Dünyanın en güçlü
sporcusu Naim Süleymanoğlu’nun hayatını beyaz perdeye taşımaya hazırlanan “CEP
HERKÜLÜ: NAİM SÜLEYMANOĞLU” filminin çekimleri Bulgaristan’da devam ediyor.
Kırcaali’nin Mestanlı kasabasından Türkiye’ye uzanan nefes
kesen yolculuğu, verdiği mücadeleyi ve sayısız başarılarını anlatan filmin
basın toplantısında duygusal anlar yaşandı.
“CEP HERKÜLÜ: NAİM SÜLEYMANOĞLU” filminin Bulgaristan’daki
çekimleri son sürat devam ederken, Mestanlı’daki sette basın toplantısı
düzenlendi. Toplantıya, kardeşi Muharrem Süleymanoğlu ile birlikte, Yapımcı
Mustafa Uslu, Yönetmen Özer Feyzioğlu, oyuncular Hayat Van Eck, Yetkin
Dikinciler, Selen Öztürk, Gürkan Uygun, Batuhan Davutoğlu, Bora Kırkım, Faruk
Güven ve Bulgaristan yürütücü yapımcısı Silvestar Lolov katıldı.
Basın toplantısında
gözyaşları sel oldu
Filmin hazırlık aşamasından itibaren tüm dikkatlerini
efsanevi sporcunun hayatına verip hazırlanan ekip, Bulgaristan’a gelip Naim
Süleymanoğlu’nun doğup büyüdüğü topraklarda, ailesi, akrabaları, arkadaşları ve
soydaşlarımızla konuşunca daha da çok etkilendiklerini, günlerdir yaşadıkları
duygu yoğunluğunu anlatıp basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Yapımcı Mustafa Uslu:
“Naim Süleymanoğlu bizi mucizelere alıştırdı, bizlere çok güzel bir miras bıraktı”
“Filmimizle birlikte, tarihe tanıklık ediyoruz” diyerek
sözlerine başlayan Ayla ve Müslüm filmlerinin yapımcısı Mustafa Uslu; “Henüz
iki yıl önce aramızdan ayrıldı Naim Süleymanoğlu. Senaryo aşamasında hayatının
içine girip, kardeşi Muharrem abi, annesi Hatice anayla sohbet ettiğimizde
gördük ki, çocukken de mucizeymiş ve mayasından belliymiş büyüdüğünde nasıl bir
‘adam’ olacağı” dedi. Sadece halkına evrensel insan haklarını yaşatabilmek,
fikri hür, iradeleri hür olarak, kendi isimlerini kullanabilmeleri,
ibadetlerini yapabilmeleri için kimsenin kaldıramayacağı yüklerin altına
girdiğini söyleyen Uslu; “O, bizi mucizelere alıştırdı. Bize çok güzel bir
miras bıraktı. Çok fedakarlıklar yapmış. Nasıl mı? Sadece kırdığı rekorları,
madalyaları, ülkemizin dünyaya tanıtımı, ‘Türk gibi güçlü Cep Herkülü’ unvanını
bırakması değil… Ülkemize gelen 350 bin tane pırlanta gibi soydaş bıraktı.
Çocuk yaştan itibaren kaldırması imkansız yüklerin altına girdi ve tıpkı bizim
gibi dünyayı da şaşırttı.” dedi.
Mustafa Uslu; “O aslan yürekli insan aramızdan ayrıldığında
50 yaşındaydı. Biz onu asla unutmayacağız. Elimizle dokunabileceğimiz kadar
yakınız neredeyse Naim Süleymanoğlu’na, bugün kardeşi Muharrem Abimiz de
aramızda. Bu hikayeyi, Muharrem Süleymanoğlu’nun çocukluk anılarını anlatan
kitabın haklarını satın alarak yazdık. Muharrem Süleymanoğlu’ndan başka hiç
kimse bize Naim kardeşimizi, çocukluğunu anlatamazdı” dedi.
Kardeşi Muharrem
Süleymanoğlu: “O yıllardaki rejimin acısını bizler çok çektik”
Abisi Naim’in, Bulgaristan’da çok iyi şartlarda yaşadığını,
el üstünde tutulduğunu ama o yıllarda maruz kaldıkları baskılar nedeniyle çok
acı çektiklerini anlatan Muharrem Süleymanoğlu; “Abim Bulgaristan’dayken, çok
genç yaşında bile bir milletvekili ya da bakan gibi çok iyi şartlara, imkanlara
sahipti ama gözü hiçbir zaman parada değildi. Türkiye’ye iltica ettiğinde;
Bulgar televizyonunda izlediğimiz BBC’nin bir yayınında; Doğu Almanya’dan Batı
Almanya’ya iltica eden asker bir umuda gidiyor. Naim’inse her şeyi vardı, el
üstünde tutuluyordu, neden bir bilinmeze gitti, niye iltica etti diye
konuşuyorlardı. Abim, kendini ifade edebilmek, o yılları yaşatıp anlatabilmek,
o yılların rejimini dünyaya duyurabilmek hedefiyle iltica etti. Ne mutlu bize
ki, biz bugün de Bulgar arkadaşlarımızla beraberiz, komşularımızla yan yanayız.
