Terzioğlu, Turkcell'in 2018 performansının değerlendirildiği ve
2019 beklentilerinin paylaşıldığı Girne'deki toplantıda yaptığı
konuşmada, Turkcell'in 2018'i rekor gelir artışıyla kapatmaya
hazırlandığını, şirketin 25. yılını kutlayacakları 2019'da da dijitalleşme
yönünde adımlarına hız vereceklerini söyledi.
Türkiye'nin dijitalleşmesi konusunda en önemli gündem maddesinin
altyapı eksikliği olduğuna işaret eden Terzioğlu, "Ülkemizde yaklaşık 20
milyon hane var. Şu anda fiberin ulaştığı hane sayısı ise yaklaşık 5 milyon.
Acilen 15 milyon haneye daha fiber ulaştırmamız gerekli." diye konuştu.
Terzioğlu, Türkiye'nin dijital ekosistemde dünya liderliğine
çıkması için ortak altyapı konusunda bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini
vurgulayarak, "Altyapıyı paylaşalım" söylemini "Altyapıyı
bütünleştirelim" haline getirdiklerini ifade etti.
Tüm şirketlerin bundan sonraki fiber altyapıyı beraber yapmaları
gerektiğini belirten Terzioğlu, şunları kaydetti:
"Bu altyapıları bizlerin teker teker, aynı anda, paralel
olarak yatırım yaparak tamamlamasına imkan yok. Bunun için yaklaşık 15 milyar
dolar lazım. Halbuki mevcudu paylaşsak ve bundan sonrakileri beraber yapsak bu
hikaye 2 milyar dolara bitecek gibi ve bu yatırım için kaynak da bulunur. Bu
noktada herhangi bir şirketin problemlerini düşünmekten vazgeçip Türkiye'nin
problemlerine odaklanmalıyız. Türkiye'nin altyapısı için ne gerekiyorsa onu
yapmamız lazım. Altyapı erişimi, rekabet unsuru olmaktan çıkmalı. Altyapıyı
tekelleştirmemiz lazım. Önerimiz, Türkiye'deki tüm fiber şirketler, bir başka
şirket altında birleşsin. TÜRKSAT da özelleştirilmesin ve devlet oradaki
varlıklarını buraya koysun. Şirketin yüzde 51 hissesi devlete ait olabilir. Bu
şirkete Türkiye'nin fiber altyapısını kurma vazifesini verelim. Bu şirket bono
da çıkarabilir, halka da açılabilir. Çok karlı olabilir, hatta Türkiye'nin
başlı başına bir değeri haline gelebilir."
- "5G'de doğru bir stratejiyle ilerlenmesi gerek"
Kaan Terzioğlu, dünyada artık telekom şirketlerinin altyapı ve
servis olarak ayrıldığına değinerek, "Türkiye'de de bu modelin uygulanması
bize hız kazandırır. Zaten gecikmiş durumdayız. Türkiye öyle bir noktaya geldi
ki telekom sektöründeki şirketlerin değeri 8 milyar doların altına indi. Oysa
Almanya'da Deutsche Telekom, 80 milyar dolar değerinde. Belli ki biz bir şeyi
yanlış yaptık, telekom sektörünün özelleşmesinde istediğimiz sonucu
alamadık." şeklinde konuştu.
Fiber altyapı döşemek için harcanan her 2 liradan 1 liranın
"geçiş hakkı" adı altında vergiye gittiğini belirten Terzioğlu,
telekom sektöründe yatırıma teşvik verilmediğini bildirdi.
Terzioğlu, 5G'de de doğru bir stratejiyle ilerlenmesi ve ortak
altyapıyı kullanmanın bir yolunun bulunması gerektiğine dikkati çekerek,
şunları söyledi:
"Kuracağımız 5G, Endüstri 4.0'ın altyapısı olacak. Elektrik
ne ise bu da aynı önemde olacak. Dolayısıyla burada devletin amacının, en hızlı
şekilde bu altyapının kurulması olması lazım. Devletin '5G ihalesi yapayım,
spektrum parası alayım' anlayışından uzaklaşıp sektöre 'Bana en iyi altyapıyı
kur' demesi gerek. Baştan 'Hazine'ye gelir yaratayım' kafasıyla gidersek bunu
yapamayız. İhale için 2019 ve 2020 tarihleri konuşuluyor ama eski modelle
yaparsak bunun hiçbir manası yok. Bizim artık 5G gibi bir teknolojiyi üç ayrı
operatör olarak farklı networkler kurarak yapma imkanımız yok. Tek network
yapmamız lazım. Burada da aklımızı kullanıp tek bir altyapı şirketine geçmeli
ve ardından BiP gibi, fizy gibi, TV+ gibi servisler geliştirerek gerçek dijital
ekonomiyi hayata geçirmeliyiz. Bu, Türkiye'deki telekom sektörünün sağlığını ve
başarısını temelden belirleyecek bir konu."
