Balbay, Türkiye'deki yeraltı suyu potansiyeline dair yaptığı çarpıcı açıklamalarla dikkatleri çekerken, özellikle Kahramanmaraş ve Konya illerinin bu olağanüstü su rezervlerinin üzerinde bulunduğunu iddia etti.
Bu büyüklükteki bir su kaynağının dünyada yalnızca 12 farklı noktada daha tespit edildiğini belirten Balbay, bu yöndeki ilk bulguların 58 yıl öncesine, 1967 yılında Norveçli bir ekip tarafından Kahramanmaraş'ta yapılan bir sondaj çalışmasına dayandığını söyledi. Balbay, "1967’de bir sondaj yapılır. Norveçli bir ekip tarafından organize edilir. Yeraltı dehlizlerine ve tünellerine rastlanır. Buradan öyle devasa ve tazyikli bir su bulunuyor ki; durduramadıkları için patlatarak yok etmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş'ın altında da benzer büyüklükte su kaynaklarının bulunduğunu ve bu durumun deprem sonrasında daha net bir şekilde anlaşıldığını söyleyen Balbay, bu devasa su hattının Marmara Denizi açıklarında adeta bir şelale gibi denize aktığını iddia etti.
Balbay, "Anadolu plakası ile Akdeniz plakası arasında kıta birleşiminde koca bir okyanus var. Daha önce oluşmuş ve bunları bulmuşlar. 12 tane var. 13.sü burada. Bu suyu çıkarabiliriz. Ama suyu zapt etmek önemli. Marmara’daki en şelale gibi dökülüyor. Bu suyun örnekleri mevcut. Dünyada 11 tane böyle su kaynağı var. Bir tanesi de burada. Fırat Nehri’nin 100 katı büyüklüğünde yer altında bir boru gibi kanaldan basınçlı olarak devam eden bir hat" şeklinde konuştu.
Balbay'ın bu dikkat çekici iddiaları, Kahramanmaraş ve çevresindeki su kaynakları ve jeolojik yapı hakkında yeni tartışmaları beraberinde getireceğe benziyor.












