• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
12:05
Büyükşehir, Zübeyde Hanım’da İkinci Etaba Asfalta Başladı!
12:05
Afşin Kırsalında Ulaşım Konforu Büyükşehir’le Sağlanıyor!
11:59
CHP’de Kritik Zirve Öncesi İpler Gerildi: İhraç İstemiyle Sevk Edilen 9 Milletvekilinin Üyeliği Yargıtay’dan Silindi!
11:04
Türkiye’de Mayıs Ayının En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası Açıklandı!
10:55
BİM Kendi Bankasını Kuruyor!
10:51
Şehrin göbeğinde korkuluklara kabloyla asılı ceset bulundu!
10:50
Altının kaderi saatler sonra belli olacak
09:47
430 Kilometre Boru Hattı Döşenecek Kahramanmaraş Ovalarına Bereket Akacak!
09:30
Kahramanmaraş’ta Kaymakamlar ve Vali Yardımcıları Değişti: İşte İlçe İlçe Yeni İsimler
08:59
İŞKUR Kahramanmaraş 2000 Kişilik TYP Alımı Yapacak: Kura Tarihi Belli Oldu!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Mehmet Demir Atmalı Kaleme Aldı : Atmalı Aşireti'nin Ve Şehit Mulla Mehmet Karayılan'ın Maraş Harbine Katkıları
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 13 Şubat 2020 - 15:40

Mehmet Demir Atmalı Kaleme Aldı : Atmalı Aşireti'nin Ve Şehit Mulla Mehmet Karayılan'ın Maraş Harbine Katkıları

Kültür-Sanat
13 Şubat 2020 - 15:40
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Mehmet Demir Atmalı Kaleme Aldı : Atmalı Aşireti'nin Ve Şehit Mulla Mehmet Karayılan'ın Maraş Harbine Katkıları

Atmalı Aşireti'nin, Türkistan'dan Horasan'a gelirken Şaman olarak geldiklerini, İran/Horasan'da konakladıklarında,  İslam dinini İranlılardan öğrendiklerini, Şia'nın etkisinde kaldıklarını, haliyle Alevilik / Bektaşilik tarikatına gönül verdiklerini, Hacı Bektaş-ı Veli ile birlikte 10 bin çadır olarak Anadolu'ya geldiklerini büyüklerimizden öğreniyoruz. Aşiretin Ağrı'dan Anadolu'ya girişi sırasında tamamının Türkmen Alevisi olarak geldiklerini görmekteyiz.  Kürtçe bildikleri halde, Cemevinde duasını ve semahını Türkçe yapmaktadırlar.  Deyişleri,  makamları, Türk makamlarıdır. Türkün malı olan Davul, Zurna ve Saz ile Türk musikisini yaşatırlar. Maraş ve Malatya Tahrir Defterinde Aşiretin 1550-1650 yıllarında Türkiye'ye geldikleri anlaşılmaktadır. Atmalı Aşireti, Türkçe ve Kürtçe  (Gurmançca)  konuşmaktadır. Uygur Devletinden koparak geldikleri için, konuştukları Gurmançca'nın;  bir Uygur lehçesi olduğunu uzun çalışmalardan sonra tespit etmiş durumdayız. Yani Atmalı Aşiretinin konuştuğu Kürtçe, bir Uygur Türkçesidir. Atmalı Aşiretinin Türk Tipi Askeri teşkilatlanmasına uyarak 12 oymaktan oluştuğunu görmekteyiz. Bu Oymaklardan Altı tanesinin Anadolu'da Sünnileştiklerini görüyoruz. Altı oymağın da Alevi olarak yaşamına devam ettiklerini tespit ediyoruz.

ALEVİ OYMAKLAR:  SÜNNİ OYMAKLAR:

1-KİZİRLİ --------------------- 1-KABALAR

2-AĞCALAR ------------------ 2-MAĞIKANLI

3-TİLKİLİ/RIFYON ----------- 3-SADAKALAR

4-TURUŞLU ------------------ 4-KETÜLER

5-HAYDARLI/ĞALKAN ----- 5-KARAHASANLAR

6-KARALAR/KARKON ---- 6-KIZKAPANLAR/ZETTIKAN

Bu saydığımız Atmalı oymaklarının bir benzerinin de İran Urmiye şehri,  Selmas ilçesi civarında,  Suriye Afrin ve Kobani bölgelerinde yaşadıklarını görmekteyiz. Yine bir benzer oymakların da Malatya İlçeleri, Adıyaman,  Doğu illeri, Edirne Keşan yöresi, Yozgat İlçeleri, Kahramanmaraş'a bağlı Elbistan, Afşın ve Pazarcık yöresinde yaşadıklarını biliyoruz.

