Migren Türkiye’de ve dünyada en sık görülen hastalıklar
arasında. En sık 25-55 yaş aralığında görülmekle birlikte çocuklarda da, daha
yaşlı hastalarda da görülebiliyor. Birçok insanın en büyük dertlerinden olan
migren ağrılarından, düzenli beslenme, egzersiz ve yaşam şeklinde yapacağınız
değişikliklerle kurtulabilirsiniz. Herkes için tek bir migren tipi olmadığını
ve hastalığın farklı özellikler taşıyabileceğini söyleyen Liv Hospital Ulus
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. nebil yıldız dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
Kusma da görülebilir
Migren tekrarlayıcı, zonklayıcı, şiddetli yarım baş ağrıları
olarak bilinir. Ancak iki yanlı, sıkıştırıcı ya da basınç şeklinde de olabilir.
Üçte bir migrenlide kusma görülür, yüzde 30-40 kadarında da baş ağrısı iki
yanlıdır. Haftada ya da ayda bir/birkaç kez daha sık ya da daha seyrek
ataklarla gelebilir, ancak yüzde 5 kadar olguda, hemen her gün baş ağrısı
olabilir.
Ağrı öncesinde bazı belirtiler olabilir
Migrenliler saatler ya da 1-2 gün öncesinde, kendilerinde
prodrom denilen farklılıklar ve hemen öncesinde aura denilen bazı belirtiler
fark edebilirler. Prodrom, sıcak soğuk algısında değişiklik, susama, sık idrara
çıkma, iştah değişikliği, midede kazınma, esneme, ses/ışık/koku hassasiyeti,
kabızlık, çabuk sinirlenme ya da durgunluk, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü
şeklinde fark edilebilir. Ağrı sonrasında saatler ve gün içinde de prodroma
benzer belirtilerle karşılaşabilirler. Aura ise bazı ağrıların hemen öncesinde,
başlangıcında ya da içinde genellikle 1
saatten uzun, nadiren daha uzun görme alanında bulanma, kararma, ışıklar,
zigzag, geometrik şekiller, görüntülerde küçülme, büyüme, hayal görme, yüzde
elde vücut yarısında uyuşma, iğnelenme, denge kaybı, baş dönmesi, bayılacak
gibi olma, çift görme, şaşkınlık, konuşma – anlamada – düşünmede güçlük, tuhaf
kokular duyma yaşanabilir. Bazen bunlar ağrı olmaksızın olabilir.
MİGREN ATAKLARINA KARŞI GARDINIZI ALIN
Aç kalmayın, öğün atlamayın, düzenli yemek yiyin.
Bol sıvı tüketin. Kahve, alkol ve tatlandırıcı içeren
içeceklerin tüketimini sınırlayın. Az miktarda kahve baş ağrısı başlangıcında
olumlu etki yapabilir, ağrı kesici etkisini artırabilir ancak miktar arttıkça
olumsuz etkiler görülebilir.
Sürekli ağrı kesici kullanmayın. Bu durum alışkanlık
yaratabilir, ilaç alınmadığında “İlaç aşırı kullanım baş ağrısı” denilen baş
ağrıları gelişebilir.
Düzenli uyuyun. Yatağa gitmeden önce çok TV izlemeyin,
bilgisayar kullanmayın, her gün aynı saatte kalkın (Kendi ortalamanızı bulun,
7-9 saat)
Her gün temiz hava alın ve düzenli egzersiz yapın.
Parlak ışıklardan, güneş ışığından korunun.
Çalışırken dinlenme molaları verin.
Gerginlik durumlarında rahatlama tekniklerini kullanın.
Ağrınızın büyüklüğünü hayal edin ve her nefeste azaldığını düşünün, tekrar
büyüse de denemeye devam edin, kaslarınızı gevşetin, hoş anılarınızı
hatırlayın.
Ağrı kesicinizi erken, başladığını düşündüğünüz anda alın.
Işığı azaltın, mümkünse karanlık bir odaya geçerek dinlenin. Baş ağrınız geçene
kadar uyumaya/dinlenmeye devam edin.
Güçlü kokulardan uzak durun.
Allerjik rinit ya da astım gibi diş iltihabı ya da sinüzit gibi
rahatsızlıklarınız varsa bunların tetikleyici rolü olabilir, çözüm yoluna
gidin.
Rüzgar ve soğuktan kendinizi koruyun.
Şikayetleriniz varsa mutla nöroloji uzmanını görünün, tedavi
ile bu rahatsız edici hastalık geriler, kontrol altına alınır. Klasik yöntemler
genellikle yeterlidir ancak yeterli olmadığı hallerde migren botoksu, sinir
blokajları, sinir uyarıcıları ve anti CGRP tedavi seçenekleri ile başarılı
sonuçlar alınabilir.














