Kadınlar tarafından
tercih edilen sivri burunlu yüksek topuklu ayakkabılar halk arasında ayakta
kemik çıkıntısı veya çarpık parmak olarak bilinen halluks valgus rahatsızlığına
neden olabiliyor.
Yapılan çalışmalar özellikle 6 cm'den yüksek topuklu
ayakkabı giymenin halluks valgus oluşum riskini yaklaşık 2,5 kat artırdığını
ortaya koyuyor. memorial ataşehir hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji
Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Güray Batmaz, kadınlarda erkeklerden 20 kat daha
fazla görülen halluks valgus hastalığı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi
verdi.
Ayağınızda fazladan
kemik yok
Ayak başparmağının dışa doğru dönerek çıkıntı görünümünü
aldığı halluks valgus rahatsızlığında hastaların birçoğu ayaklarında fazladan
bir kemik oluştuğunu düşünebilmektedir. Ancak bu durum ayakta başka bir kemiğin
oluşması değil ayak başparmağının tarak kemik üzerinde dışarı doğru kaymaya
başlamasıyla tarak kemiğinin daha belirgin hale gelmesidir. Halluks valgus
kadınları sıklıkla etkilemekle birlikte erkeklerde ve hatta genç hastalarda da
görülebilmektedir. Çocuk yaş grubunda görülen tipte genellikle 10 yaşına kadar
maksimum eğrilik oluşup, ilk 10 yıldaki kadar hızlı seyretmese de yıllık artış
devam etmektedir.
Ayakkabı seçiminiz
etkili olabilir
Halluks valgus bazı hastalarda ağrısız ilerleyebilirken bazı
hastalarda özellikle sivri burunlu topuklu ayakkabı giyilmesiyle şiddetli
ağrılara yol açabilmektedir. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen halluks valgus
rahatsızlığında ayak tabanında nasırlaşma görülmesi bu durumun süreklilik gösterdiğinin
bir işareti olabilir. Düztabanlık, aşırı esnek eklemler gibi bazı durumlar da
halluks valgus rahatsızlığına zemin hazırlayabilmektedir. Hastanın halluks
valgusa genetik yatkınlığı da varsa ayakkabı seçimi süreci
hızlandırabilmektedir.
Topuk yüksekliğini 6
santimetre ile sınırlayın
Yapılan çalışmalarda 6 cm’den yüksek topuklu ayakkabı giyilmesinin, ayakkabının burnu geniş dahi olsa, halluks valgus gelişimi için
risk oluşturabildiğini ortaya koymaktadır. Yüksek topuklu ayakkabı giyen çalışanların
düztaban ayakkabı giyenlere oranla halluks valgus gelişme riski yaklaşık 2,5
kat artmaktadır. Sivri burunlu ve topuklu ayakkabı seçiminin uzun yıllar devam
etmesi halluks valgus gelişme riskini daha da artırmaktadır.
Gece ateli ağrıyı
alabilir ama tedavi etmez
Halluks valgus hastalığının tedavisinde kullanılan gece
ateli veya parmak arası makara gibi uygulamalar yaşanan ağrıyı
azaltabilmektedir. Ancak bu uygulamalar ayak parmağında oluşan eğriliğin
derecesinde olumlu bir etki yaratmamaktadır. Bununla birlikte çıplak ayak
koşusuna yakın performans gösteren minimalist koşu ayakkabısı olarak bilinen
ayakkabı kullanımı ayaklara binen yüklerde düzeltme yaratabilmektedir.
Halluks valgus ameliyatı
kişiye özel planlanmalıdır
Halluksvalgus hastalığının kesin tedavisi cerrahi yöntemdir. halluks valgus ameliyatı sonrasında ayak tabanına binen yük dağılımı sağlıklı
kişilerinkine yaklaşmaktadır. Cerrahi sonrasında yapılan yürüyüş analizlerinde
6 ay-1 yıl arasında belirgin düzelmeler görülmektedir. Sporcularda
halluksvalgus ameliyatı sonrasında spora dönüş süresi 3 ay ile 1 yıl arasında
değişmekle birlikte spor hayatına dönüş oranları oldukça yüksektir. Halluks
valgus ameliyatları titizlikle incelenmesi gereken bir durumdur. Yapılacak
cerrahinin şekline hastanın durumuna göre karar verilmelidir.
Halluks valgus ameliyatından
önce planlanırken;
Hastanın biyomekaniği
Kemik ameliyatına yumuşak doku ameliyatının eklenip
eklenmemesi
Hastanın eklem gevşekliği veya sertliği
Halluks valgusa eşlik eden düztabanlığın varlığı
Eklemde kıkırdak dokunun aşınıp aşınmamış olması
Yapılacak kemik kesilerindeki açının dar veya geniş olması
gibi birçok durum değerlendirilerek ameliyat buna göre planlanmalıdır.
Ameliyattan sonra hastayı erken mobilize edebilmek için özel
yapım halluksvalgus ayakkabıları kullanılmaktadır. Ancak ayak ameliyatlarından
sonra ayakta uzun süre şişlik sorunu görülebilmektedir. Yaklaşık 1,5 ayın
sonunda hastaların günlük rutinlerine dönmesine izin verilmektedir. Sporcular
için özel bir değerlendirme ve spora dönüş programı yapılmalıdır.