Türkçe ve Kürtçe konuşan ve aslen Türkmen olan Atmalı Aşireti,  bölücülük hareketlerine prim vermemiş,  Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde sürekli Devletinin yanında olmuştur.

Karayılan'ın Nüfus Kaydı

Her ne kadar Nüfus kaydında Besni yazıyorsa da, doğrusu Karayılan,  Duman Mevkiinde doğdu, Höcüklü köyünde büyüdü. Adı:  Mulla Mehmet, Babası: Mamo, Anasının Adı: Ayşe, Doğum yeri: K.Elif Köyü,  Doğum tarihi:  Rumi1304                                                                             (miladi

1888), Ölüm Tarihi:1336 (1920), Medeni Hali: Evli Sanatı: Çiftçi (aslında Göçer) Hane:92/1, Cilt No:9,

Karayılan'ın doğduğu köy: 1963 yılında Pazarcık ilçesinin Yukarı Höcüklü Muhtarlığına bağlanmış, 20-25 haneli (Kürt Elif) Köyüdür. Höcüklü köyleri, Kürt Elife yayan 15 dakika mesafedir. K.Elif Köyü Pazarcık'a 36 km. Gaziantep'e 46 km. uzaklıktadır. Kurtuluş Savaşı yıllarında Kürt Elif Mezrası Maraş'a bağlıdır. Kısaca Karayılan Pazarcıklıdır, Maraşlıdır demek mümkündür.

Pazarcık Kuvva-İ Milliyesi Kuruluyor

29 Ekim 1919'da İngilizler Antep'i Fransızlara devrettiler. İşte tam o sırada Üsteğmen Asaf; KILIÇ ALİ PAŞA kod adı ile Atatürk tarafından Pazarcık'a gönderildi. Çünkü Maraş ve Antep işgal altında idi. Pazarcıkta teşkilatlanmak mümkün idi.  Kılıç Ali, Pazarcıkta Atmalı Aşireti Resi ve Pazarcık Kaymakamı Paşa Yakup Hamdi Beyi, Sinemilli Aşireti Beyi Tapo Ağayı başına toplayarak Kuvva-i Milliye Teşkilatını kurarlar.

Atmalı Aşireti Beş Cepheden Fransızlara Karşı;

1-Eloğlu/Türkoğlu Baskını:

7 Ocak 1920 İslâhiye'den Maraş'a gitmekte olan bir Fransız Senegal Taburuna,  Eloğlu(Türkoğlu) mıntıkasında Milli Kuvvetler tarafından silahlarla karşı konulmuş, iki günlük çetin bir savaştan sonra, Fransızlar birçok ölü ve yaralı vererek Maraş'a girebilmiştir. Bu baskında Pazarcık'tan Atmalı Aşiretini idare eden Paşa Yakup Hamdi Beyin direktifleri ile İslâhiye köylerinden bu savaşa katılan Atmalı çete başları ve çeteleri vardır.

2-Halep-İslâhiye-Fevzi Paşa Hattı: 10 Ocak 1920

İslahiye İlçesi'ne bağlı Atmalı Köyü'nden, Atmalı Aşireti'ne mensup MUSA(Musé Kel İsıke: Kel İsmail'in oğlu Musa) Ağa Çetesi ile, 10 Ocak'ta Halep'ten İslahiye'ye, oradan Fevzipaşa, oradan Adana veya Maraş'a geçecek olan Fransız Treni'ne saldırı yapıldı. Tren Halep'ten gelmeden bir gün önce Atmalı Musa, Çetesi ile birlikte LEÇE(Ağalar Obası) denilen düzlükte hazırlık yapar. Önce demiryolunun raylarından birkaç tanesini sökerler ve gece pusuya yatarlar.

3-Büyük Araptar Olayı:-13 Ocak 1920

12 Ocak 1920'de bir dağ topçu takımı ile takviye edilmiş, iki Fransız Bölüğü, Sakçagözü'ne gitmek üzere Antep'ten hareket etti. Geceyi Büyük Araptar Köyü'nde geçiren bu kol, karlı bir kış gününde, köy halkını  evlerinden  zorla  çıkarmış,  ev  eşyalarını yağma  etmişler,  kümes  hayvanlarını  kesmişler, kadınlara sarkıntılık yapmışlardı. Köy halkı, köyü bırakarak  dağlara  iltica  etmiş,  Boyno  Obası'nda Boyno Oğlu Memik Ağa'ya, Çavdar Ağa'ya, Gücüğe Köyü'nde Ahmet  ve  Mehmet  Kâhya'lara  haber uçurmuşlardı.

