“Modern bilişim
teknolojisi, gerçek bir güvensizlik krizine sebep oldu” diyen Türkiye’nin yeni
nesil ve yerli sosyal ağ uygulama girişimi PeerBie’nin Kurucusu semih seçer “Artık ‘sahte’ haber istemiyoruz. Haberin kaynağını önemsiyoruz.
Çok fazla bilgiye maruz kalsak da güvenlik ve güvenilirliği
eskisinden daha çok önemsiyoruz, çünkü aynı anda çok kanaldan çok veriye maruz
bırakılıyoruz” diyerek 2020 yılının veri tüketim trendlerine dair görüşlerini
paylaştı.
Sosyal ihtiyaçlar doğrultusunda uygulamalar geliştiren
PeerBie, yeni dijital dünyada fırsatlar kadar risklerin artışıyla daha ‘niş’ ve
güvenli ortamların öne çıkacağı düşüncesi ile 2020 yılında tüketilecek veri
türü ve verinin güvenliğine dair öngörülerini paylaştı:
“Yeni yıl beraberinde
yeni sosyal medyayı getirecek. Dünyanın veri tüketim trendlerini analiz
ettiğimizde, her geçen gün aile, arkadaş ve takipçilerimizden oluşan küçük
platformlara yöneliyoruz. Herkesi değil, bize uygun takipçileri hedefliyoruz.
Yeni sosyal medya artık gelenekselde olduğu gibi herkesi hedeflemiyor. Sosyal
medyadan da beklentimiz, tüketim trendlerindeki gibi daha ‘bize özel’ yani niş
olması yönünde. 2020 yılında her geçen saniye artan 4 milyarı aşkın internet
kullanıcısı her gün yeni bir veri üretmeye ve kendisi ile ilgili verileri
tüketmeye devam edecek.” açıklamalarını yapan peerbie Kurucusu Semih Seçer,
2020 yılında verinin dijital ortamda nasıl tüketileceğini 10 maddede yorumladı.
Videolar, tahtını koruyacak
Semih Seçer, “Videolara olan ilgimiz devam ediyor. Kolay
paylaşılması, eğlenceli olması, çabuk tüketilebilmesi gibi gerekçeler videolara
olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. YouTube, Google arama motorundan sonra
ikinci en büyük arama motoru konumunda. Cisco’nun son araştırmaları 2020
yılında videonun internet trafiğinin yüzde 75’ini kaplayacağını ortaya koyuyor”
diyerek videonun önemini vurguladı.
Her aramayı Google üzerinden mi yapacağız?
“Her sosyal medya platformu kendisine ait bir veri bankası
oluşturuyor. Bu durum, öne çıkanların kendi alanında dominant olmasını
sağlayacak diye düşünüyorum. Örneğin LinkedIn, dünyanın en büyük iş arama
moturu olabileceğini öngörmek yanlış olmaz. Burada doğru soruyu sormak önemli.
Her aramayı aynı kanaldan mı yapacağız, yoksa özel olanlar için ona özel
mecraları mı kullanacağız?
Son dakika haberleri
‘son dakika’ paylaşılanlarda saklı
“Forbes’a göre internet kullanıcılarının yüzde 50’si son
gelişmeleri ilk önce sosyal medyadan takip ediyor ve öğreniyorlar. Bu da sosyal
medya trafiğinde yüzde 57’lik bir artışa karşılık geliyor”
Daha az tık’la daha
çok iş
Kullanıcıların daha az eforla hayat kalitelerini daha çok
artırmaya yardım eden uygulamalara yönelmeye devam edeceğini söyleyen Seçer,
sosyal medyanın yeni servisleri hayata geçireceğinin altını çizerek “sohbet ve
sosyalleşmek için yola çıkan pek çok uygulama artık anlamlı verisi ile
kullanıcısına daha ‘derin’ anlam katmaya çalışıyor. Yakın zamanda Instagram
uygulaması içinden tanımlanabilecek kredi kartı bilgileri ile online ürün
satışına başlanması gibi” açıklamasını yaptı.