Bulgar, Türk, Pomak arkadaşlarımızla her yıl bir araya gelip kutlamalarımızı
yapabiliyoruz. O yıllardaki rejimin acılarını bizler çok çektik” dedi.
Yönetmen Özer
Feyzioğlu: “Filmin bir bölümünü Bulgaristan’da çekmek işin süsü değil, çok
kıymetli bir şey”
Yönetmen Özer Feyzioğlu; “Hikayeleri gazetelerden,
kitaplardan, senaryodan okuduğumuzda hissettiklerimizle bu topraklara gelip
annesi Hatice Süleymanoğlu’yla, soydaşlarımızla, Belene’de hapis yatıp
çıkanlarla tanıştığımızda, konuştuğumuzda hissettiklerimiz çok farklı oldu.
Bulgaristan’da, doğduğu kasabada olmak, filmin bir bölümünü Bulgaristan’da
çekmek işin süsü değil, çok çok kıymetli bir şey” dedi.
“Buraya geldiğimizden beri duygusal bir durumun içine girdik
ve bunu da yaratan Naim Süleymanoğlu’nun 19 yaşında, çocuk denecek yaşta
verdiği kararla, soydaşlarımızın hakları için hayatını riske atıp insan hakları
konusundaki ihlalleri duyurmak için sporu kullanması. Yaptığı fedakarlıklar
hepimizi derinden etkiliyor” diyerek sözlerine devam etti.
Hayat Van Eck: “Yaptıkları, verdiği kararlar, fedakarlıkları
inanılmaz. Çok çalışmış. Tutkuyla, arzuyla, vatanı ve ailesi için, tanıdıkları
için, kendi halkı için”
Aylardır hazırlandığı rolü sonrası Naim Süleymanoğlu’na
ikizi kadar benzemesiyle dikkat çeken genç ve yetenekli oyuncu Hayat Van Eck;
“Naim Süleymanoğlu’nu ilk kez 4. sınıfta Hayat Bilgisi dersiyle tanıdım.
Ülkemizin önde gelen insanlarını öğretiyorlardı. Ödevimiz onların üzerine daha
detaylı araştırma yapmaktı. Filme başlayana kadar Naim Süleymanoğlu’nu
tanıdığımı sanırdım ama burada öğrendiklerim, edindiğim bilgilerle gördüm ki
hiçbir şey bilmiyormuşum aslında. Yaptıkları, verdiği kararlar, fedakarlıkları
inanılmaz. Çok çalışmış. Bir tutkuyla, bir arzuyla, vatan sevgisiyle, ailesi
için, tanıdıkları için, kendi halkı için… Nerdeyse yaşıt sayılırız ben şu an 18
yaşımdayım Naim Süleymanoğlu 19 yaşında başarmış bu büyük işleri… Bunca yükün
altından kalkmak, bunları başarabilmek inanılmaz. Olabildiğince hakkını
vererek, üzerinde yoğunlaşarak, iş birliği ve gönül birliğiyle sunmaya
çalışıyoruz hepimiz” dedi.
Yetkin Dikinciler
(Naim Süleymanoğlu’nun babası Süleyman Süleymanoğlu)
“Naim Süleymanoğlu, sporun özünde var olan ‘fair play’
dediğimiz centilmenlik ruhunu miras bırakıyor bize ve hala yaşatıyor”
Naim Süleymanoğlu’nun anne-babası olarak Selen Öztürk’le
uyum içinde çalıştıklarını söyleyerek sözlerine başlayan Yetkin Dikinciler;
“Öncelikle güzel bir aileyle karşı karşıyayız. Bunun filmde çok ön plana
çıkacağına inanıyorum. Hep birlikte bir evde yaşıyorlar ama o ev onların
yürekleri aslında. Tek yürek bir aile... Naim Süleymanoğlu böyle bir aileden
çıkarak sadece Bulgaristan’da değil bütün dünyada bir bayrağın taşıyıcısı oldu.
Bu filmin şu anda yapılmasının en büyük nedeni, tarihe bir projeksiyon yapıp
aslında bugüne ışık tutuyor olmamız ve Naim aslında bize bunu öğretiyor. Sporun
özünde var olan “fair play” dediğimiz centilmenlik ruhunu miras bırakıyor bize
ve hala yaşatıyor. Bu aslında sözle çok da anlatamayacağımız bir durum olduğu
için filmi yapılıyor” dedi.