Sabahleyin  Sakçagözü  istikametinde  yürüyüşe geçen  Fransız  kolu,  Büyük Araptar'a  2-3  km. Mesafede, Çatalmazı denilen dar boğazda, Memik ve Çavdar Ağalar'la, Ahmet ve Mehmet Kâhya'ların kumandasındaki  çevre  köylerin  baskınına  uğradı. Sisli bir havada başlayan silahlı çatışma sonunda Fransızlar'ın büyük bir çoğunluğu öldürüldü, geri kalanlar  canlarını  güçlükle  kurtardılar.  Bu  haber Türkleri sevindirdi fakat Fransızları şaşırttı.

4-Harabe Köyü Çatışmaları: - 18-19 Ocak 1920

Antep-Maraş  yolu  üzerinde,  Türk  Milli Kuvvetleri  sık  sık  Fransız  Konvoyları'nı  rahatsız ediyorlardı. Bu nedenle 19 Ocak 1920 günü Antep'ten Maraş'a  hareket  edecek  (olan  ve  20  Ocak'ta Karabıyıklı  Köyü'ne  varması  beklenen)  Fransız Konvoyunu  korumak  ve  yolunu  açmak  için,  18 Ocak'ta  bir  Fransız  konvoyu  Maraş'tan  hareket ettirildi. Yarbay Thıbauld emrindeki bu kuvvetlerin sayısı, yaklaşık 2000 civarında idi. Maraş'tan çıkan Fransız  kuvvetleri,  Pazarcık-Maraş  yollarını  Milli Kuvvetlerden  temizlemek  istiyorlardı.  Kılıç Ali Pazarcık'ın bir km. batısında, Hacı Ahmet Mevkiinde pusu kurdu. Dehliz Köyü'nde bulunan Pişkin Ali Rıza Bey, kuvvetleri ile birlikte Aksu Köprü'sü civarına yerleşti.  Pazarcık'tan Atmalı Aşireti Reisi  Paşa Yakup  Hamdi  Kuvvetleri  de  Pazarcık'ın  5  km. güneyinde yerleşti. Kılıç Ali bunlara ilaveten, Aksu Çayı'nın kuzeyinde bulunan Harabe Köyü sırtlarına küçük bir kuvvet göndermişti.

Maraş'tan hareket eden Fransız konvoyu, Yakup Hamdi  Kuvvetleri  tarafından  baskına  uğradı. Fransızlardan yaralı ve ölü vardı. Bu nedenle Fransız kuvvetleri,  geri  çekilerek  Harabe  Köyüne  doğru ilerledi.             Harabe  Köyü'ndeki  kuvvetlerimiz tarafından yine baskına uğrayan Fransızlar, birçok ölü ve yaralı verdikten sonra, Maraş'a doğru kaçmaya başladılar.  Kaçan  Fransız  kuvvetleri, Eloğlu(Türkoğlu) yönünden gelen Hüseyin EFE'nin komuta  ettiği  80  kişilik  bir  kuvvetin  taarruzuna uğradı. Yine  Birçok  ölü  ve  yaralı  bırakan Fransızlardan sağ kalanlar, Maraş'a sığınabildiler.

5-Karabıyıklı Baskını: -20 Ocak 1920

Mulla Karayılan, bu baskında henüz 32 yaşına yeni girmişti. 19 ocak 1920 günü Antep'ten Maraş'a doğru yola çıkan Fransız kuvvetleri, 20 Ocak günü sabaha karşı Karabıyıklı Köyü'ne yetişmişti.

20 Ocak 1920 gününün sabahı soğuk ve karlı bir gündü.  Sabahın  erken  saatlerinde  Karayılan  82 Çetesi'ni Karabıyıklı Köyü'nün aşağısında, dar bir boğaz olan “Devret Deresi”nin yüksek yamaçlarına yerleştirdi.  Çete'nin  bir  bölümünü  derenin  üst girişine,  bir  kısmını  derenin  orta  kesimlerine,  bir kısmını da derenin üst bitimine yerleştirdi.

