İddialara göre genç bir erkek çalışan, yöneticisinin kendisini cinsel tacize zorladığını, tehdit ettiğini ve mobbinge maruz bıraktığını öne sürdü.
Dava dosyasında yer alan suçlamalarda, olayların 2024 yılında birlikte çalışmaya başlanmasının ardından yaşandığı iddia ediliyor. Davacı çalışan, yöneticisinin pozisyonunu kötüye kullanarak kendisine baskı yaptığını ve kariyerini bitirmekle tehdit ettiğini ileri sürdü.
“Zorla cinsel eylemlere maruz bırakıldım” iddiası
Mahkemeye sunulan dilekçede, davacının rızası dışında aşağılayıcı davranışlara ve cinsel içerikli baskılara maruz kaldığı öne sürüldü. Ayrıca yönetici tarafından tehdit edildiği ve iş hayatının olumsuz etkilendiği iddialar arasında yer aldı.
İlaç ve ırkçı söylem iddiaları
Dosyada dikkat çeken diğer iddialar arasında, davacıya yasaklı madde verildiği ve ırkçı ifadeler kullanıldığı öne sürüldü. Yöneticinin baskı ve tehdit içerikli sözler söylediği de dava belgelerinde yer aldı.
Şirket iddiaları reddetti
JPMorgan Chase cephesinden yapılan açıklamada, şirket içinde yürütülen soruşturma sonucunda söz konusu iddiaların doğrulanmadığı belirtildi. Şirket, suçlamaların kanıta dayanmadığını savunarak iddiaları reddetti.
Psikolojik etkiler ve TSSB iddiası
Davacı tarafın avukatı ise müvekkiline travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) teşhisi konulduğunu, yaşanan sürecin hem psikolojik hem de mesleki açıdan ciddi etkiler bıraktığını ifade etti. Ayrıca davacının kariyerinde itibar kaybı yaşadığı ve yeni iş bulmakta zorlandığı öne sürüldü.
Söz konusu dava süreci devam ederken, iddialar uluslararası finans dünyasında büyük tartışma yarattı.















