Türk Eğitim-Sen kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanı Ziya Yenipınar, uzun yıllar sonra MEB’in tepesine eğitimci kimliğe sahip bir bakanın gelmesi nedeniyle tüm eğitim camiasında bir heyecan uyandığını belirterek “Eğitimci vasfı ön planda olmayan bakanlar nedeniyle frekans sorunu yaşıyorduk. Ziya Selçuk’un sahayı bilen bakan olması ümitlerimizi yeşertti” dedi.Sözlerine yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u tebrik ederek ve başarı dileklerinde bulunarak başlayan Başkan Ziya Yenipınar, “Sayın Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı olması heyecan uyandırdı. Şimdi sıra bu heyecanın eğitim çalışanlarının motivasyonlarını artırıcı, adaletli bir yönetim anlayışının MEB’de tesis edilmesindedir” ifadelerine yer verdi.Bakan Ziya Selçuk’un eğitim camiasının yakından tanıdığı bir sima olduğunu belirten Yenipınar, şöyle konuştu: “Sayın Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı olarak atanması sendikal tercihi, siyasi ve ideolojik görüşü ne olursa olsun eğitim çalışanları içinde büyük heyecan uyandırdı. Bunun nedeni uzun yıllar sonra MEB’in tepesine eğitimci kimliğe sahip bir bakanın gelmesidir. Eğitimci vasfı ön planda olmayan bakanlar nedeniyle frekans sorunu yaşıyorduk. Öyle ki, eğitimcileri tahkir eden ifadeler kullanan bakanları dahi gördük. Bugüne kadar birçok uygulama sahadan dönüt almadan, masa başı projelerle hayata geçirildi. Ziya Selçuk’un sahayı bilen Bakan olması ümitlerimizi yeşertti. Sayın Bakan, ‘Ben buradaysam 950 bin öğretmenimiz MEB’in koridorlarında geziyor demektir’ demişti. Bu sözler, Ziya Selçuk’un çalışanlara verdiği değerin somut göstergesidir. Ziyaretimizde kendisine de ifade ettim; Sayın Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı olması heyecan uyandırdı. Şimdi sıra bu heyecanın eğitim çalışanlarının motivasyonlarını artırıcı, adaletli bir yönetim anlayışının MEB’de tesis edilmesindedir.”“ALO 147 GARABETİNİN KALDIRILMASI VE PERFORMANS SİSTEMİNDEN VAZGEÇİLMESİ BİZLERİ SEVİNDİRDİ!”Bakan Ziya Selçuk’un Alo 147’yi kaldırması ve performans sistemini uygulamayacağını açıklamasını olumlu karşılayan Yenipınar şunları söyledi: “Alo 147’nin işleyişine karşıydık. Alo 147 üzerinden yapılan isimsiz ihbarlarla birçok öğretmen hakkında soruşturma açılmıştı. Alo 147 hizmet hattı değildi ve eğitim çalışanlarına tepesinde Demokles’in kılıcı gibi durmuştu. Alo 147 garabetinin kaldırılması ve performans sisteminden vazgeçilmesi bizleri sevindirdi. Performans değerlendirme sistemi de eğitim hizmetinde fiilen mümkün olmaz. Çünkü eğitim hizmeti ticari bir meta değildir. Hatırlarsanız geçtiğimiz Ekim ayında performans değerlendirme sistemi 12 ilde pilot uygulanmaya başlanmıştı. Bu sistem öğrencilerin nahoş paylaşımlarının ardından iki gün içinde kapatılmıştı. Herkes bilmelidir ki; öğretmenlere performans değerlendirme sistemi hayata geçirilseydi, bu, psikolojik şiddetin aracı haline gelecekti. Zaten ülkemizde öğretmenlerimize yönelik şiddet çok yaygındır. Böyle bir ortamda öğretmenleri notla değerlendirmek şiddeti körükleyecekti. Sayın Bakan bu garabet uygulamanın farkındaymış ki kaldırdı. Kendisine teşekkür ediyoruz. Sayın Selçuk’un sahada ne konuşulduğunu biliyor olması bu dokunuşları beraberinde getirmiştir.”SAYIN SELÇUK MEB’İ HAYDUT DÜZENİNDEN KURTARMALIDIRMilli Eğitim Bakanlığı’nın, uzunca bir süredir ilk atamadan, görevde yükselme ve yönetici atamalarına kadar, mülakat uygulamalarıyla çatır çatır kul hakkı yenilen ve bu nedenle de eğitim çalışanlarının acımasızca ve ahlaksızca ötekileştirildiği bir düzeni yaşadığını vurgulayan Yenipınar, “Milli Eğitim Bakanlığı, özellikle 2013’ten bu yana 6 kez değiştirilen ve her seferinde yandaş kadrolaşma hedefine biraz daha uygun bir zemin hazırlayan yönetici atama yönetmelikleriyle, adeta sadece Yönetici Atama Bakanlığı olarak anılır hale getirildi ve sürekli bir tartışmanın cenderesine mahkûm edildi” ifadelerine yer verdi.Liyakat ve adaleti esas almayan mülakat temelli yönetici atama sistemi nedeniyle sendika/vakıf/cemiyet görünümlü çetelerin marifetiyle on binlerce başarılı kurum idarecisinin tasfiye edildiğini kaydeden Başkan Yenipınar, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Okul