Zirve kapsamında düzenlenen “Küreselleşen Dünyada Ailenin
Önemi: Öncelikli Politikalar ve Uygulamalar” başlıklı “Liderler Oturumu”nda 9
ülkenin bakanı yürüttükleri politikaları ve tecrübelerini paylaştı.
Oturumun moderatörlüğünü İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın
Dayanışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak yaptı. Albayrak, söz konusu kadın
olduğunda ailenin bu konuda önemli bir işlev gördüğünü belirterek, aile
kavramında hem kadının hem erkeğin hem de çocuğun güçlü bir rol oynadığını
söyledi. Kadının güçlü olduğu bir aile de erkeğin de güçlü olduğunu vurgulayan
Albayrak, “Kadına karşı şiddet doğu toplumlarına has bir özellikmiş gibi
gösterilmektedir. Böyle bir algı yaratılmaktadır. Oysa batı toplumlarında aynı
sorunlar yaşanmaktadır” diye konuştu.
2019 yılında iki şura birden gerçekleştireceğiz
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt
Selçuk, küreselleşmenin her konuda olduğu gibi aile üzerinde de önemli etkileri
olduğunu söyledi. Ailenin Sorumluluk, Saygı, Sadakat, Sabır ve Sevgi
tuğlalarından oluşan toplumun nüvesi olduğunu belirten Bakan Selçuk, şunları
kaydetti: “Türkiye’de oluşan sosyal devletin dünyada eşi benzeri yok. 2018
yılında yaptığımız sosyal yardımlar 40 milyar TL’yi geçti. Yoksulluk
oranlarımız azalıyor. Bütün vatandaşlarımızın yanında olmaya çalışıyoruz.
Şartlı eğitim, sağlık, gebelik yardımları, çocukları korumaya yönelik yardımlar
yapıyoruz. 122 bin çocuğumuz SET Programı sayesinde ailelerinin yanındadır.
İstihdam alanında da hem kadınlarımıza hem de erkeklerimize istihdam
sağlıyoruz. 1 milyon hanede 2 milyon vatandaşımızı ziyaret ettik. Ailelerimiz
kendi içinde bir dayanışma kültürü oluşturarak sorunları çözüyor. Bakıma muhtaç
yaşlılarımızın yüzde 91’ni ailelerimiz üstleniyor. Ailelerimizin
geleneklerimize kültürümüze sahip çakarak küresel yozlaşmanın önüne geçeceğine
inanıyorum. Gelecek yıl da aile ve yaşlılık şuraları gerçekleştireceğiz.”
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mosuumeh
Ebtekar, ailenin gelişen teknoloji ile birlikte geleneksel değerlerini
kaybetmeye başladığını belirtti. Ailenin yalnızlığın çaresi olduğunu vurgulayan
Etbakar, şunları söyledi: “Ailenin sunduğu hizmetler küresel toplum için barış
için çok önemlidir. Ailenin güçlendirilmesini istiyorsak bunu güçlendirecek,
eşit evlilik kanunlarına ihtiyacımız var. Dijital dönüşüm gerçekleşiyor,
bununla birlikte bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Ailede iletişimle
ilgili sorunlar yarattı bu dönüşüm. Aile fertleri arasındaki iletişimi olumsuz
etkiledi. 2 saat birlikte vakit geçiren aileler artık 20 dakika
görüşebiliyor.Çocuklar birebir yüz yüze yerine elektronik cihazlarla görüşüyor.
Bu da önemli sorunlar doğurdu. İran’da 40 yıldır yapılmış mevzuatla ilgili
çalışmalar yapıyoruz. Bu konularla ilgili ulusal aile diyaloğu başlıklı bir
program da yürütüyoruz.”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Zeki Çeler, globalleşme yaşanırken koruyucu önlemleri almamanın
sıkıntılarını yaşadıklarını söyledi. Göç, yoksulluk, teknolojideki gelişmeler
ailenin kurumunu olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Çeler, “KKTC’de aile
yapısında enflasyon işsizlik, sağlık gibi sorunlardan dolayı etkileşimler
yaşanmaktadır. Son bir yılda 800 den fazla eş boşandı. Bu da çocuklarımı çok
etkilemektedir. Dengeli bir aile yaşamının devam ettirilmesi öncelikli
çocukların topluma faydalı bir şekilde yetiştirilmesi ile olur. Yasalarda
değişiklikler yaparak çocukların ve ailelerin güçlendirilmesi için önemli
adımlar attık. Ailelerimizi çeşitli yardım seçenekleriyle de desteklemeye devam
ediyoruz. Doğumdan ölüme kadar tüm bireylerle ilgileniyor, çok yönlü hizmetler
sunuyoruz” dedi.
Endonezya Aile Bakanı Yohana Susana Yembise, son 5
yılda aile kurumunu güçlendirmek için önemli çalışmalar yaptıklarını
belirterek, “Kapsamlı bir çerçeve çalışması gerçekleştiriyoruz. Toplumsal
cinsiyet eşitliği ve aile için kanunlarımızda önemli maddelerimiz mevcut.
Kadına ve çocuklara karşı programlar yapıyoruz. Aile yaşam merkezleri
kuruyoruz. Ebeveyn kanunu için de hazırlıklar yapıyoruz. 700’den farklı kültür
ve 5 büyük din var ülkemizde. Herkesin ayrı bir aile yaşantısı var. O yüzden
geleneksel ve dini liderlere yaklaşıyoruz. Onların aileye bakışıyla birlikte
projeler oluşturuyoruz” diye konuştu.















