Yaz tatili ile
birlikte yoğun bir aktivite ve hareketlilik içerisine giren çocuklar parklarda,
bahçelerde ve havuzlarda daha fazla vakit geçirmeye başladı.
Çocukların oyun oynarken gerek kendilerinden, gerekse ortamın
fiziki koşullarından kaynaklanan sebeplerle karşılaşabilecekleri tehlikeli
durumlara karşı hazırlıklı olmak gerekiyor. Çarpışma, koşarken düşme, havuz
gibi ıslak zeminlerde kaymanın yüksek enerji ile gerçekleştiğini ve genellikle
kırıkla sonuçlandığını belirten memorial ankara hastanesi Ortopedi ve
Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, bu tür ortamlarda
çocukların başına gelebilecek yaralanmalar ve tedavi yöntemleri ile ilgili
bilgi verdi.
“Açık el üzerine
düşme” birinci sebep
Yaz tatilinde parklarda vakit geçiren, top oynayan, spor
yapan ve havuza giren çocuklar hareketli bir dönem yaşamaktadır. Bu
aktiviteleri yaparken de yüksek enerjiye sahip çocukların başına çarpışma,
koşarken düşme ve ıslak zeminde kayma gibi kazalar gelebilmektedir. Bu tür
kazaların başlıca sebebini ise “açık el üzerine düşme” oluşturmaktadır. Açık el
üzerine düşen çocukların el bileğinden ziyade dirsekleri ve ön kol kemikleri
kırılmaktadır. Çünkü çocukların dirsek ve ön kol kemiklerinin esnekliği, diğer
kemiklere göre daha azdır. Bu sebeple çocuklarda en sık gördüğümüz kırıklar
dirsek ve ön kol kırıkları olmaktadır.
Kıkırdak dokunun
fazlalığı kırığı gizleyebilir
Dirsek kırıklarının en büyük dezavantajı çocukların
büyümelerinin devam etmesi sebebiyle kıkırdak yapılarının çok daha fazla
olmasıdır. Bu durum çocukların röntgen filmlerinde sadece kıkırdağa kadar olan
kısımların net olarak görüntülenebilmesine neden olmaktadır.Kıkırdaktan dolayı
görüntülenemeyen dirsek kırıklarının da, çevresindeki sinirleri sıkıştırma ve
zedeleme, hatta kemiğin ön tarafındaki damara zarar vererek kolun dolaşımını
bozma ihtimali bulunmaktadır.
Kırığın yanlış
düzeltilmesi kangrene yol açabilir
Kıkırdak yapının fazla olmasının bir diğer olumsuz tarafı da
kırığın çok net görülememesi nedeniyle yanlış ve eksik düzeltme ihtimalidir.
Vücutta bir kırık oluşması, kemiğin dışına doğru kanama yapması anlamı
taşımaktadır. Bu kanama bazen beklenenden çok daha fazla olmaktadır. Yani bir
kol kırığında bir litreye yakın kanama gerçekleşebilir. Bu durumda kırığın
çevresinin sıkı sıkı sarılması kan dolaşımını bozarak, kangrene yol açarken,
uzuv kaybına bile sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle hastanelerde çocuk ya
da erişkinlere kapalı alçı yapıldığında hastalar dolaşım kontrolüne çağrılmakta
ve riskler konusunda bilgilendirilmektedir.
Kırık-çıkıkçılardan
uzak durun!
Eskiden çok fazla doktor olmaması nedeniyle, özellikle
kırsal kesimlerde kırık ve çıkıkçılar ön plana çıkmaktaydı. Ancak bu kırık ve
çıkıkçılar, kendi yaptıkları alçılarla kan dolaşımını engelleyerek çocuklarda
çok büyük sakatlıklar oluşmasına sebep olmuşlardır. Günümüzde ortopedist sayısı
arttı ve kangren olguları çok azaldı. Ancak yine de ailelerin bu konuda her
zaman duyarlı olmaları ve kırık – çıkıkçılardan uzak durmaları gerekmektedir.
Kırık kemikler
yumuşak dokuyu zedeleyebilir!
Dışarıda kontrolsüz oldukları için çocukların bütün
kemiklerinin kırılma ihtimalleri bulunmaktadır. Omuz, el bileği, kalça uyluk
kemikleri bu ihtimaller arasında sayılabilmektedir. Çocuklarda bu tür
kırıkların oluşması durumunda bir şekilde kırılan uzvun hareket etmemesinin
sağlanması gerekmektedir. Çünkü bu uzvun hareket etmemesi hem ağrı açısından,
hem de kırık uçların içerdeki yumuşak dokuya zarar vermesini engellemek
açısından önem taşımaktadır. Kırığın sabit hale getirilmesinin ardından
konusunda uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir. Tanı için öncelikli olarak
röntgen filmi çekilirken, ihtiyaç halinde tomografi ve MR’da istenebilmektedir.
Alınacak önlemler
kazaların önüne geçebilir
Çocukların yoğun olarak yazın karşılaştıkları bu kazaların
önüne geçmek için şu önlemler alınabilir:
Çocukların aktivite yaptığı yerdeki koşullar düzeltilmeli
Parklarda ve parkurlarda zeminler betondan değil, düşme
anında şok absorbe etme özelliği olan kauçuk gibi yumuşak malzemelerden
yapılmalı
Salıncak, kaydırak gibi oyuncaklar demirden değil, plastik
gibi daha yumuşak malzemelerden yapılmalı
Top oynanan çocukların taş üzerinde değil, çim üzerinde
oynanması sağlanmalı. Çünkü çim üzerine düşmekle, asfalt ya da taş zemine
düşmek aynı sonucu vermez
Kaykay, scooter ve bisiklete binen çocuklara özellikle diz
ve dirsek eklemleri ve kafayı koruyan koruyucular giydirilerek, kaskları
takılmalı
Havuz gibi ıslak zeminlerde düşme oranı çok yüksektir.
Kaymayı önleyici zeminler yapılmalı ve belli bir yaşın altındaki çocuklar
uzaktan da olsa gözlenmelidir.















