İstanbul Bilgi
Üniversitesi, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin 20. yılında,
“Türkiye’nin Depreminde 20. Yıl: Bellek, Yapılanma, Gelecek” çalıştayını
düzenledi. Olası bir depreme karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekilen
etkinlikte, farklı bilim dallarından uzmanlar afet ve toplumsal travmalara dair
görüş ve uyarılarını katılımcılarla paylaştı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları
Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı ve Travma ve Afet Ruh Sağlığı
Çalışmaları Derneği (TARDE), “Türkiye’nin Depreminde 20. Yıl: Bellek,
Yapılanma, Gelecek” çalıştayını düzenledi. Açılış konuşmasını yapan İstanbul
Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek
Lisans Program Direktörü Prof. Dr. A. Tamer Aker, 17 Ağustos ve 12 Kasım
depremlerinin ülkemizde etkilerini 3 farklı çalıştayda inceleyeceklerini
belirtti. Düzenlenen ilk çalıştayda depremin geçmiş etkileri ele alınırken,
Haziran’da şimdiki etkileri ve Kasım’da olası etkileri değerlendirilecek. Aker,
Ağustos’ta gerçekleştirecekleri 2 günlük sempozyum sonucu bir rapor yayınlamayı
düşündüklerini belirtirken, gerçekleştikleri çalıştayın önemini şu sözlerle
açıkladı: “17 Ağustos Türkiye tarihinin önemli bir kilometre taşıdır. Ruh
sağlığı alanında çeşitli boyutlarıyla etkisi olmuştur. Böylesi önemli bir
dönemi belleklerimizde tazelemek, günceli bilebilmek ve geleceği
tasarlayabilmek adına bir çalıştaylar üçlüsü planladık. Bir sempozyumla
desteklenecek bu üçlünün ilk ayağını 6 Nisan’da birlikte gerçekleştiriyoruz”
“2020 yılına kadar İstanbul’da deprem olma olasılığı yüzde
30”
Çalıştaya konuşmacı olarak katılan ve 17 Ağustos Depremi’ni
Kocaeli’nde yaşayan Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik
Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, Türkiye’nin deprem
gerçeğiyle ilgili önemli bilgiler aktardı. Dünyada 5,5’in üzerinde en sık
deprem olan ülkeler arasında Türkiye’nin 6. sırada olduğunu belirten Barış,
dünyada afet nedeniyle yıllık can kaybının en yüksek ülkeler arasında
Türkiye’nin 3. sırada olduğunu söyledi. Olası İstanbul depremine de değinen
Barış, olasılıkların yıl geçtikçe azaldığına dikkat çekti. Barış, 2020 yılına
kadar İstanbul’da bir deprem olma olasılığının yüzde 30 civarında olduğunu
belirterek doğa kaynaklı tehlikeler için temel kuralın “Geçmişte meydana
gelmişse bir gün mutlaka tekrarlayacaktır” olduğunu ifade etti.
Depremin psikolojik etkileri ele alındı
“Farklı Bakış Açılarıyla 17 Ağustos ve Ruh Sağlığı
Mücadelesi Oturumu”nda konuşan İstanbul bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri
Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 17
Ağustos Depremi’nin ruh sağlığı çalışmalarına etkilerine değindi. Şimşek, olası
bir deprem sonrasında psikolojik de-briefing grupları, bilişsel yeniden
yapılanma terapileri, etkilenim odaklı terapiler, başa çıkma terapileri, EMDR
ve bilişsel davranışçı terapileri gibi yöntemlerin depremi yaşayanlar üzerinde
etkili olduğunu belirtti.
17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin 10.yılında
“Türkiye'nin Afeti” adı ile Kocaeli'de gerçekleştirilen etkinliklerin, beklenen
İstanbul Depremi'nin de etkisiyle 20. yılında İstanbul'a taşınması fikrinden
yola çıkılarak üç farklı çalıştay planlandı.