Karayılan'ın elinde bir Alaman Filintesi Mavzer, Fransız Tümeni dar boğaza girmeden öncü olarak iki atlı dar boğaza girdiler. Fransızlar daha uzakta idiler. Öncü  atlılar,  bir  pusu  olup  olmadığını,  yolun emniyette olup olmadığını haber vermek için önden geliyorlardı.

Karayılan  öncü  atlıların  geçip  gitmesine  izin verdi.  Öncüler  boğazı  çıkmak üzere  iken  Fransız Tümeni  Boğaza  girmeye  başlamıştı.  Fransız Kuvvetleri'nin  iyice  dereye  girmesine  izin  verdi, herkes  yüksek  kısımlarda  pusuya  yatmış.  Molla Karayılan da, derenin Maraş'a doğru giden en son Tulhum  Ovasına  açılacak  yerinde  pusudadır. Fransızlar gayet sakin bir şekilde yollarına devam etmektedirler.  Hatta  komutan,  Fransızca  bir  şarkı tutturmuş, deyme keyfine. Karayılan tam zamanında Ezanın ilk dörtlüğünü okudu ve bir el ateş etti.

KARAYILAN: Allahu  Ekber, Allahu  Ekber… (Taaak) Ateeeş!  Dedi.  (Ezan  okumasının  nedeni, Fransız ordusunun arasındaki Senegalli Müslüman askerlerin,  direnişini  kırmak,  savaşmalarına  mani olmaktır.) Bir anda 150 ayrı yerden ateş açıldı ve bir cayırtı koptu. Karayılan bağırıyor:

-KARAYILAN: Vurun Aslanlarım! Vurun Çetelerim Namus Günüdür!   Allah Aşkına Vurun! Peygamber Aşkına Vurun! Vatan Aşkına Vurun! Namus Aşkına vurun! Şehitler Aşkına Vurun! Diyordu

Bu  arada  Fransızlar,  neye  uğradıklarını bilemeden,  yere  yattılar. Araçlarından  inerek, araçların  altına  girdiler.  Birçokları  silahlarına sarılamadan öldüler. Fransız askerlerinin içerisinde Müslüman  Senegalli,  Faslı,  Tunuslu,  Cezayirli Lejyon  Erler  vardı.  Onlar  buraların  Müslüman olduklarını  bilmiyorlardı.  Bu  Müslüman Askerlerden, Karayılan'ın; “Allahu Ekber” narasını duyanlar,  Türk  Çetesi'nin  Müslüman  olduğunu anlamışlardı ve mevzilerden çıkmadan, savaşmayı bırakmışlardı adeta.

Ancak,  Bir  Fransız  askeri  Makineli  Tüfeğin başına geçmiş, tepelere doğru ateş ediyor. Çetelerin tüfekleri yoğun ateş sonucu ısınmış, el vurulmayacak duruma  gelmişti.  Çeteler  çakaralmaz  tüfeklerle, Fransız  Zırhlı Araçlarını,  Silahlarını  tesirsiz  hale getiremiyorlardı.  Fransızlar,  eğer  ovaya  çıkmayı başarabilirlerse, çeteyi ovada avlardı. Ne yapıp onları bu derede sağ çıkarmamalı idi. Karayılan tepeden aşağı  pusarak  indi  ve  Makineli  Tüfek  kullanan Fransız Askeri'ni vurdu ve Makineli Tüfeği iki adamı ile  dağa  çıkardı.  Karayılan  daha  önce  Şark Cephesi'nde  savaşırken,  Makineli Tüfeği kullanmasını  biliyordu.  Düşmana  ateş  etmeye başladı,  onları  perişan  etti.  (Karayılan  o  andan itibaren, Antep Harbi dâhil, hiç elinden Makineli Tüfeği  indirmedi,  sürekli  Makineli  kullanıyordu. Hatta Tüfek ile takla atarak uçan kuşu vurduğu da söylenir) Kısa bir süre sonra ikinci bir Makineli Tüfek ele geçirdiler, diğer çeteler Makineliyi kullanmasını bilmiyorlardı. Bu arada Karayılan, Şüro'ya seslendi:

-KARAYILAN:  Şüro,  Şüro!  Fransızlar'ın arasında Zenci Müslümanlar var. İşte onlardan bir tanesini  esir  alacağım,  ancak  onlar  Makineliyi kullanırlar. Dedi. (ve hemen Karayılan dağdan aşağı kayarak indi ve bir Cezayirli askeri esir aldı ve dağa çıkardı.  Karayılan,  Malatya'daki  Hocasından Medrese tahsili aldığı için biraz Arapça biliyordu. Cezayirli 'ye işaret ederek:

