Özellikle ilan sitelerinde 1 milyon TL civarında gösterilen 2+1 ve 3+1 "lüks" daireler, aslında gerçek değil.
Türkiye gazetesinden Kaan Zenginli’nin haberine göre; ilanda tüm evrakları tam, krediye uygun ve “acil satış” gibi gösterilen daireler için telefonla bilgi alan vatandaş, emlak ofisine davet ediliyor. Ancak işin aslı görüşmeye gidildiğinde ortaya çıkıyor. Çoğu zaman ya daire henüz projede oluyor, ya tapusu yok, ya da iskanı eksik çıkıyor. Danışmanlar ise klasik cümleyi kuruyor:
“Ev sahibi bizi de yanılttı.”
Bazı vatandaşlar görüşme sonrası beğenmedikleri konuta kapora verdikleri için pişman oluyor. Kapora iadesi yapılmaması en çok şikâyet edilen konular arasında. Hatta şehir dışından gelen bazı alıcılar, zaman ve para kaybıyla geri dönüyor.
Emlak sektörüne yakın kaynaklara göre, bir müşteriyi ofise çekebilmek için ilanlarda fiyatın bilerek düşük tutulduğu ifade ediliyor. Çünkü yüz yüze görüşmelerde satış ihtimali çok daha yüksek. Telefonla yapılan bilgilendirmelerde bu oran yüzde 20’lerde kalırken, ofise gelenlerde yüzde 50’nin üzerine çıkıyor.
Bir emlak ofisi sahibi, “Rekabet çok yüksek, ilanlar dikkat çekmek zorunda.
Ama doğru bilgi vermek şart” derken, başka bir emlak danışmanı şu önerilerde bulundu:
İlan detaylarını iyi okuyun İskan, tapu ve kat mülkiyeti belgesini sormadan ofise gitmeyin Kapora ödemesi yapmadan önce evi yerinde görün
Ticaret Bakanlığı, konut ilanlarında gerçek bilgilerin eksiksiz verilmesini zorunlu hale getirdi. Ancak "oltalama yöntemi" adı verilen bu ilanlar hâlâ yaygın. Çünkü sistemin açıklarından faydalanan bazı ofisler, vatandaşın bilgisizliğini fırsata çeviriyor.
- Tapu - Kat mülkiyeti var mı?
- İskan belgesi alınmış mı?
3. Proje değil, mevcut konut mu?