Selen Öztürk (Naim
Süleymanoğlu’nun annesi Hatice Süleymanoğlu)
“Burada tecrübe
ettiğimiz şeyler mucizevi ve paha biçilmez”
Naim Süleymanoğlu’nun annesi Hatice Süleymanoğlu rolünü
üstlenen ve basın toplantısı sırasında gözyaşlarına hakim olmayan Selen Öztürk
Basın toplantısı sırasında gözyaşlarına hakim olmayan Selen Öztürk; “Bu
hikayenin içinde ve Mestanlı’da yaşadığım duyguları nasıl anlatırım
bilemiyorum. Artık bazı şeyler oynamaktan çıkıyor. Mesleğimi icra mı ediyorum
yoksa gerçek bir ana tanıklık mı ediyorum… Burada tecrübe ettiğimiz şeyler
mucizevi ve paha biçilmez. Örneğin Muharrem Süleymanoğlu’nu ilk gördüğümde
içimde oluşan duyguyu anlatamam. Rolünü üstendiğim Hatice Anne ile henüz
tanışmadım ama artık onu çok iyi tanıyorum ve hissediyorum. Küçük dev adam çok
büyük işler başarmış. Onu da anlatıyor olmanın sorumluluğu üzerimizde.
Çocukluğumdan beri takip ediyordum Naim Süleymanoğlu’nu, izliyordum, özel bir
sporcuydu ailemizin içinde. Bir özgürlük savaşçısı olduğunu bilmiyordum. Bu kadar
büyük bir misyon taşıdığından haberdar değildim ya da o kadar hissetmiyordum.
Filmle birlikte derinlemesine gördüm ve öğrendim. Hangi güzelliklere, neye
vesile olduğunu buradaki insanlarla tanışınca, konuşunca ve sohbetlere
katılınca anladım.. Gerçekten insanlık adına sporun da ötesinde çok çok önemli
bir iş başarmış. Afferim benim kızanıma!” dedi.
Gürkan Uygun (Naim
Süleymanoğlu’nu halter sporuna başlatan ilk antrenörü Enver Türkileri)
“Çocukken olimpiyatlarda onu seyrederken aldığım hazzı
yaşamak istedim ve o yüzden filmde oynamayı kabul ettim, şanslı hissediyorum
kendimi”
Haltere gönül vermiş bir antrenörü canlandıran, Naim
Süleymanoğlu’nu keşfeden isim Enver Türkileri rolünde izleyeceğimiz Gürkan
Uygun; “Biz o yıllarda çocuktuk ve Naim Süleymanoğlu’nu sadece kaldırdığı
halterle tanıyorduk maalesef. Aslında ondan daha da öte bir şey başardığını
anlayamamışız tam olarak. Filmin içine girince bunu çok iyi gördüm. İki
milyonluk bir toplumun sesi olmuş. Şimdi daha iyi anlıyorum. Senaryoyu okuyunca,
kaldırdığı ağırlıkların aslında arka planda kaldığını daha büyük bir amacının
olduğunu gördüm. Son olimpiyatlarda onu seyrederken aldığım hazzı yaşamak
istedim ve o yüzden de filmde oynamayı kabul ettim. Çok keyif alarak
çalışıyoruz. Şanslı hissediyorum kendimi, böyle bir insanın hayatının içinde
ufak da olsa bir parça bulunmak çok keyifli. Televizyonda Naim Süleymanoğlu’nu
izlerken de çok gururlanmıştım, şimdi oynarken de çok gururlanıyorum. Sadece
bir halter şampiyonu değil kendisi, toplumun sesi olmak istemiş ve kardeşi
Muharrem’in dediği gibi elinin altında her türlü imkan varken elinin tersiyle
itip bu yolu seçmesi onun ne kadar kimliğine bağlı bir insan olduğunu
gösteriyor bize” diyerek hissettiklerini anlattı.
Naim Süleymanoğlu’nun 10 yaşlarındaki halini canlandıran
çocuk oyuncu Batuhan Davutoğlu, basın toplantısındaki duygu yoğunluğundan çok
etkilendi ve ağlamaktan bir süre konuşamadı. Toplantı sonrasında basın
mensuplarının sorularını yanıtladı. Muharrem Süleymanoğlu’nun kardeşi rolünde
izleyeceğimiz genç oyuncu Faruk Güven; “Naim Süleymanoğlu’nun hayatı beni çok
etkiledi. Dünyaya azmi, başarıyı öğretmiş bir insan. 50 yaş gibi genç bir yaşta
ölmesi çok acı ama Naim Süleymanoğlu ismini ilk defa bu sene duydum” dedi.
3 erkek kardeşin en büyüğü olan Raim Süleymanoğlu rolünde
ise bir göçmen çocuğu olan Bora Kırkım var. “Ben de bir göçmen çocuğuyum.
Babaannem ve büyük babam şu an bulunduğumuz Mestanlı’dan 50 km uzaklıktaki
Kırkım köyünden İzmir’e göçmüşler. Aslında filmde anlatılanlar bana yakın,
bildiğim bir hikayeydi ama çekimler için buraya geldiğimde fazla bir şey
bilmediğimi anladım. Naim Süleymanoğlu’nu tanımak ve bu hikayenin parçası olmak
gerçekten gurur verici benim için” dedi.











