile modern inşaat tekniklerini birleştiren bu yapı, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda şehrin simgelerinden biridir. Caminin yapımında emeği geçen tüm sanatkarlar, bu eseri ölümsüz kılan detaylı işçilikleriyle büyük bir takdiri hak etmektedir.












