Özellikle Elbistan'a yakın konumda bulunan Akçadağ segmentinde yapılan incelemelerde, şu an için büyük bir depremi işaret eden olağan dışı bir bulguya rastlanmadığı bildirildi.
Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, çeşitli üniversitelerden ve yurt dışından uzmanların katılımıyla sürdürülen çalışmalarda, Malatya Fayı'nın 6 Şubat depremlerinden nasıl etkilendiği detaylı şekilde inceleniyor. Yaklaşık 200 kilometre uzunluğundaki fay hattının üç ana segmentten oluştuğu, bu segmentlerin tek tek kırılması halinde yaklaşık 7,2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğu değerlendiriliyor.
Çalışmalar Akçadağ çevresinde yoğunlaştırıldı
Araştırmaların önemli bir bölümü, Elbistan sınırına yakın olan Malatya'nın Akçadağ ilçesi çevresinde gerçekleştiriliyor. Bölgede gelişmiş teknolojik cihazlarla ölçümler yapılırken, fayın hareketliliği saha çalışmalarıyla da yakından takip ediliyor. Amaç, Malatya Fayı'nın deprem üretme potansiyeline ilişkin daha net bilimsel veriler elde etmek.
"Şu an için olağan dışı bir bulgu yok"
Sahadaki incelemeleri değerlendiren Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Akçadağ segmentinde yapılan ölçümlerin büyük bir depremi işaret eden anormal bir durumu ortaya koymadığını belirtti. Ancak bu durumun riskin tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan İçelli, aktif fayların sürekli izlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Dikkatler Pütürge-Çelikhan arasındaki kırılmamış bölüme çevrildi
İçelli, Doğu Anadolu Fayı üzerinde Pütürge ile Çelikhan arasında yer alan yaklaşık 35 kilometrelik kırılmamış kesimin bilim insanları tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Bu bölgede enerji birikiminin sürdüğünü belirten uzman isim, mevcut bilimsel modellere göre söz konusu segmentin tek başına kırılması halinde 6,5 ila 6,8 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğinin öngörüldüğünü kaydetti.
"7 ve üzeri deprem beklentisini destekleyen veri yok"
Mevcut saha çalışmaları ve ölçümlerin, Malatya Fayı üzerinde kısa vadede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisini desteklemediğini ifade eden İçelli, sismik hareketliliğin sürekli takip edildiğini belirtti. Bölgede deprem sürüsü ya da farklı hareketliliklerin görülmesi halinde yeni arazi çalışmalarının hızla devreye alınacağını söyledi.
Uzmanlar, elde edilen verilerin vatandaşları rehavete sürüklememesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeği karşısında yapı güvenliğinin sağlanması ve afet hazırlıklarının kesintisiz sürdürülmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.