ve kurumlarımızın büyük çoğunluğu tek vasıfları ‘Yandaş’ olan beceriksizliğe mahkûm edildi. Hak, güçlü olanın değil, haklı olanındır. Hakkın güçlünün olduğu düzen, haydut düzenidir. Maalesef epey bir süredir, MEB’de bir haydut düzeni hâkim kılınmıştır. Biat edenin makbul, eyvallah etmeyenin sakıncalı görüldüğü bu düzende çalışanlar insafsızca kamplaştırılmıştır. Hem çalışma huzuru katledilmiş hem de adalete ve devlete olan güven tahrip edilmiştir. Bu böyle gitmez, gitmeyecektir. Yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un ivedilikle yapması gereken, mülakat sistemini ve mülakata dayalı öncelikleri ‘İptal’ etmektir. Eğitim çalışanlarının yaşadıklarını ve hissettiklerini iyi bildiğine inandığımız sayın Selçuk’un, bu konuda kararlı bir irade ortaya koyduğunda eğitim çalışanlarının ve eğitim kamuoyunun arkasında duracağını da bilmesini istiyorum. Memleketimizin güzel geleceğini inşa etme yolunda tek bir tuğla koyan, ülkemize ve eğitim hayatımıza hizmet eden herkesten Allah razı olsun. Ancak şunu anladık ki, mesuliyet makamında oturanlar için iyi niyetli olmak yeterli değildir. Yöneticiler, -Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu- şuuruyla sorumluluk alanındaki her durumdan mesuldürler. Ki, son yıllarda MEB’de bırakın koyunu, nice sürüler haramilerin inisiyatifine terkedildi.”Milletin vicdanı ve ilahi adaletin, herkes için nihai ve en doğru kararı vereceğini aktaran Yenipınar, şunları kaydetti: “Bakın bir önceki Milli Eğitim Bakanı ve üst düzey bürokratı görevden ayrıldı. Hizmetleri için teşekkür ediyorum, bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum. Görevi devretmeleri ardından haklarında sosyal medyada on binlerce yorum yer aldı. Değerlendirmelerin neredeyse tamamı kahır ve sitem ifadeleriyle doluydu. Bunun çok iyi sorgulanması ve anlamlandırılması lazımdır. Bu mesaj iyi okunmalıdır. Eğitim çalışanlarının Sayın Ziya Selçuk ve MEB bürokrasisinden beklentisi; MEB teşkilatlarına çöreklenmiş çeteleri temizlemeleri, eğitimde liyakat ve adaleti katleden mülakat sistemini ve buna dayalı tasarrufları iptal etmeleri ve eğitimde uzunca bir süredir hasret kalınan huzuru inşa etmeleridir. Başta Sayın Selçuk olmak üzere MEB bürokrasisi şundan emin olsunlar ki, eğitim çalışanlarının bu beklentisi doğrultusunda adım atıldığında, eğitim camiası bu haydut düzeninden kurtarılıp huzura kavuşturulduğunda hem bugün ve hem her daim hayırla anılacaklardır.”Sistem değişikliklerinden kaynaklanan yığınlarca sorunun acilen çözüm beklediğini hatırlatan Türk Eğitim Sen Kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanı Ziya Yenipınar, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u bekleyen ve acil çözüm gerektiren başlıca sorunları şöyle sıraladı: “Ortaokul sonu Merkezi Sistem Sınavı ve yerleştirme işlemleri. Lise sonu Üniversite Yerleştirme Sınavı ve yerleştirme işlemleri. Öğretmenlerin maddi ve manevi problemleri ve motivasyonu. İdareci ve öğretmen alımlarında adaletin sağlanması ve mülakatın iptali. İmam Hatip Kontenjanların boş kalıp, Anadolu Liselerinin yetersizliği ve açıkta kalıp yerleşemeyen öğrencilerin durumu. Müfredat değişikliklerinden kaynaklanan problemler. Değerler Eğitimi adı altında okullarımızın çeşitli cemaat, tarikat, vakıf ve derneklere peşkeş çekilmesi. Personel arasındaki adalet, huzur ve barış ortamını sağlaması ayrıca sendikal ayrımcılığın ortadan kaldırılması. Okullardaki veli egemenliğini kaldırarak, disiplin ortamını sağlama çalışması. Okullardaki şiddet olaylarının önlenmesi. Okulların herkese eşit şartlar oluşturması. Bilim ve tekniğin teşvik edilerek, okulların her türlü gelişmeye açık hale getirilmesi.”
Eğitim
Yayınlanma: 19 Ağustos 2018 - 16:06
YENİPINAR: EĞİTİM CAMİASI ARADIĞI FREKANSI BULDU
Türk Eğitim-Sen Kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanı Ziya Yenipınar, uzun yıllar sonra MEB’in tepesine eğitimci kimliğe sahip bir bakanın gelmesi nedeniyle tüm eğitim camiasında bir heyecan uyandığını belirterek “Eğitimci vasfı ön planda olmayan bakanlar nedeniyle frekans sorunu yaşıyorduk. Ziya Selçuk’un sahayı bilen bakan olması ümitlerimizi yeşertti” dedi.
Eğitim
19 Ağustos 2018 - 16:06















