Abdal Halil Ağa, Kahramanmaraş'a Malazgirt sonrası ilk yerleşen Oğuz boylarından Abdallar oymağının ağası olarak bilinir. Abdallar oymağı, Horasan'dan gelerek Beydillilerle birlikte güney illerine yerleşmiştir. Abdal Halil Ağa'nın liderliğindeki Abdallar oymağı, Kahramanmaraş ve çevresinde yaşayan topluluklardan biriydi.
Fransız işgal birliklerinin Kahramanmaraş'a gelmesi beklentisiyle, işbirlikçi Ermeniler Abdal Halil Ağa'ya gitmiş ve Fransızları karşılaması için para teklif etmişlerdir. Ancak, Abdal Halil Ağa, din kardeşlerinin onurunu ve vatan sevgisini ön planda tutarak bu teklifi reddetmiştir. Kendisi, "Değil bir kese altın davulumun kasnağını altınla doldursanız, ben din kardeşlerimin bağrına çomağımı vurmam!" diyerek işgale karşı tavizsiz bir duruş sergilemiştir.
Bu cesur ve kararlı tutum, Abdal Halil Ağa'nın halk arasında büyük bir saygı görmesini sağlamıştır. İşgale karşı direnişin sembolü haline gelen Abdal Halil Ağa'nın bu duruşu, dilden dile yayılmış ve halkı cesaretlendirmiştir.
Maraş'ın Fransız birliklerinden kurtuluşuyla ilgili olarak, Fransızların şehirden gizlice kaçtığı haberi geldiğinde Abdal Halil Ağa ve davulcuları, zaferi kutlamak için şehrin her yanında davul çalarak halkı coşturmuştur. Bu olay, Abdal Halil Ağa'nın liderliğindeki direnişin bir zaferle sonuçlanmasının kutlandığı unutulmaz bir anı olarak tarihe geçmiştir.
Abdal Halil Ağa, sadece kurtuluş mücadelesi sırasında değil, sonrasında da halkın gönlünde özel bir yer edinmiştir. Soyadı Kanunu'yla "Davulcubaşı" soyadını alan Abdal Halil Ağa'nın, çocuklarından bazılarının soyadlarını daha sonra "Deniz" olarak değiştirdiği bilinmektedir.
Abdal Halil Ağa, Kahramanmaraş'ın kurtuluş mücadelesindeki önemli rolü ve gösterdiği cesur duruşla, halkın gözünde eşsiz bir kahraman olarak anılmaya devam etmektedir.