Sosyal medya daha demokratik olacak
Seçer, “Gartner tarafından hazırlanan ‘2020 Yeni
Teknolojiler’ raporunda ortaya konduğu gibi Augmented Reality (AR), Artificial
Intelligence (AI) ve Machine Learning (ML)’in daha çok hayatımıza girmesi ile
sosyal medyanın demokratikleşmesi ve çoklu tecrübe gibi kavramlar kavramdan
önce davranışla hayatımızın bir parçası olacak ve yaşam pratiklerimizi
değiştirecek” dedi.
Sahte haberi filtreleyip
vakit kaybetmeyeceğiz
Sosyal medya ve yapay zeka birlikteliğinin aslında
gönderilerin önceliği, hangi içeriğin kime gösterileceği gibi konularda şu anda
çokça kullanıldığını, ilerleyen günlerde de “sahte” haberlerin filtrelenmesi
için kullanımının artacağını düşünen Seçer, bu sayede yanlış veriyle yaşanacak
vakit ve verim kaybının önüne geçileceğini öngörüyor.
Güvenli miyiz ve
güvende miyiz?
“Girdiğimiz her uygulama, platform ve kanal kendi
algoritmalarını üretiyor ve sizin davranışlarınıza özel bir deneyim sunmaya
çalışıyor. Bunu uzun zaman fark etmedik ve şaşırdık, verinin bizi etkilemesine
izin verdik. Hem kendi güvenliğimiz hem de varlığımızın sosyal medyadaki güven
kriterini önemsemeye daha çok başlayacağız. Yaşanan güvensizlik krizleri ile
artık kullanıcıların da dünya devlerinin de kişisel bilgilerin toplanış ve
kullanım şekillerine titizlik göstermeye başladığını gördük. Bunun için ülkemiz
dahil dünyada Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) alanında tedbirler alınıyor,
yaptırımlar yasallaşıyor. Bu konuda daha çok gelişme ve haber duyacağız”
Sosyal medyada anlam
reformu istiyoruz
“Kullanıcıların, bilginin algoritmalarla filtrelenmediği,
sadece mesajlaşma ve viral video paylaşımının ötesinde daha anlamlı yeni sosyal
medya beklentisi var. Sadece ailemizin, arkadaşlarımızın, kendi
takipçilerimizin olduğu küçük platformlarda, daha birebir etkileşim istemeye
başlıyoruz” diyerek insanları ortak paydada buluşturan mini platformların daha
başarılı olacağını düşünen Seçer’e göre buna komşular, ebeveynler,
girişimciler, alışveriş meraklıları ve göçmenler de dahil dedi.
Küçük gruplar halinde konuşmak isteyeceğiz
Sesini daha çok duyurmak ve kendisiyle daha yüksek
etkileşime girmek isteyen kullanıcı trendi yerini geniş mecralardan kapalı ve
mini gruplara bırakacak düşüncesiyle Seçer, “Facebook CEO’su Mark Zuckerberg de
grupların Facebook’un önemli bir taşıyıcısı olduğunu söylemişti” dedi.
Yeni kuşak, fikrini yüksek sesle söylemek
istiyor
Seçer son olarak “Artık sosyal medya kullanıcısı daha akıllı ve daha bilinçli. Kendine özel veriye daha hızlı ulaşmak istiyor, gerçek anlamda etkileşim beklentisi yüksek, kolayca fark edilebilen, takipçi ve beğeni sayıları ile değil, beklentileri ile öne çıkan bir profil sergilemek istiyor. Anons edilen değil, konuşan, fikir ifade eden, dinleyen, öğrenen ve öğreten olmak istiyor. Yeni teknolojilerin ürünlerinin de bu beklentilere cevap vermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.















