Ağızotu, kahramanmaraş ve çevresinde yaygın olarak
kullanılır. Halk arasında deli tütün (Hasankeyf tütünü) olarak bilinen tütün,
iyice kurutulup toz haline getirildikten sonra meşe ağacı veya susuz yerlerde
yetişen başka bir ağacın külü ile karıştırılarak elde edilen keyif verici bir
maddedir.
Bölge halkı arasında kullanımı çok yaygındır. Hatta
Kahramanmaraş’a komşu olan Gaziantep, Osmaniye, Adana, Adıyaman, Hatay
illerinde de kullanılır. Kahramanmaraş’ta 1970’li-1980’li yıllarda ot kullananlar, özel olarak bakırdan yapılmış “Ot Kutusu” adı verilen, insanların
cebine sığacak büyüklükteki kutularda otlarını taşırdı. Zamanımızda ise ot,
küçük naylon poşetlerde satılmakta ve taşınmaktadır. Kullanımına gelince;
ortalama bir çay kaşığı kadarı alt diş ile dudak arasına yerleştirilir. 15-20
dakika kaldıktan sonra tükürük yoluyla dışarı atılır. Bunun dışında üst dudağa
koyanlar da vardır. Ama yaygın olarak alt dudak arasına koyulur. Bundan başka,
dudak arasındaki bu otun mideye gitme ihtimali olduğu için sigara kâğıdına sarılarak
alt veya üst dudak arasına koyularak da kullanılır. Ot tiryakileri “ot atmak”
tabirini kullanırlar. Sigara tiryakileri ‘’yak bir sigara’’ diye birbirlerine
ikramda bulunuyorlarken ot tiryakileri de “al bir ot at” derler. Ağız Otu’nun
Kahramanmaraş’ta çok yaygın olarak kullanıldığı 1970’li-1980’li yıllarda
dükkânların önünde “iyi ot bulunur”, “öküz bağırtan ot bulunur”, “deve çökerten
ot bulunur” “Fil deviren ot bulunur” vb. şeklinde yazılara rastlanırdı. Bu
tabirler ot maddesinin kalitesinin yüksek olduğunu anlatmak için söylenirdi.
Evlerde kül tablası gibi içi toprak dolu “ot çanağı” adı verilen ot küllüğü
bulunurdu.
Türkiye’de sadece Kahramanmaraş ve çevresinde yaygın olarak
kullanılan bu otun tarihine bakıldığında bir yığın yanlış bilgi ile karşılaşılmaktadır.
Ağız Otu’nun insan sağlığına verdiği zararlarla ilgili bilim insanlarınca
birçok bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalarda, Ağız Otu’nun veya
diğer adıyla bilinen Maraş Otu’nun işgal sırasında Fransız ordusundaki
Cezayirli ve Tunuslu askerlerden “ot yapmanın” ve “ot atmanın” öğrenildiği
yazılmaktadır. Hâlbuki bu büyük bir yanlıştır. Çünkü Fransız ordusunun büyük
çoğunluğu ermeni lejyoner askerlerden oluşmaktaydı. Kuzey Afrikalı çok az
sayıda asker vardı. Bundan başka Fransızlar, Maraş’a geldikleri gün Maraş’ta
olaylar başlamıştı. Fransız askerleriyle Maraşlılar herhangi bir olumlu
münasebet ve diyalog kuramamıştır. Maraş 22 Şubat 1919’da önce İngilizler
tarafından işgal edilmişti. İngilizler Maraş’ta yaklaşık olarak 8,5 ay
kaldılar. Hâlbuki Fransız işgali 3-3,5 ay kadar sürdü ve hep kargaşayla geçti.
Dolayısıyla “Maraş Otu” ile Fransızların hiçbir alakası olmadığı gibi Cezayirli
askerler de ne “Ağız Otu” yapmayı bilirler ne de Cezayir’de böyle bir ot veya
ota benzer keyif verici, hammaddesi tütün olan bir madde vardır.
Burada şunu söylemek doğru olur. İngilizler, yukarıda da
ifade edildiği gibi Maraş’ta 8,5 ay gibi uzun bir zaman kaldılar. İngiliz
ordusunun %80’i Mısır ve Hintli Müslümanlardan oluşmaktaydı. Hatta İngiliz
ordusunun komutanlarından Müslüman Yüzbaşı Hasan Rufai Efendi, Maraş’lı ünlü
din âlimi Ali Sezai Efendi ile iyi ilişkiler kurmuştu. Hatta ondan Fıkıh
dersleri almıştı.
Dünya’da baharat ve keyif verici bitkilerin kaynağının
Hindistan olduğu tarihi bir gerçektir. Maraş’ı işgale gelen Hintli askerlerin
Maraşlılarla iyi ilişkiler içerisinde olduğunu ve bu dostluklar sayesinde
Maraşlıların, Ot yapımını Hintli askerlerden öğrendikleri söylenebilir,
şeklinde bir düşünce ileriye sürülebilir. 1985 yılında Prof. Dr. Enver KONUKÇU,
Hindistan ve Pakistan ile ilgili hatıralarını anlatırken, Maraş Otu veya Ağız
Otu denilen keyif verici maddenin, Hintliler tarafından yaygın olarak aynen
Maraşlılar gibi kullandıklarını ifade etmişti. Bu bilgilerden hareket ile Ağız
otunun 1920 yılında Maraş’ı işgale gelen İngiliz ordusundaki Hintli askerler
vasıtasıyla geldiği ve yaygınlaş-tığı söylenebilir.
(Kaynak: Kahramanmaraş Ansiklopedisi)














