Kahramanmaraş’ın 1919 yılında Fransızlar tarafından işgali
sırasında öne çıkan önemli karakterlerden birisidir. Abdal Halil Ağa,
Kahramanmaraş’a Malazgirt sonrası ilk yerleşen Oğuz boylarından birisi olan
Abdallar oymağının 1919 yılındaki ağasıdır. Abdal oymağı Beydillilerle beraber
güney illerine Horasan’dan gelmişlerdir.
Şehre gelecek olan Fransız işgal birliklerini görkemli bir
törenle karşılamak isteyen işbirlikçi Ermeniler işgalden bir gün önce 28 Ekim
1919’da Abdal Halil Ağa’nın yanına giderler. O dönem Kahramanmaraş’ta mukim
Abdallar davul çalarak geçimlerini temin etmektedir. Abdal Halil Ağa’dan
adamlarını toplayıp davullarla zurnalarla Fransız birliklerini karşılaması için
para teklif ederler. abdal halil ağa bu teklif karşısında “Değil bir kese altın
davulumun kasnağını altınla doldursanız ben din kardeşlerimin bağrına çomağımı
vurmam!” diyerek reddeder. Bu cevaba öfkelenen işbirlikçi Ermeniler tehditler
savurarak ayrılırlar. Abdal Halil Ağa’nın verdiği bu cevap ve tavizsiz duruşu o
gün dilden dile yayılır. Abdal Halil Ağa olayı, işgal döneminde çaresiz günler
yaşayan Müslüman Türk milletinin hislerine tercüman olmuş ve işgale karşı
duruşun sembollerinden birisi haline gelmiştir.
22 gün süren Maraş harbinden sonra 12 Şubat 1920’de Fransız
birliklerinin şehirden gizlice kaçtığı anlaşılınca, Abdal Halil Ağa ve
davulcuları şehrin dört bir yanında davullar çalarak bu zaferi duyurdular. Daha
sonraki yıllarda da her kurtuluş günü yaklaştığında Abdal Halil Ağa aylarca
davul çalarak bu bayramın büyük bir şenlik havasında kutlanmasına katkı
sağlamıştır. Çocukları ve torunları da her yıl davullarıyla Kahramanmaraş’ın
kurtuluşunu duyurmuşlardır. Cumhuriyet kurulduktan sonra kendisine ev, arazi
verilmek istenmiş fakat Abdal Halil Ağa bunları da kabul etmemiştir. Soyadı
kanunuyla “Davulcubaşı” soyadını almıştır. Çocuklarından bazıları daha sonra
soyadlarını “Deniz” olarak değiştirmişlerdir.
(Kaynak: kahramanmaraş Ansiklopedisi)















