Metro Türkiye ev
sahipliğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu, TOBB, İstanbul Ticaret Odası, Milli
Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle
gerçekleşen 2. İstanbul Coğrafi İşaret Zirvesi’nde, İstanbul’un coğrafi
işaretli ürünleri ve bu konuda yapılan çalışmalar kamu, siyaset ve iş
dünyasının önde gelen isimleri tarafından ele alındı.
İSTANBUL – 18 Aralık 2019 - Türk mutfağının daimiyetini
sağlama ve gelecek nesillere miras bırakma misyonunu üstlenen Metro Türkiye ev
sahipliğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu, TOBB, İstanbul Ticaret Odası, Milli
Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın desteği
ve katılımıyla 2. kez İstanbul Coğrafi İşaret Zirvesi düzenlendi.
Metro Türkiye bünyesinde yer alan Türkiye’nin ilk gastronomi
keşif platformu Gastronometro’da gerçekleşen zirvede kamu, siyaset ve iş
dünyasından önde gelen tüm paydaşlar, İstanbul’un coğrafi işaretli ürünlerini
ve bu konuda yapılan çalışmaları ele aldı.
Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai’nin
açılış konuşması ile başlayan zirveye, İstanbul Vali Yardımcısı Uğur Aladağ,
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Türk Patent ve Marka
Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Massimo
Gaiani, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken, Türk Patent ve Marka Kurumu
Coğrafi İşaretler Daire Başkanı Hakan Kızıltepe, İstanbul Ticaret Odası Yönetim
Kurulu Sayman Üyesi Ahmet Özer,İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz
Karaca, İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, MEB Mesleki ve Teknik Eğitim
Genel Müdürlüğü Eğitim Politikaları Daire Başkanı Dr. Recep Altın, Ticaret
Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Alper Bozkurt, Şef Somer
Sivrioğlu ve ilgili kurum, kuruluş temsilcileri katıldı.
Konuşmasında Türk mutfağının adeta sınırsız bir potansiyele
sahip olduğunu söyleyen Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai,
“Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısı 460’ın üzerinde ve bir o kadar daha
aday ürün var. Potansiyel ise 2.500’den fazla. Bu rakam neredeyse tüm
Avrupa’nın toplam ürün potansiyeliyle aynı. AB, Coğrafi İşaretlerden yıllık 75
milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Dünyada ise yıllık 200 milyar doların
üzerinde bir katma değer oluşturuyor. Türkiye’nin bu potansiyelini hak ettiği
noktaya getirmemiz ekonomimize milyarlarca dolar katma değer anlamına geliyor.
Bu amaçla, İstanbul’un Ormanlı pirincinden Çengelköy salatalığına, Kalfaköy
kömüründen çakıl domatesine tüm coğrafi işaretli ürünlerini yarınlara taşımak,
değerlerini ortaya çıkarmak için paydaşlarımızla çalışıyoruz. Tüm
ekosistemimizi, İstanbul’un bu kadar değerli bir zenginliklerini, ülkemizde ve
yurt dışında daha güçlü bir şekilde duyurmak için ortak çalışmalara davet ediyoruz.”
dedi.
“65 bin öğrenci derslerinde coğrafi işaretleri
okuyor”
2012 yılında Metro Türkiye olarak coğrafi işaretli ürünler projesine başladıklarını belirten Minialai konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bugün raflarımızda bulunan 150’ye yakın coğrafi işaretli ürün ve 10 Metro ülkesine yapılan yaklaşık 10 milyon euroluk ihracat rakamı bu çalışmalarımızın bir sonucudur. Şu ana kadar hayata geçirdiğimiz projelerle 120 restoranın menüsünde coğrafi işaretli ürünlerin kullanılmasını sağladık. Coğrafi işaretli ürünlerin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması için eğitim de şüphesiz en önemli konulardan biri. Bu nedenle 11. Kalkınma Planı’nda sunduğumuz öneri neticesinde, coğrafi işaretli ürünler bu yıl okullarımızda müfredata girdi. Bunun için geçtiğimiz aylarda Milli Eğitim Bakanlığımız ile bir protokol imzalamıştık. Şu anda mesleki ve teknik liselerin yiyecek - içecek hizmet alanında okuyan yaklaşık 65 bin öğrenci derslerinde coğrafi işaretleri okuyor, öğreniyor. Bu konuda katkımız olduğu için onur duyuyoruz. Çünkü coğrafi işaretli ürünler sadece Metro Türkiye’yi değil hepimizi daha güçlü yarınlara taşıyacak engin bir potansiyeldir. Yerli turist hafta sonları Gaziantep’e, Hatay’a birbirinden güzel yemekler yemeye gidiyor. Neden yabancı turist de bunu yapmasın? Veya neden Ezine’ye yurt dışından turlar düzenlenmesin? Gelin bu potansiyeli hep birlikte ortaya çıkaralım, Türkiye’nin bu gizli hazinesini tüm dünyaya tanıtalım.”