-KARAYILAN: Ene Müslim, Freng Kâfir, yani “Ben  de  Müslüman'ım,  Fransız  Kâfirdir. “İnnemel  Mü'minune  İğvatun”(Mü'minler Kardeştir)ayetini okudu ve makineli ile ateş etmesini işaret etti. Cezayirli meseleyi anladı ve Fransızların üzerine ateş etmeye başladı. Ancak diğer Müslüman askerleri de vurmamaya çalışıyordu. Bu Makineli Tüfeklerle  Fransızları  perişan  ettiler.  Sağ  kimse kalmadı. Şüro'nun torunu Vedat Karayılan'a göre tam

50 kadar Müslüman asker sağ kalmıştı. Onları da bilerek  vurmamışlardı. Onlar  zaten  mevzilerinden çıkmamışlardı. Karayılan Çetesi'ni kutluyordu:

-KARAYILAN: Arkadaşlar  gazanız  mübarek olsun. Vatanımıza göz dikeni böyle yok ederiz. Bütün silah  ve  mühimmatı  çetelerime,  giyecek  ve yiyecekleri Karabıyıklı köylülerine mükâfat olarak bırakıyorum. Herkes birer silah alsın, Elif Köyü'ne dönüyoruz.

Karayılan, Kadana adını verdikleri Bacağı kısa bir At'a bindi, başına bir Arap poşusu sardı, kardeşleri, çetesi  ve  diğer  93  (bazı  eserlerde  50  esir  geçer) Müslüman esirle köye ulaştı. Köylü akrabaları, ev halkı,  Karayılanı  önce  tanıyamadılar, Arap zannettiler.  Poşuyu  çıkardıktan  sonra  Karayılan olduğunu anladılar.

-Böylece bu baskın sonunda, Fransızlardan 100 kadar  Katır-At,  2  hafif  Makineli Tüfek,  1 Ağır Makineli, 160 adet piyade tüfeği, 20 sandık cephane,

100 kadar bomba ele geçirilmişti. (Karayılan davet üzerine Antep Harbine girdiği gün, kendi silahlarının dışında, Fransızlardan elde etmiş olduğu bu silahlarla girdi. Daha önce silahları toplatılan Antep için bu silahlar ilaç gibi gelmişti.)

Esirler'in  Elif  Köyü'nde  Tedavi Edilmesi 21 Ocak 1920

Esirler Elif Köyü'ne vardıklarında, önce karınları doyuruldu. Sonra temizlik yapmalarına izin verildi. Daha  sonra  Karayılan'ın  annesi Ayşe  Hanım tarafından yaraları tedavi edildi. Ayşe Hanım, Halk Tababeti  yönünden  baya  maharetli  idi. Antep Pekmezi  ile  Zeytinyağı'nı  kızdırarak,  esirlerin yaralarına  sürdü,  Koyun Yününü  yağa  batırıp mikrobunun ölmesini sağladı, yaraların üzerine sardı ve kısa zamanda tedavi etti.

Daha sonraları Karayılan Antep'te savaşırken, sık sık  köye  gelip  esirlerin  durumuna  bakıp  tekrar savaşmaya  gidiyordu.  Bu  arada  esirler  boş durmadılar. Bir gün çoban hasta olmuştu. Esirlerden Mevlüt ve Ali gönüllü olarak davar yaymaya gittiler. Şüro'nun hanımı Hané, endişelenir; “ya bunlar davarı alıp giderlerse ben ne yaparım, Kaynım Karayılan bizi  öldürür”  diye  endişe  ederken,  Karayılan Antep'ten köye gelir, Hané Gelin durumu korkarak anlatır.  Karayılan;  “Korkmayın  onlar  bize  yanlış yapmazlar, bizi seviyorlar. Çünkü onları din kardeşi diyerek  öldürmedik,  her  gün  3-4  koyun  kestirip yediriyoruz.  Bu  ihaneti  yapmazlar”  diyor. Akşamüzeri davarla birlikte dönerler. Hatta bir gün dağda Kurt görmüşlerdi. Akşamüzeri eve dönünce, heyecanla  kendi  lisanları  ile  Kurt'u  tarif  etmeye çalıştılar. Ancak Türkçe bilmedikleri için, anlatım biraz komik olunca herkes gülmeye başlamıştı.

