Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olayları merkeze alan Karakoç, çocukların korunmasını bir "milli güvenlik meselesi" olarak ilan etti.
Konuşmasına saldırılarda hayatını kaybedenleri anarak başlayan Karakoç, "Eğitim yuvası olarak kalması gerekirken matem ocağına dönüşen Ayser Çalık Ortaokulu’nda şehadet mertebesine yürüyen 9 öğrencimizi ve fedakarlık abidesi Ayla öğretmenimizi rahmetle anıyorum" dedi.
Saldırıda yaralanan 13 Kahramanmaraşlı ve Şanlıurfa Siverek’teki 16 öğretmen ve öğrenciye şifalar dileyen Karakoç, ateşin sadece düştüğü yeri değil, 85 milyon vatan evladını yasa boğduğunu vurguladı.
"Okul Kapısında Korku Bayrağı Dikilemez"
Okulların bir çocuk için evinden sonra en güvenli yer olması gerektiğinin altını çizen Karakoç, vicdanları sızlatan şu ifadeleri kullandı:
"Masum evlatlarımızın kalem tutan minik ellerinin korkuyla titremesi, ders zilinin sevinç değil endişe yaratması milletimizin yüreğine kor gibi düşmüştür. Rengarenk panolarla donanan duvarlara yavrularımızın kanının sıçraması, aklımızla idrak edebileceğimiz bir hadise değildir. Bu kapının önüne korkunun bayraklarının dikilmesine göz yummak, Türk milletinin evladına karşı en ağır vebalidir."
Dijital Tehdit ve "Milli Güvenlik" Vurgusu
Zuhal Karakoç, saldırıların arka planındaki sosyolojik ve dijital tehlikelere dikkat çekerek meselenin çok boyutlu olduğunu belirtti. Karakoç’a göre bu sorun artık; aile, sağlık, hukuk, dijital güvenlik, kültür ve nihayetinde bir milli güvenlik meselesidir.
Önleyici Akıl: "Sertlikten önce ferasete, yasaktan önce ölçüye, cezadan önce önleyici akla ihtiyaç vardır."
Dijital Kuşatma: "Kontrolsüzce yaygınlaşan sosyal medya kanalları ve sanal sohbet odaları; şiddeti, öfkeyi ve saldırganlığı sıradanlaştırıyor. Şiddeti bir gösteriye, zorbalığı bir güç işaretine dönüştüren bu kirli dijital iklim, merhamet duygusunu aşındırmaktadır."
Küresel Perspektif: Gazze'den Ukrayna'ya Çocukların Yükü
Dünyadaki büyük güç rekabetlerinin bedelini çocukların ödediğini hatırlatan Karakoç; Gazze, Suriye, Sudan ve Ukrayna’daki çocukların dramına değindi. "Büyük güç mücadeleleri haritalarda başlar, fakat acısı çocukların hafızasına kadar iner" diyerek, çocuk meselesinin uluslararası düzenin ahlaki meşruiyet testi olduğunu söyledi.
"Teknolojiye Değil, Kontrolsüzlüğe Karşıyız"
MHP’nin çözüm odaklı yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyan Karakoç, teknolojiyi düşman ilan etmenin kolaycılık olduğunu ifade etti:
"Milliyetçi Hareket Partisi olarak teknolojiye değil, kontrolsüzlüğe karşıyız."
"Sanal aleme değil, başıboşluğa karşıyız."
"Sosyal medyaya değil, ahlaki çoraklaşmaya karşıyız."
Meclis Araştırma Komisyonu’na Tam Destek
Konuşmasının sonunda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tarihsel önemine değinen Karakoç, Atatürk’ün Meclis’in hatırasını çocuklara armağan etmesini "eşsiz bir siyasi incelik" olarak tanımladı.
MHP’li Karakoç, çocukları koruyacak, aile yapısını güçlendirecek ve dijital alanı milli güvenlik hassasiyetiyle ele alacak olan Meclis Araştırması Komisyonu’nun kurulmasını MHP grubu olarak sonuna kadar desteklediklerini belirterek konuşmasını tamamladı.













