Geophysical Journal International’da Mart 2026’da yayımlanan kapsamlı araştırma, Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların ardından özellikle Türkoğlu–Osmaniye hattında kritik düzeyde enerji birikimi oluştuğunu ortaya çıkardı.
1500 yıllık sessizlik tehlikeyi büyütüyor
Araştırmaya göre, Türkoğlu ile Osmaniye arasında uzanan fay segmenti yaklaşık 1500 yıldır büyük bir deprem üretmedi. Bu uzun suskunluk sürecinde bölgede ciddi bir “kayma açığı” oluştuğu ve bunun yaklaşık 7 metre seviyesine ulaştığı hesaplandı. Uzmanlar, bu büyüklükteki enerji birikiminin 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem potansiyeline işaret ettiğini vurguluyor.
Amanos Dağları enerjiyi yön değiştirdi
Çalışmada, Amanos Dağları’nın kalın ve sert jeolojik yapısının deprem dalgalarına karşı direnç oluşturduğu belirtildi. Bu doğal bariyer etkisi nedeniyle sismik enerjinin daha zayıf ve kırılgan bir yapı sergileyen Karasu Vadisi boyunca ilerlediği tespit edildi.

Bu durumun, 6 Şubat depremlerinde Hatay ve çevresindeki yıkımı artıran faktörlerden biri olduğu değerlendirilirken, kırılmadan kalan Türkoğlu–Osmaniye segmentinin ise daha fazla gerilim yüklenerek riskli hale geldiği ifade edildi.
Sanayi ve yerleşim alanları risk altında
Araştırmada özellikle İskenderun Körfezi çevresindeki yoğun sanayi tesisleri ve yerleşim alanlarına dikkat çekildi. Olası büyük bir depremde bu bölgelerde ciddi hasar oluşabileceği ve riskin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Yedisu Fayı için de uyarı
Öte yandan, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun kuzey ucunda yer alan Yedisu segmenti de bilim insanlarının radarında. Yaklaşık 240 yıldır büyük bir kırılma üretmeyen bu fay hattının da benzer şekilde yüksek gerilim biriktirdiği ve kritik eşiğe yaklaştığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, hem güneyde Hatay-Kahramanmaraş hattında hem de kuzeyde Bingöl çevresinde artan sismik risklere karşı hazırlıkların artırılması gerektiğini vurguluyor.
Deprem gerçeği bir kez daha gündemde
Hatay’dan Bingöl’e uzanan Doğu Anadolu Fay Zonu üzerindeki bu yeni bulgular, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, özellikle uzun süredir kırılmayan segmentlerin oluşturduğu risklere karşı hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların daha dikkatli olması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.














