Günümüzde ölüme en
sık yol açan kanserler sıralamasında 4. sırada yer alsa da, pankreas kanserinin
tedavisinde umut ışığı her geçen gün artmaya devam ediyor.
Belirtileri genellikle hastalığın son evrelerinde ortaya
çıkan pankreas kanserinin 20 yıl içerisinde görülme ve ölüme neden olma
oranlarının artacağı tahmin ediliyor. Sevindirici haber ise tedavi
yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam kalitelerinin artmasının
yanı sıra yaşam sürelerinin de uzaması. Acıbadem Maslak Hastanesi’nin Sarıyer
Belediyesi ile Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde, halka yönelik olarak düzenlediği
“Umut Her Zaman Vardır” başlıklı söyleşide pankreas kanseri tüm yönleriyle ele
alındı. Acıbadem Maslak Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Özlem Cankurtaran’ın
moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.
Özlem Er, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Radyasyon
Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr.
Bahattin Çiçek ile Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı pankreas kanserini
tüm yönleriyle anlattılar.
Bu belirtilere
dikkat!
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Bahattin Çiçek pankreas
kanserine özgü bir şikayet olmadığına, hastaların genellikle çok sayıda
hastalıkla karışabilen gaz, şişkinlik, hafif sırt ağrısı, erken doygunluk ve
kanser ilerlediğinde kilo kaybı gibi belirtilerle doktora başvurduklarına
dikkat çekti. Sadece safra kanalını tıkaması nedeniyle pankreas başı
tümörlerinin sarılık belirtisiyle daha erken evrede teşhis edilebildiğini
belirten Prof. Dr. Bahattin Çiçek, “Bu nedenle yakınmalar ilaç aldıktan sonra
geçip ardından yine devam ediyor ve sürekli hale geliyorsa mutlaka bir hekime
görünmek yaşamsal öneme sahip” dedi. Prof. Dr. Bahattin Çiçek sigara, aşırı
kilo, diyabet, alkol kullanımı, kronik pankreatit ve genetik yatkınlığın
pankreas kanseri gelişimi için risk faktörlerini oluşturduğunu da sözlerine
ekledi.
Batılı beslenme tipi
riski yükseltiyor!
Birçok kanser türünde beslenme çok önemli bir faktör.
“Yapılan araştırmalar kırmızı et, işlenmiş hayvansal gıdalar ve fazla
nişastalı, şekerli gıdalara dayanan batı tipi beslenme alışkanlığının pankreas
kanseri riskini kesinlikle artırdığını gösteriyor” uyarısında bulunan Beslenme
ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, sebze, meyve ve posalı, tahıllı yiyeceklerin ağırlıklı
olduğu Akdeniz tipi beslenmenin ise pankreas kanserinden korunmak için kritik
önemi olduğunu vurguladı. Fazla yağlı gıdalardan ve alkolden de uzak durulması
gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı antioksidandan
zengin renkli sebze ve meyveler ile kuru baklagillerin daha çok tüketilmesi
gerektiğinin altını çizdi. Bunların yanı sıra işlenmiş beyaz gıdaları beslenme
alışkanlığından çıkarmak ve düzenli olarak egzersiz yapmak da diğer önlemler
arasında yer alıyor.
Kemoterapinin etkinliği
artıyor
Pankreas kanseri günümüzde ömrün uzaması nedeniyle daha sık
görülüyor, fakat geç belirti verdiği ve bu belirtiler genelde başka
hastalıklarla karıştırıldığı için erken evrede teşhis edilemiyor. Ancak
tedavideki gelişmeler bu alandaki umutları artırıyor. “Tedaviyi belirlemek için
öncelikle tümörün hangi evrede olduğunu bilmemiz gerek” diyen Tıbbi Onkoloji
Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, tümörün safra gibi çevre organları etkileme
durumunun da dikkate alındığını söyledi. Cerrahi ve kemoterapi başta olmak
üzere radyoloji, nükleer tıp, hatta beslenme düzeninin de dahil edildiği çoklu
bir tedavi yaklaşımının pankreas kanserinin tedavisinde büyük önem taşıdığını
belirten prof. dr. Özlem er sözlerine şöyle devam etti: “Bu kanserin
tedavisinde kemoterapi ilaçlarının etkinliği artıyor. Günümüzde geliştirilen
ilaçlar sayesinde çok yoğun tedavileri bile her yaş grubunda hastalarımızın
yaşam kalitelerini de koruyarak rahatlıkla uygulayabiliyoruz.”
5 yıllık sağ kalım
yüzde 40’lara yükseldi
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan cerrahi
yöntemin, tümörün niteliklerine göre uygulanabilir olması durumunda pankreas
kanseri tedavisinde önemli bir payı olduğunu dile getirdi. Pankreasın vücutta
bulunduğu yer itibarıyla çok kritik bir bölgede olduğunu belirten Prof. Dr.
Güralp Onur Ceyhan, gelişen teknikler ve tedavi yöntemleri sayesinde sadece
pankreasa odaklanarak o bölgeyi çevreleyen dokudaki tümörü
temizleyebildiklerini vurguladı. Tedavi yöntemlerindeki gelişmeler
doğrultusunda günümüzde pankreas kanserinden ölüm oranında yüzde 20’lik bir
düşüş olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, “Cerrahide
geliştirilen teknikler ve yeni kemoterapi ilaçları tümörlerin cerrahi
sınırlarının temiz olma şansını artıyor, bu sayede erken evrede tespit
edildiğinde, hastaların yüzde 30-40’ında, 5 yıllık sağ kalım sağlanabiliyor.
Genel cerrahi, tıbbi onkoloji, gastroenteroloji ile radyasyon onkolojisi
uzmanlarının birlikte planlayacakları multidisipliner yaklaşımla pankreas
kanserinde tedavi şansı yükseliyor, böylece hastalar daha uzun süre yaşayabilme
şansına kavuşabiliyor” şeklinde konuştu.
Radyoterapi
tedavisinin de önemi büyük
Pankreas kanserinde radyoterapi tedavisi de çok önemli bir rol üstleniyor. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı prof. dr. enis Özyar konuşmasında, tümörün niteliğine göre, cerrahiden önce ya da sonra, tek başına veya kemoterapiyle birlikte radyoterapi uygulanabildiğine dikkat çekerek “Hastalığın sadece pankreasta olduğu tespit edildiyse en yeni yöntemlerden biri olan MR Linac sayesinde sadece tümörü hedefleyerek ışın tedavisi yapabiliyoruz. Tümörü anlık ve net olarak görüntüleyebiliyoruz. Hastanın istemsiz hareket etmesi durumunda bile hareketli organlardaki tümörleri tam isabetle ışınlayıp, yok edebiliyoruz. Tümör ışınlanırken çevresindeki sağlam dokuları da büyük hassasiyetle koruyabiliyoruz” dedi.














