Prof. Dr. Yardımcıoğlu, yaptığı açıklamada Doğu Türkistan’da milyonlarca insanın temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını vurguladı. Camilerin kapatıldığı, dini uygulamaların yasaklandığı, toplulukların zorla asimilasyon politikalarına tabi tutulduğunu belirten Yardımcıoğlu, eğitim ve iş hayatında da ağır ayrımcılığın yaşandığını ifade etti.
“Binlerce kişi keyfi tutuklamalarla, zorla çalıştırma ve baskı politikalarıyla karşı karşıya. Bu tablo, insanlık vicdanını derinden yaralıyor.”
Yardımcıoğlu, yaşananların uluslararası insan hakları sözleşmelerine açıkça aykırı olduğunu dile getirerek, “Sessiz kalmak, bu zulmün sürmesine hizmet etmektir” dedi.Açıklamasında Filistin ve Gazze’deki insani trajedilerin dünya gündeminde hak ettiği ilgiyi gördüğünü ancak Doğu Türkistan için aynı duyarlılığın gösterilmediğini belirten Yardımcıoğlu, “Neden Doğu Türkistan’daki mazlumlar bu kadar görmezden geliniyor, anlamakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Bizler, Doğu Türkistan halkının özgürlük ve adalet mücadelesinin yanındayız. Tüm uluslararası toplumu insanlık onurunu korumaya, sessiz kalmamaya davet ediyoruz. Adalet, insanlık ve özgürlük için ses verelim.”