- "Yazılım geliştirme anlamında önümüzde çok fırsat
var"
Turkcell Genel Müdürü Terzioğlu, Turkcell'in, 3. çeyrek
rakamlarına göre, dünyanın en hızlı büyüyen telekom şirketi olmaya devam
ettiğini, bu büyümenin 1 liralık ürünü 2 liraya satarak değil, yeni ürünleri
kullanıma sunarak gerçekleştiğini kaydetti.
Çıkardıkları her ürünün Türk mühendislerin geliştirdiği yeni
teknolojiler olduğuna dikkati çeken Terzioğlu, "WhatsApp'ın binlerce
kişiyle yaptığı şeyi BiP'te 200 mühendisle yapıyoruz. Türkiye yazılım
geliştirme anlamında büyük bir kapasiteye sahip, önümüzde çok fırsat var."
dedi.
Terzioğlu, Turkcell'in yerli milli dijital uygulamalarında çok
güzel gelişmeler olduğunu aktararak, yurt içi pazar payı olarak fizy'nin yüzde
60, BiP'in yüzde 30, Yaani'nin de yüzde 8 seviyelerine ulaştığını
bildirdi.
Dijital yayın platformu Dergilik'in pazar payının yüzde 100'e
yaklaştığına işaret eden Terzioğlu, "Dergilik, dünyada da en başarılı
örneklerden biri oldu. Geçen ay 14 milyon dergi, 1 milyon gazete okundu.
Şırnak'ta, Hakkari'de Cosmopolitan, Popular Science, Atlas gibi dergiler
okunuyor. Belki de bugüne kadar o dergiler fiziki olarak gitmedi bile. Ben
inanıyorum ki kitapları aynı şekilde platforma alsak kitap okunma sayılarındaki
artış da benzer olacak." ifadelerini kullandı.
Terzioğlu, telekomünikasyon sektöründe uzun süredir kullanılan
"disruptive innovation-sarsıcı yenilik" kavramına değinerek, datayı
doğru işlemenin, gelecek dönemin sarsıcı yeniliği olacağını söyledi.
Datanın önemini anlayabilen şirketlerin daha ucuz ve hızlı ürün
ile hizmetler sunabildiğini anlatan Terzioğlu, şöyle devam etti:
"Dünyada aynı zamanda veri işlemenin merkezileşmesi
tehlikesi var. Yani birkaç global büyük merkezin tüm dünyanın datasını elinde
tutması... Bu bizim hep karşı çıktığımız dijital emperyalizmin bir tehlikesi. O
nedenle ısrarla 'Türkiye'nin datası Türkiye'de kalsın' diyoruz. Nitekim bu
yatırımlarımız sayesinde Türkiye'nin datasının dışarıda saklanma oranı yüzde
96'dan yüzde 90'a düştü. Yani yurt içinde sakladığımız datanın oranı ikiye katlandı.
Bizim güvenlik alanında yaptığımız çok çalışma var ama bu konuyu özellikle
hiçbir yerde paylaşmıyoruz. Çünkü güvenlik konusunda 'şöyle iyi yapıyoruz,
böyle iyi yapıyoruz' diye konuşmak, hedef olmak demektir. O yüzden bizim bu
alanda kendi içimizde yaptığımız çalışmalar var. Bunları gündeme taşımama
düşüncesindeyiz ama çocuklarla alakalı önümüzdeki dönemlerde çok önemli bazı
koruma ve eğitim çözümleri çıkaracağız. Burada önemli bir ihtiyaç olduğunu
görüyoruz."
Terzioğlu, KKTC'de 102 bin öğrenci bulunduğunu, bunların yüzde
10'unun yarı zamanlı yazılım geliştirme için çalıştırılması durumunda adanın bu
alanda dünyada söz sahibi olacağını vurguladı.
Buna karşın KKTC'de halen 4G'ye bile geçilemediğine işaret eden
Terzioğlu, "Ümit ediyorum ki 4,5G lisansları 2019 içerisinde yapılacak.
2,5 yıldır bekliyoruz. Biz 3G'yi Türkiye'den bir yıl önce ilk Kıbrıs'ta hayata
geçirmiştik. Şimdi Türkiye'de 4G'ye geçeli 2,5 yıl oldu. KKTC'de bu konuda
halen net bir gelişme yok. Adada ayrıca fiber altyapı konusunda da problemler
var. Hiçbir yerde kazı yapamıyorsunuz. Çünkü izin yok." şeklinde
konuştu.