Esirler  Karayılan'ı  görünce  ayağa  kalkıyor,  el pençe  divan  duruyorlardı.  Karayılan'ı  çok seviyorlardı.  Çünkü  Karayılan  isteseydi  onları  da öldürebilirdi.  Din  kardeşleri  oldukları  için  onları öldürmediklerini bildikleri için onu çok sayıyorlardı. Karayılan  Şehit  olduğu  güne  kadar,  annesi Ayşe, erkek kardeşi Halil ve Şüro Mammo'nun hanımı, kız kardeşleri Ayşe,  Hatice  ve  Hané  köyde  93  esire baktılar ve onlara her gün 3-4 koyun keserlerdi. Bir gün  onları  etsiz  bırakmadılar. Ancak  Maraş  bu esirlerden habersizdi.

SONUÇ:  Kısacası,  Maraşlılar,  Maraş'ın içerisinde  Fransızlarla  kahramanca  savaşırken, İslahiye'de Fransız Treninin önün kesen, Eloğlunda Fransızların önünü kesen, Karabıyıklı'da Fransızların önünü kesen, Büyük Araptar Köyünde Fransızların Sakça gözünden Maraş'a inmelerini engellemek için canını  ortaya  koyan  kahraman  bir  aşiret  olan ATMALI AŞİRETİNDEN ve MULLA MEHMET KARAYILAN'dan  haberleri  yoktu.  İşte  Maraş Harbinin  22  gün  gibi  kısa  bir  sürede  bitmesi, Karayılan ve Aşiretinin Fransızların Maraş'a giden yolları  kesmesinden  zafer  kazanılmıştır. Kahramanmaraş eşrafının ve halkının Karayılan'a ve Atmalı Aşiretine  birer  teşekkür  borçları  vardır. Atmalı bir yazar olarak, 100 yıl sonra gecikmiş de olsa bu teşekkürü aşiretim adına bekliyorum.

 

 

# mehmet demir atmalı kaleme aldı : atmalı aşireti in ve Şehit mulla mehmet karayılanın maraş harbine katkıları# mehmet demir atmalı# maraş haber# kahramanmaraş haber# maraş ana haber# kahramanmaraş ana haber
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş neden UNESCO Edebiyat Şehri seçildi?
Kahramanmaraş neden UNESCO Edebiyat Şehri seçildi?
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Son Haberler
Büyükşehir, Zübeyde Hanım’da İkinci Etaba Asfalta Başladı!
Büyükşehir, Zübeyde Hanım’da İkinci Etaba Asfalta Başladı!
Afşin Kırsalında Ulaşım Konforu Büyükşehir’le Sağlanıyor!
Afşin Kırsalında Ulaşım Konforu Büyükşehir’le Sağlanıyor!
CHP’de Kritik Zirve Öncesi İpler Gerildi: İhraç İstemiyle Sevk Edilen 9 Milletvekilinin Üyeliği Yargıtay’dan Silindi!
CHP’de Kritik Zirve Öncesi İpler Gerildi: İhraç İstemiyle Sevk...
Türkiye’de Mayıs Ayının En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası Açıklandı!
Türkiye’de Mayıs Ayının En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası...
BİM Kendi Bankasını Kuruyor!
BİM Kendi Bankasını Kuruyor!
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraş’ta Belediyede Çalışmak İsteyenler Dikkat! 15 Kişilik Alım Yapılacak
Kahramanmaraş’ta Belediyede Çalışmak İsteyenler Dikkat! 15 Kişilik...
Kahramanmaraş’ta Yarım Asırlık Sevda Mezarda da Ayrılmadı! Yaşlı çift ardı ardına can verdi
Kahramanmaraş’ta Yarım Asırlık Sevda Mezarda da Ayrılmadı! Yaşlı...
Kahramanmaraş’ta Konkordato Süreci Uzatıldı: Alacaklılara 7 Günlük İtiraz Hakkı
Kahramanmaraş’ta Konkordato Süreci Uzatıldı: Alacaklılara 7 Günlük...
Son Yorumlananlar
Kahramanmaraş’ta Belediyede Çalışmak İsteyenler Dikkat! 15 Kişilik Alım Yapılacak
Kahramanmaraş’ta Belediyede Çalışmak İsteyenler Dikkat! 15 Kişilik...
Kahramanmaraş'ı da sallayan deprem sonrası Naci Görür'den korkutan açıklama! 'Korkarım parçalanacak'
Kahramanmaraş'ı da sallayan deprem sonrası Naci Görür'den korkutan...
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Fatma Umar’ın Kaleminden Kahramanmaraş Şiiri
Fatma Umar’ın Kaleminden Kahramanmaraş Şiiri

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Magazin
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Safransoft